Hava Durumu

#Yargılama

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Yargılama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargılama haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstinaftan Ret: Gülden’in Ailesi Yargıtay Yolunda Haber

İstinaftan Ret: Gülden’in Ailesi Yargıtay Yolunda

Edirne’de 5 Nisan 2025 tarihinde Çavuşbey Mahallesi’ndeki Edirne Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde meydana gelen ve 16 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği olayda istinaf süreci tamamlandı. Olayın ardından Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 15 yaşındaki sanık E. A., 26 Eylül 2025 tarihinde “çocuğa ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan herhangi bir indirim uygulanmaksızın 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak kararın istinafa taşınmasıyla birlikte süreç yeniden şekillendi. İSTİNAF KARARI VE YENİDEN YARGILAMA Dosyanın gönderildiği Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak yeniden yargılama yapılmasının önünü açtı. Bunun üzerine Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava yeniden görülmeye başlandı. Yeniden görülen duruşmada tutuklu sanık E. A., cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, duruşma salonunda Gülden Coni’nin ailesi ve taraf avukatları hazır bulundu. Mahkeme, önceki karardan farklı olarak sanığa bu kez 19 yıl hapis cezası verdi. Kararda, olayın planlı olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı öğrenildi. İSTİNAF BAŞVURUSU REDDEDİLDİ Yerel mahkemenin 19 yıl hapis cezası kararının ardından dosya yeniden Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne taşındı. İstinaf mahkemesi tarafından yapılan incelemede, dosyada esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek başvuruların reddine karar verildi. Mahkeme kararında, delillerin yerinde değerlendirildiği, suç vasfının doğru belirlendiği ve verilen cezanın hukuka uygun olduğu ifade edildi. Ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Kararda dikkat çeken bir diğer detay ise, dosyada yer alan bazı emanet eşyalarla ilgili teknik düzeltme yapılması olurken, hükmün esasına yönelik herhangi bir değişiklik yapılmaması oldu. AİLE: “TALEPLERİMİZ GEREKÇESİZ REDDEDİLDİ” Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek, istinaf sürecine ilişkin yaptığı açıklamada karara tepki gösterdi. Alüzrek, olayın planlı olduğunu savunduklarını ancak bu yöndeki itirazlarının kabul edilmediğini belirtti. Alüzrek, şu ifadeleri kullandı; “Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi olayın planlı olmadığı yönünde kanaat bildirdi. Bu doğrultuda ceza 20 yıldan 19 yıla düşürüldü. Oysa elimizde olayın planlı olduğuna dair ciddi deliller var. Sanık olaydan önce ‘öldüreceğini’ söylüyor, bıçak temin ediyor ve kamera olmayan bir alanı seçiyor. Bunların hepsi planlı bir eyleme işaret ediyor.” İstinaf başvurularının gerekçesiz şekilde reddedildiğini öne süren Alüzrek, süreci Yargıtay’a taşıyacaklarını söyledi. KARAR TARİHİ VE SİSTEME YÜKLENME TARTIŞMASI Aile, istinaf kararının zamanlamasına da dikkat çekti. Kararın 31 Mart tarihli olmasına rağmen, e-Devlet sistemine Gülden Coni’nin ölüm yıl dönümünden bir gün sonra, 6 Nisan’da yüklendiğini belirten Alüzrek, bu durumun kendilerini ayrıca etkilediğini ifade etti. SÜREÇ YARGITAY’A TAŞINIYOR Yaklaşık bir yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirten aile, istinaf aşamasında taleplerinin karşılık bulmadığını savunarak dosyayı Yargıtay’a taşıyacaklarını açıkladı. Sanığın tutukluluk hali devam ederken, davanın bundan sonraki süreci Yargıtay’ın vereceği kararla netlik kazanacak. HİLAL PEKER

Balkanlı; “Gizlilik İlkelerine Aykırı Hareket Edilmektedir” Haber

Balkanlı; “Gizlilik İlkelerine Aykırı Hareket Edilmektedir”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ve CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Edirne Belediye Meclisi Üyesi ve Encümen Üyesi N. M. ile Edirne Belediyesi İmar İşleri Müdürü D. A.’nın tutuklanması ile ilgili basın açıklaması yaptı. ‎CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı, konuyla ilgili açıklama yaparken; fotoğraflar, kamera görüntüleri ve tutanakların bazı basın organlarında yayımlanmasına tepki gösterdi. Balkanlı, Edirne’de son günlerde yürütülen bir soruşturma ile ilgili olarak basın açıklaması düzenlediklerini söylerken “4 gündür kamuoyunda konuşulan bu soruşturma ile ilgili yargı sürecine saygımızdan ve gizlilik kararı olmasından dolayı bugüne kadar herhangi bir açıklama yapmadık. Parti olarak yorumda bulunmadık. Ancak bugün geldiğimiz noktada ulusal basında da gördüğümüz kadarıyla bu süreçle ilgili olarak fotoğraflar, kamera görüntüleri ve tutanakların yayımlandığını ve ayrıntılı bir şekilde bilgilendirildiğini gördük. Bize verilmeyen bu bilgilerin basında yer alması düşündürücüdür. Gizlilik ilkelerine aykırı hareket edilmektedir ve kamuoyu da gizlilik nedeniyle bu tür haberlerle yanlış bilgilendirilmektedir ve yanlış bir şekilde hüküm verilmektedir” ifadelerini kullandı. “EDİRNE BELEDİYESİ’NİN VERDİĞİ BİR RUHSAT SÖZ KONUSU DEĞİL” Kamuoyunda gündeme gelen rüşvet ve mekanlara usulsüz ruhsat alınmasıyla ilgili konuşulan konuların tamamen gerçek dışı olduğunu savunan Balkanlı; “Mekanla ilgili olarak Edirne Belediyesi’nin verdiği bir ruhsat söz konusu bile değildir. Burası ilgili yasa gereği ruhsat alabilecek durumda değil. Bununla ilgili de Edirne Belediyesi gerekeni yasal olarak yapmıştır ve herhangi bir ruhsat vermemiştir. Ayrıca Edirne Belediyesi gerekli cezai işlemlerini de yapmış ve bunun da takipçisi olmuştur. Herhangi bir mekanı kayırma ya da yasal olmayan bir şeyi yasal hale getirmek gibi uygulaması söz konusu olmamıştır. Adı geçen kamu görevlisi ve belediye meclis üyelerinin de idari olarak verilen para cezalarının altında imzaları vardır” dedi. “EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI” Balkanlı, soruşturma ile ilgili bugünkü aşamasında suçlanan kişilerin tutuklanması ve diğer isimlerin ise farklı adli tedbirlerle serbest bırakılmasının manidar olduğunu söyleyerek; “İddianamesi hazırlanmamış kişilere farklı şekilde uygulamalar yapılması da bize eşitlik ilkesine aykırı olduğunu göstermektedir. Masumiyet karinesi gereği bu kişiler hüküm giyene kadar suçsuzdurlar. Ama tabii ki yargılama sonucunda ilgili kişiler hüküm giydiğinde partimiz de gereken işlemleri yapacaktır” sözlerine yer verdi. “YASALARA UYGUN BİR ŞEKİLDE YÖNETMEKTEDİR” Edirne Belediyesi’nden konuyla ilgili herhangi bir evrak ya da bilgi istenmediğini belirten Balkanlı; “Yargılama aşamasında neler olur biz de bilmiyoruz. Ama Edirne Belediyemiz, 2025 yılında yapılan denetimlerde, şeffaf belediyecilik anlayışıyla her türlü denetime açık, her türlü uygulaması kamu denetimine tabi olan belediyemizde Sayıştay raporlarında herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmamıştır. Belediye Başkanımızın, Belediye yönetimimizin yasalara uygun bir şekilde yönetmektedirler” dedi. “YANLIŞ ALGI YARATMAYA ÇALIŞANLARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Balkanlı, yargılamanın takipçisi olacaklarını söyleyerek; “Partimizle ilgili olarak yanlış bilgilendirme yoluyla farklı algılamalara neden olan, süreç içerisinde bu algıyı yaratmaya çalışanların da takipçisi olacağız. Her türlü durumda da hiçbir zaman sessiz kalmayacağız” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı Haber

Edirne’deki Aile Katliamı Davasında Sanığın İfadesi Alınamadı

Edirne’de ailesiyle aynı apartmanda yaşayan Ömer Gökhan A. (41), eşi Didem Örs A. (38) ile 11 yaşındaki oğulları Doruk Kaan A.’yı boğarak öldürdükten sonra bıçakla kendini yaralayarak intihara teşebbüs etmişti. Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanık Ömer Gökhan A., sağlık problemlerini gerekçe göstererek duruşmaya katılmazken, mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise yaşanan trajedinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. “KIZIMIN CESEDİNİ GÖRSEYDİM GÖKHAN’I BEN ÖLDÜRÜRDÜM” Duruşmada ilk olarak söz alan Didem Örs A.nın babası Ahmet Örs, olaydan önce aile içinde hiçbir sorun olmadığını belirterek şunları söyledi; “Olay yaşanmadan önce onların evindeydik. Hiçbir sorun yoktu, sağlıklı bir ilişkileri vardı. Zaten bizim şaşkınlığımız da buradan kaynaklanıyor. Ömer’in sanal kumar oynadığına dair söylemleri sonradan duyduk. Kızımın bundan haberi olsa mutlaka bize söylerdi. Maddi sorun yaşadıklarına dair de hiçbir emare yoktu. Evlerine gittiğimizde her şey yerindeydi. Biz aile olarak zaten her anlamda destek oluyorduk.” Olay günü yaşadıklarını anlatırken zor anlar yaşayan Ahmet Örs, sözlerine şöyle devam etti; “Olay günü çilingir kapıyı açtığında ilk ben girdim. Ömer’i yerde kanlar içinde gördüm. Yatak odasına yöneldiğimde torunum yatakta yatıyordu, buz gibiydi, morarmaya başlamıştı. Didem’i aradım ama evde bulamadım. O anki telaşla binadan aşağı indim, etrafa baktım. Meğer kızım çocuk odasında ölü vaziyetteymiş. Eğer ben kızımı o gün yatak odasında o vaziyette görseydim, şu an karşınızda sanık olarak bulunmaktaydım. Sanıktan şikayetçiyim, kızım ve torunum için en ağır cezayı almasını istiyorum.” “SON AKŞAMA KADAR ARALARI ÇOK İYİYDİ” Maktul Didem Örs A.’nın annesi Meliha Örs ise olayın ardından hala şokta olduklarını dile getirdi. Kızının evliliğinde bir sorun fark etmediklerini söyleyen anne Örs, şu ifadeleri kullandı; “Hala şoktayız. Son akşama kadar araları çok iyiydi. Hiçbir şey fark etmedik. Kızım ‘Ömer’im de Ömer’im’ derdi. Eşimin ‘Ne olmuş burada?’ diye attığı çığlığı hala kulaklarımda.” “ZEMİNE KANLA YAZILMIŞ ‘BENİ AFFEDİN’ YAZISI VARDI” Olay yerinde görülen detayları da mahkemeyle paylaşan Meliha Örs, şunları söyledi; “Eşim, Ömer’in üzerinde kan lekeleri bulunan bir adet falçata ve bir adet sap kısmı siyah renkli bıçak gördüğünü söyledi. Bunların yanında zemine kanla yazılmış ‘beni affedin’ yazısı vardı. Şikayetçiyiz, en ağır cezayı almasını istiyoruz.” “BU CELSE KAÇTI, SONUNA KADAR KAÇAMAYACAK” Ailenin avukatı Erdi Ertek de duruşma sonrası yaptığı açıklamada, sanığın bilinçli şekilde duruşmaya katılmadığını savundu. Ertek, şu ifadeleri kullandı; “Sanık, 112 acille hastaneye gitme bahanesiyle duruşmaya katılmadı. Bir sonraki celse yine buradayız, bekliyoruz. Didem ve Doruk için sonuna kadar elimizden geleni yapacağız. Sanığın bu celse kaçmış olması, sonuna kadar kaçabileceği anlamına gelmiyor. Elbet en ağır şekilde cezalandırılmasını sağlayacağız.” Sanığın ifadesinin alınamadığını belirten Avukat Ertek, dosyaya sunulan delillere de dikkat çekerek şunları ekledi: “Sanığın hastaneye gitmesinden dolayı bu celse ifadesi alınamadı. İfadesi alınana kadar bekleyeceğiz. Sanığın bahis hesabını oğlunun adına açtığını ve bahis oynadığına dair WhatsApp konuşmalarının bulunduğunu biliyoruz. Bu konuşmaları mahkeme heyetine sunduk.” Yargılama, sanığın ifadesinin alınması ve delillerin değerlendirilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelendi. HİLAL PEKER

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü” Haber

“Okullarda Kamera Olmaması Dosyayı Yokuşa Sürdü”

Edirne’de 17 Ağustos 2024 gecesi bir okul bahçesinde 14 yaşındaki Duru Pakarda’nın öldürülmesine ilişkin davada üçüncü celsede karar çıktı. Edirne Adliyesi 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu sanık Kerem Cem A.’yı “kasten adam öldürmekten” 24 yıl, “silah bulundurmaktan” 3 yıl 4 ay olmak üzere toplam 27 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında iyi hâl indirimi uygulamadı. SEGBİS üzerinden bağlanan sanık Kerem Cem A., duruşmada son savunmasını yaparken, aile ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşma sonrası gazetecilere açıklama yapan Av. Mertcan Yasıtepe, Edirne’deki okulların güvenlik bakımından eksik olduğuna dikkat çekerek, okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmamasının dosyayı yokuşa sürdüğünü ifade etti. Anne Sıla Lale ise gözyaşlarını tutamazken; baba Cem Pakarda da ailelerin çocuklarına sahip çıkması gerektiğini söyledi. “OKULLARIN GÜVENLİĞİ ARTIRILMALI” Aile avukatlarından Av. Mertcan Yasıtepe, karar sonrası yaptığı değerlendirmede dosyadaki bazı eksikliklere dikkat çekerek; “Yargılama neticede sona erdi. Gerekçeli karar verildi. Sonrasında istinafa başvurup başvurmayacağımıza müvekkillerimizle görüşüp karar vereceğiz. Dosyada tanıklık eden iki isim var; motosikletle olay öncesi ve sonrası bölgede olduklarına dair iddialar bulunuyor. Biz okulların güvenliğinin artırılmasını istiyoruz. Eğitim-öğretim saatleri dışında girişlerin kontrol altına alınması için güvenlik kulübeleri oluşturulmalı. Edirne’de sayılı okul varken bu okulların güvenlik kameralarının olmaması ve kayıt tutulmaması, dosyayı çok yokuşa sürdü” diye konuştu. “UMARIM BU CEZA AİLENİN İÇİNE BİRAZ SU SERPER” Aile avukatı Av. Süleyman Eren, kararın ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Yargılama neticesinde cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezası aldı. Yaş küçüklüğü nedeniyle 18–24 yıl arası ceza verilmesi gerekiyordu. Biz bu cezanın 24 yıl olarak verilmesini talep etmiştik ve mahkeme de bu yönde karar verdi. ‘Vahim nitelikte silah bulundurma’ suçundan ise 5 yıl ceza verildi, yaş küçüklüğü nedeniyle 3/1 indirim uygulandı. Toplamda 27 yıl 4 ay ceza aldı. Tek dilediğim, bu cezanın anne ve babanın içine birazcık su serpmesi.” “DURU GERİ GELMEYECEK” Acılı anne Sıla Lale, kısa fakat yürek burkan açıklamasında yalnızca, “Duru geri gelmeyecek” diyerek gözyaşlarını tutamadı. “HERKES ÇOCUĞUNA SAHİP ÇIKSIN” Baba Cem Pakarda ise kararın ardından şunları söyledi; “Biz zaten ilk celseden sonra başkanın bu kararı vereceğine inanmıştık. Bizim canımız yandı, bu mahkeme sürecinin ızdırabından kurtulduk. Herkes çocuğuna sahip çıksın. Sahip çıkmayan ailelerin çocukları uçurumda.” HİLAL PEKER

Polis müdürünün yargılanması devam ediyor Haber

Polis müdürünün yargılanması devam ediyor

Edirne İl Emniyet Müdür Yardımcısı Z. A.’nın da aralarında bulunduğu toplam 4 sanığın uyuşturucu ve uyarıcı madde ithal etmek suçlamasıyla 20 yıldan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davanın bugün 3’üncü duruşması görüldü. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya İl Emniyet Müdür Yardımcısı Z. A. ile diğer sanıklar A. U., S. A. ve B. E. ile avukatları katıldı. EV HAPSİ TALEP ETTİ Duruşmada tutuklu sanıklardan A. U., ev hapsinde yargılanan Z. A.'nın masum olmadığını söylerken; Z. A.'ya uygulanan ev hapsinin kendisine de uygulanmasını talep etti. A. U., tek suçunun iki kişiyi birbiriyle tanıştırmak olduğunu iddia ederken; uyuşturucu ile hiçbir alakasının olmadığını söyledi. 2 SANIKTAN BİRBİRİNE DESTEKLEYEN İFADELER Sanık S.A. ise pişman olduğunu belirterek, A. U.’nun olayla hiçbir ilgisinin olmadığını, sadece kendisini Z. A. ile tanıştırdığını söyledi. Duruşmada yargılanması ev hapsinde devam eden İl Emniyet Müdür Yardımcısı Z. A., yıllardır ailesini dahi tanıdığı S. A.'ya iyilik yapma amacında olduğunu söylerken, aklına böyle bir şey gelmediğini belirtti. Z. A.'nın avukatı ise tutuklu yargılanan sanıkların ifadelerinin birbiriyle çelişmediğine dikkat çekerek, etkin pişmanlıktan yararlanmak için Z. A.’yı suçladıklarını iddia etti. 6 ŞUBAT’A ERTELENDİ Mahkeme heyeti, 3 sanığın da tutukluluğunun devamına karar verdi. Heyet, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Z. A.’nın da adli kontrol şartının devamına karar verirken; duruşmayı 6 Şubat 2024 tarihine erteledi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

“OĞLUMU DEĞİL BÜTÜN AİLEMİZİ ÖLDÜRDÜLER” Haber

“OĞLUMU DEĞİL BÜTÜN AİLEMİZİ ÖLDÜRDÜLER”

Edirne'nin Lalapaşa ilçesine bağlı Küçünlü köyünün Bulgaristan sınırında Bulgar polis memuru Petır Dimitrov Bıçvarov’un silahla vurularak hayatını kaybetmesi, askeri personel Raşko Raşkov Raşkov’un ise yaralanması olayının ilk duruşmasında tarafların ifadeleri dikkat çekti. Edirne Adalet Sarayı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde düzenlenen duruşmada mahkeme heyeti, hayatını kaybeden polis memuru Petır Dimitrov Bıçvarov’un annesi Keranka Nikolova Bıçvarova ve babası Dimitır Georgiev Bıçvarov ile sanıklar Engin E. ve Mustafa E.’nin ifadelerini dinledi. “IŞIK GÖRDÜM VE RASTGELE ATEŞ ETTİM” Sanık Engin E., olayla ilgili suçlamayı kabul etmeyerek; “Bir ışık geldi, ben ne olduğunu anlamadım. Ben silah attım, kime attığımı anladım. Çukurda oturmuş ekmek yiyorduk. Benim dikkatsizliğim nedeniyle oldu. Ben hatalıyım. Ayrıca alkollüydüm. Saat 20.30-21.00 civarındaydı. Ben oraya gitmenin yasak olduğunu bilmiyordum. Demirköy’den geldim, Vaysal köyüne iş aramaya gidecektim. Yanımda kardeşim vardı. Kurt veya domuz gibi hayvanlar zarar vermesin diye yanıma silah aldım. Olay sırasında bir el lambası geziyordu. Işığı görünce silah atmaya başladım. Seslendim, ses vermedi. Kim olduğunu sordum, cevap vermedi. Ben de korkutmak için silah attım. Karşı tarafta ışık nedeniyle kaç kişi olduğunu bilmiyordum. Ben sadece ışık gördüm ve rastgele ateş ettim” ifadelerini kullandı. Sanık Engin E.’ye önceki ifadesindeki çelişkilerin sorulması üzerine önceki ifadesindeki çelişkili kısımları kabul etmediğini ve ifadeleri korktuğu için söylediğini belirtti. “SİLAH SESİNİ DUYDUM, UYUMAYA DEVAM ETTİM” Sanık Mustafa E. de suçlamayı kabul etmeyerek; “Ekmek yerken baktık ki lamba geldi. Benim o saatte işim yoktu ve yemeği yediğim gibi yattım. Arkadaşlarım Vaysal’da iş olduğunu söyledikleri için Vaysal köyüne gidecektik. Ağabeyim burada yatmamızı söyledi. Yanımızda hayvan yoktu. Biz kırcı olduğumuz için Afgan ya da kurt, hayvan gelir diye silah aldık. Bende silah yoktu, ağabeyimde vardı. Ben silah sesine kalktım. Ağabeyim, ‘Yat oğlum sen hiç ses çıkarma’ dedi. Uyku sersemliği bir şey sormadım. Ağabeyim ile orada uyuduk. Sabah 10.00’da kalktım. Vaysal köyüne giderken jandarma bizi Afgan zannetti ve kenara çekti. Ağabeyimin elindeki silahı aldılar, ifade verdik” dedi. Sanık Mustafa E. önceki ifadesindeki çelişkilerin sorulması üzerine ifadelerindeki çelişkili kısımları kabul etmediğini ve devletten korktuğu için söylediğini belirtti. “İKİSİ DE ALKOLLÜYDÜ” Tanık N.T. ise sanıkların kardeşlerinin yeğeni ile evli olduğunu söyleyerek; “Oradan tanışıyoruz. O akşam düğün vardı. Engin E. beni aradı, hatırlamadığım bir yere kadar gideceğimizi söyleyip, ‘Gel’ dedi. Ben işimin olduğunu söyleyip kabul etmedim. Bana darıldılar. Bana koyun alacaklarını söylediler. 2-3 gün sonra bu olayı duyduk. Yanlarında silah olduğunu görmedim. İkisi de alkollüydü. Alkolü düğünde beraber içtik. Ben olayı direkt olarak görmedim. Benim yanımdan ayrıldılar. Ben gitmeyince, ‘Seni arkadaşlıktan siliyoruz’ dediler. Ben de bir daha haber alamadım” sözlerine yer verdi. Tanık N.T.’nin ifadelerini 2 sanık da tanığın ifadelerinin doğru olduğunu söylediler. ANNE BIÇVAROVA: “ADALETLİ BİR KARAR İSTİYORUZ” Müşteki Keranka Nikolova Biçvarova, maktulün oğlu olduğunu söyleyerek; “Mahkeme duruşmasına katılacağım. Beyan da vermek istiyorum. Orada yoktum ve bir şey görmedim. Bizi gece uyandırdılar, çok tatsız olayla ilgili bilgi verdiler. Sadece oğlumu değil; çevremizde olan insanları, bütün ailemizi öldürmüş oldular. Mahkemeden adaletli bir karar istiyoruz. Şikâyetçiyim ve davaya katılma talebim var” dedi. “BİZİM HAYATIMIZ YANDI” Dimitır Georgiev Bıçvarov da eşinin ifadelerine katıldığını belirterek; “Bizim hayatımız yandı. Mahkemeden adaletli bir karar bekliyoruz. Şikâyetçiyim ve davaya katılma talebim var” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.