Hava Durumu

#Yazılım

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Yazılım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yazılım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ok Atan ve Hedef Takip Eden Robot Yaptılar: "Tek Rakibimiz Mete Gazoz" Haber

Ok Atan ve Hedef Takip Eden Robot Yaptılar: "Tek Rakibimiz Mete Gazoz"

Kartepe ilçesinde bulunan bir lisede öğrenciler, geliştirdikleri teknoloji odaklı projelerle dikkat çekiyor. Otomasyon, görüntü işleme ve otonom sistemler üzerine çalışan öğrenciler, yalnızca yarışmalara hazırlanmakla kalmıyor, aynı zamanda gerçek hayatta karşılık bulabilecek projeler üretiyor. "Hedefi bul" projesiyle otomatik hedef tespiti ve müdahale sistemleri üzerine çalışan ekip ile otonom şekilde ok fırlatabilen robot geliştiren öğrenciler, hem teknik donanımları hem de üretkenlikleriyle öne çıkıyor. Yapay zeka ve çift kamera ile tam isabet Kocaeli Robotik Kodlama Atölyeleri (KODELİG) robot yarışması için hazırladıkları "Hedefi bul" sistemini anlatan öğrencilerden Olcay Sarıoğlu, çalışmaya yaklaşık iki ay önce başladıklarını söyledi. Tasarım ve yazılım süreçlerini başarıyla tamamladıklarını aktaran Sarıoğlu, "İlk bir ay tasarım sürecine odaklandık, kalan sürede ise yazılım geliştirme üzerine çalıştık. Şu anda projemiz tamamlanmış durumda. Bu proje, Türkiye'de benzerleri bulunan otomasyon sistemleri üzerine kurulu bir çalışmadır. Genel olarak hem hedefleri tespit edebilen hem de bu hedeflere otomatik olarak yönelip işlem yapabilen bir sistem olarak tasarlandı. Projeyi geliştirmeyi düşünüyoruz. İlerleyen süreçte daha gelişmiş atış mekanizmaları ve daha ileri görüntü işleme teknolojileri kullanmayı hedefliyoruz. Sistemimizde iki kamera bulunuyor: Alt kamera, ortamda hedeflerin yerini tespit etmek için kullanılıyor. Üst kamera ise namlu üzerine yerleştirilmiş olup, tespit edilen hedeflere daha hassas şekilde nişan almak için görev yapıyor. Alt kamera hedefin varlığını belirlerken, üst kamera doğrudan nişan alma işlemini gerçekleştiriyor" dedi. "Atölye çalışmalarına büyük önem veriyoruz" Projeye rehberlik eden Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Kadir Sunman da teorik eğitimden çok uygulamaya ağırlık verdiklerini belirterek, atölye çalışmalarının öğrencilere büyük katkı sağladığını anlattı. Sunman, "Öğrencilerin öğrendikleri bilgileri doğrudan hayata geçirebilmeleri bizim için çok önemli. Bu nedenle eğitim sürecinde atölye çalışmalarına büyük önem veriyoruz. Çünkü bu işin temeli atölyede atılıyor. Öğrenciler atölyeye girerek uygulama yapıyor, kendi projelerini geliştiriyor ve bu sayede becerilerini artırıyor. Biz de onların bu süreçte gelişim göstermeleri için elimizden gelen desteği sağlıyoruz. Başlangıçta öğrencilerimizi daha basit projelerle eğitiyoruz. Temel becerileri kazandıktan sonra ise onları daha büyük ve kapsamlı projelere yönlendiriyoruz. Ardından öğrencilerimizi ülkemizde düzenlenen yarışmalara hazırlıyoruz" diye konuştu. "Doğrudan görüntü işleme üzerine kurulu" Geliştirilen sistemin yarışmaların yanı sıra savunma sanayisinde de kullanılabilecek nitelikte olduğuna işaret eden Sunman, şunları kaydetti: "Bu sistem; havada, karada ya da denizde bulunan hedefleri görüntü üzerinden takip edebilir. Hedefin ne olduğunu analiz ederek ona yönelir ve gerekli durumlarda ateşleme yapabilir. Sisteme hedefin görüntüsünü tanımlayabiliyorsunuz. Bu bir insan olabilir, bir hayvan olabilir, bir araç olabilir, tank olabilir ya da bir uçak olabilir. Kamera sistemi bu görüntüyü işleyerek hedefin konumunu tespit eder ve buna göre hareket eder. Günümüzde savunma sanayisinde benzer sistemler zaten kullanılmaktadır. Ancak bu sistemler daha çok ısı güdümlü ya da sensör tabanlı olarak çalışmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz sistem ise doğrudan görüntü işleme üzerine kuruludur. Yani yalnızca kamera kullanarak hedef tespiti yapmaktadır. Bu yönüyle farklı bir yaklaşım sunmaktadır. Elbette bu proje geliştirilebilir. Daha gelişmiş kamera sistemleri kullanılarak çok daha uzak mesafelerdeki hedefler tespit edilebilir. Kapsamı genişletilerek daha güçlü bir sistem haline getirilebilir." Otonom ok atan robot "Tozkoparan" adlı otonom ok fırlatan robotu tasarlayan 10. sınıf öğrencisi Ahmet Berat Kılıç ise projenin dış müdahale olmadan tamamen otonom çalıştığını belirtti. Kılıç, "Tozkoparan robotlar çizgiyi takip ederek belirli bölgeleri algılıyor ve ardından ok fırlatma işlemini gerçekleştiriyor. Bu sürecin tamamı otonom şekilde, yani herhangi bir dış müdahale olmadan gerçekleşiyor. Biz de bu doğrultuda kendi robotumuzu geliştirdik. Atölyede gördüğümüz dersler sayesinde bu projeyi hayata geçirdik. Yazılım kısmında temel bilgileri kullanarak sistemi kurduk, tasarım kısmında ise robotun mekanik yapısını oluşturduk. Bu proje daha çok yarışma odaklı bir çalışmadır. Günlük hayatta doğrudan kullanılan bir sistem değildir. Ancak bizim için oldukça önemli bir deneyim oldu. Çünkü bu proje sayesinde hem yazılım hem de tasarım alanında kendimizi geliştirme fırsatı bulduk" şeklinde konuştu. "Tek rakibimiz Mete Gazoz" Projesinin her aşamasında öğretmenlerinden gördüğü desteğin kendisi için kıymetli olduğuna dikkati çeken Kılıç, "Onların yönlendirmeleriyle projeyi daha iyi bir noktaya getirdik. Yarışmada da elimizden gelenin en iyisini yapmayı hedefliyoruz. Tek rakibimiz Mete Gazoz" ifadesini kullandı. Kocaeli GençTek Koordinatörü İsmet Kılıç ise bu projelerin, Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne (YEĞİTEK) bağlı GençTek koordinatörlüğünün okullara verdiği desteğin bir yansıması olduğunu, öğrencileri geleceğe hazırlamak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Lise Öğrencileri Robot Olimpiyatlarında Dünya Şampiyonu Oldu Haber

Lise Öğrencileri Robot Olimpiyatlarında Dünya Şampiyonu Oldu

Kırklareli Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Bölümü öğrencileri, robotik kodlama ve yazılım alanlarında aldıkları eğitimle geliştirdikleri projelerle ulusal ve uluslararası yarışmalara katılıyor. Okul bünyesinde kurulan Robot Kulübü öğrencileri, son olarak 3-6 Nisan tarihlerinde Yunanistan'ın Girit Adası'nda düzenlenen ve 55 ülkeden 3 bin 648 katılımcının 1466 robotla mücadele ettiği Girit Robot Olimpiyatları'na katıldı. Öğrenciler, Wrestling Mini Senior (güreşçi robot) kategorisinde dünya birincisi olurken, Marathon Advance Senior (çizgi izleyen robot) kategorisinde dünya ikinciliği elde etti. Bilişim Teknolojileri Bölümü öğretmeni Yılmaz Arslantürk, yarışmaya yoğun bir hazırlık süreciyle katıldıklarını söyledi. Uluslararası organizasyonlarda edindikleri tecrübenin başarılarına katkı sağladığını belirten Arslantürk, bir robot geliştirebilmek için elektronik, yazılım ve mekanik gibi farklı disiplinlerin bir arada olması gerektiğini ifade etti. Arslantürk, "Biz 6 robotla katıldık ve 5 robotumuzla gruplardan çıkmayı başardık. Final elemelerinin hepsini geçerek şampiyonluğa ulaştık. Öğrencilerimiz bu alanların tamamında kendilerini geliştirdi. Yazılımla desteklediğimiz bu detaylara dikkat ederek robotlarımızı hazırladık ve sonucunu aldık." dedi. Yunanistan'da Türk bayrağını dalgalandırmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Arslantürk, 6 robotla katıldıkları yarışmada 5 robotla gruplardan çıkmayı başardıklarını anlattı. Arslantürk, final aşamasında tüm elemeleri geçerek şampiyonluğa ulaştıklarını belirterek, yarıştıkları kategoride robotların 10x10 santimetre boyutlarında ve 500 gram ağırlık sınırına sahip olduğunu kaydetti. Robotların daireleri içinde güreşerek rakibini dışarı atmaya çalıştığını vurgulayan Arslantürk, robotların bunu yaparken de üzerindeki sensörleri kullandığını belirtti. Gelecek hedeflerine de değinen Arslantürk, dünya şampiyonluğu unvanını korumak ve yeni ulusal ve uluslararası başarılar elde etmek istediklerini söyledi. Bilişim Teknolojileri Bölümü öğretmeni Nebahat Arslantürk ise öğrencileriyle böyle bir başarıya imza atmanın mutluluk verici olduğunu belirtti. Yarışmaya 6 öğrenci ve 4 öğretmenle katıldıklarını aktaran Arslantürk, "16 grupta yarıştık. 6 robotumuzdan 5'i gruplardan çıktı. Bir robotumuz dünya birinciliği kazandı. Ülkemizi, ilimizi ve okulumuzu temsil ettik. Çok gururluyuz." diye konuştu. Öğrencilerden Can Ayar da Robot Kulübünde son iki yıldır aktif olarak çalıştığını belirterek, "Çok çalışarak bu başarıya ulaştık. O sahneye çıkıp Türk bayrağını açmak benim için büyük bir gururdu." dedi. İbrahim Efe Direk ise elde ettikleri başarının kendileri için büyük bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Türkiye'nin Nüfusa Kaydedilen İlk Robotu Şimdi De İşe Başladı Haber

Türkiye'nin Nüfusa Kaydedilen İlk Robotu Şimdi De İşe Başladı

CANİKFEST kapsamında Samsun'a getirilen insansı robot CANİKMAN, Canik İlçe Nüfus Müdürlüğü'nde fahri kimlik belgesi verilerek "Türkiye'nin nüfusa kaydedilen ilk robotu" olmuştu. 'Canik" adıyla kayıtlara geçen robot, şimdi Canik Belediyesi bünyesinde sahaya indi. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü'nde görev yapan CANİKMAN, kampüse gelen öğrencileri "hoş geldiniz" diyerek karşılıyor, derslere katılarak çeşitli konularda bilgi veriyor ve yeni gelenlere kampüsü tanıtıyor. Öğrencilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan CANİKMAN, kısa sürede kampüsün en dikkat çeken unsurlarından biri hâline geldi. "Şimdi mesaisi başlıyor" CANİKMAN'ın artık sahada aktif rol üstleneceğini belirten Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, dört yıldır çocuklara yönelik teknolojik eğitimler verdiklerini söyledi. Geçen yıl düzenlenen CANİKFEST'te verilen robot sözünü tuttuklarını ifade eden Sandıkçı, çocukları teknolojiyle buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı. Çocukların eğitimine insansız araçları dâhil ettiklerini kaydeden Sandıkçı, "Burada dört yıldır çocuklara teknolojik eğitimler vermekteyiz. Geçen yıl yaptığımız CANİKFEST'te çocuklara ve gençlere robot sözü vermiştik. O sözümüzü tuttuk. Bugün CANİKMAN aramızda ve çocuklarla birliktedir. Çocuklarımızın eğitimine insansız araçlar dâhil olmuş oldu. Çocuklarımız bu tür insansız araçları üretene kadar, bu robotları onlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Nüfusa kaydı yapıldı. Bir süre ülkeyi dolaştı. Şimdi yerleşik olarak Samsun Canik'te olacak. Bundan sonra kırsallar dâhil olmak üzere, oradaki öğrenciler de dâhil edilerek bu insansız araçlarımızı oraya götüreceğiz. Bu alanda eğitimde eşitliği sağlamış olacağız. Robot aynı zamanda bir çekim merkezi de oluşturdu. Yeni bir şeyi görmenin heyecanıyla, sohbet ettiğim anne ve babalardan şunu duyuyorum: 'Sabaha kadar hiç uyumadı, robotu kampüste görecek diye.' Amaç buydu. Çocuk CANİKMAN ile konuştu, ona dokundu ve bundan sonrası için hayal kuracak. Canik'te öğrenci olup yapay zekâ, robotik kodlama, yazılım ve robotlar konusunda görmemiş ya da dokunmamış hiçbir öğrencimiz kalmayacak. Şimdi mesaisi başlıyor. Bundan sonra yaz kış demeden okulları dolaşacak. Ülkemizin savunma sanayi noktasında geldiği yer ortadadır. Şimdi biz, mühendisler ordusu yetiştirmenin derdindeyiz. Cumhurbaşkanımızın milli teknoloji hamlesinin meyvelerini almaya başladık. Tüm gençlerimizin bu anlamda yazılımcı, kod yazan ve insansız araç geliştiren bireyler hâline gelmesini istiyoruz. Bu kampüsler bunun için var" dedi. "İlk defa böyle bir robot görüyoruz" Öğrenci Elif Sahra, "Robot bizler için güzel bir deneyim oluyor. Bizi karşıladı, elimizi sıktı, sorular sorduk. İlk defa ben böyle bir robot gördüm" diye konuştu. Öğrenci Fatih Yeni ise "Daha önce robotlar üzerine araştırmalar yapıyordum. Burada ilk defa canlı canlı robot gördüm. Gerçek insan gibidir" şeklinde konuştu.

"Aromatör" İle İletişimde Yeni Dönem: Tat ve Koku Transferi Hedefleniyor Haber

"Aromatör" İle İletişimde Yeni Dönem: Tat ve Koku Transferi Hedefleniyor

Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız tarafından geliştirilen "Aromatör" adlı teknoloji, tat ve koku bileşenlerini dijital ortamlar üzerinden farklı mekânlara aktarabilen multidisipliner bir sistem olarak dikkat çekiyor. Yazılım, makine öğrenmesi ve kimyasal süreçlerin birlikte çalıştığı sistem, duyusal iletişim teknolojisine yeni bir yaklaşım sunuyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Öğr. Gör. Dr. Kerim Sönmez'in de katkı sunduğu "Aromatör" teknolojisinin özellikle sinema, dijital içerik platformları ve mobil iletişim alanlarında kullanılmasıyla birlikte, kullanıcıların yalnızca görsel ve işitsel değil aynı zamanda koku ve tat deneyimi de yaşayabileceği öngörülüyor. Ulusal ve uluslararası patent süreçlerinden geçen buluşun fikri mülkiyet kapsamında koruma altına alındığı ve ekonomik değere dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edildi. Bu kapsamda yerli teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi ve benzer yüksek teknoloji ürünlerinin ticarileşmesinin önünün açılması hedefleniyor. "Aromatör" ile iletişimde yeni dönem başlıklı çalışmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Oktay Yıldız, ses ve görüntü gibi iletişim araçlarının gelişimine paralel olarak tat ve kokunun da dijital ortamlar arasında transfer edilmesini hedeflediklerini söyledi."Ses ve görüntü gibi tat ve kokuyu da iletmeyi hedefliyoruz" Çalışmayla birlikte ses ve görüntü gibi iletişim araçlarını geliştirerek tat ve kokuyu da dijital ortamlar arasında transfer etmeyi hedeflediklerini ifade eden Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Eskiden iletişim yalnızca yazı diliyle sağlanıyordu. Daha sonra ses iletişime dâhil oldu ve telefonla iletişim kurabildik. Ardından görüntü eklendi. Bizim çalışmamızda ise temel olarak aromanın bir ortamdan başka bir ortama iletilmesi ya da başka bir ortamda yeniden oluşturulması hedeflenmektedir. Bu kapsamda patent başvurumuzu önce ulusal düzeyde Türk Patent ve Marka Kurumu'na yaptık. Daha sonra uluslararası patent başvurusunu da Avrupa Patent Ofisi'ne gerçekleştirdik. Çalışmalarımız devam ederken bir ek patent başvurusu daha yaptık ve son aşamada tasarım tesciliyle bu süreci destekledik. Şu anda başvuruların bir kısmı tescillenmiş, bir kısmının ise süreçleri devam etmektedir. Bu ürün bir yazılım, bir makine ve arka planda çalışan kimyasal bir mekanizmayı bir araya getirmektedir. Yani multidisipliner bir patentten söz ediyoruz. Temel hedefimiz, tat ve koku bileşenlerinin, yani aroma bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama aktarılmasıdır. Bugün bir kokunun ya da tadın başka bir ortama aktarılması ütopik görünebilir. Ancak bu sistemde kimyasal mekanizma, yazılım ve makine öğrenmesi birlikte çalışarak bu aktarımı mümkün kılmayı hedeflemektedir" dedi. "Sistem mobil cihazlara da entegre edilebilecek" "Aromatör" cihazının hangi alanlarda kullanılabileceğine dair de bilgiler veren Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Aromanın iki temel bileşeni vardır: koku ve tat. Biz de bu patentte hem koku hem de tat bileşenlerinin bir ortamdan başka bir ortama iletilmesini hedefledik. Yapılan ulusal ve uluslararası patent araştırmaları, bu ürünün yenilikçi olduğunu ortaya koydu. Patent süreçleri uzun ve titiz ilerleyen süreçlerdir. Türkiye'de Türk Patent ve Marka Kurumu bu alanda oldukça nitelikli ve dünyadaki iyi örneklerden biridir. Bugün bu teknoloji ütopik görünebilir. Ancak telefonun ilk icat edildiği dönemlerde de benzer şekilde sorgulanmıştı. Günümüzde ise hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Aromatör için de benzer bir gelişim öngörülmektedir. Gelecekte sinema salonlarında izlenen bir sahnede kahve içen bir çiftin kahve aromasını, bir çikolata çeşmesinden akan çikolatanın kokusunu ya da tropik bir meyvenin tadını hissedebilmek mümkün olabilir. Ayrıca bu teknoloji için bir ek patent daha yapılmış olup, sistemin mobil cihazlara entegre edilmesi de hedeflenmektedir. İlerleyen süreçte daha küçük boyutlara indirgenerek telefonlara entegre edilmesi ve farklı coğrafyalardaki insanların birbirlerinin bulunduğu ortamın tat ve kokusunu deneyimleyebilmesi amaçlanmaktadır. Önemli olan bu patentlerin alınması değil, bunların ticari bir emtiaya dönüştürülerek ekonomide kullanılabilmesidir. Dünyada patentlerin ticarileşme oranlarının düşük olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bizim de bu patentler için hedefimiz, birkaç yıl içerisinde ticarileşmelerinin sağlanmasıdır. Benim 24'ün üzerinde patentim bulunuyor. Ayrıca patent ve patent başvuru süreçleri devam eden çalışmalarımız da var. Bu patentler arasında ticari prototipleri üretilmiş olanlar da mevcut, hâlihazırda endüstride kullanılanlar da bulunuyor. Henüz ticari aşamaya geçmemiş olanlar da var. Ancak özellikle bu patent için arzumuz, gayemiz ve umudumuz; ticarileşme süreçlerinin daha hızlı ilerlemesidir" diye konuştu.

Bakan Kacır, Yeni Nesil 407 Yazılımcı Gencin Heyecanını Paylaştı Haber

Bakan Kacır, Yeni Nesil 407 Yazılımcı Gencin Heyecanını Paylaştı

Türkiye'de yeni yazılımcıların yetiştirilmesi için Bilişim Vadisi bünyesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde kurulan 42 Türkiye'nin ilk mezuniyet töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan Bakan Mehmet Fatih Kacır, yazılımın küresel güç dengelerinde belirleyici bir rol oynadığına dikkati çekti. Dünyanın en değerli 10 şirketinden 9'unun teknoloji ve yazılım odaklı olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, akıllı sistemlerden otonom araçlara, siber güvenlikten üretim hatları ve sağlık teknolojilerine kadar birçok alanda katma değer sağlayan asli unsurun yazılım olduğunu ifade etti. Meseleye sadece ekonomik bir yarış olarak bakılmaması gerektiğinin altını çizen Kacır, "Kriz anlarında, kaynak koduna erişemediğiniz, nasıl çalıştığını bütünüyle denetleyemediğiniz bir sistem öncelikle onu yazanın tercih ve önceliklerine hizmet eder. İşte bu yüzden yazılımda tam bağımsızlık ilkesi, Türkiye'nin istikbali ve bekasıyla doğrudan ilişkilidir" dedi. Kacır, temel müfredatı tamamlayan öğrencilerin yapay zeka, siber güvenlik, oyun geliştirme ve web teknolojileri gibi alanlarda uzmanlaştığını belirterek, "Eğitim süreci boyunca teorik birikimlerini gerçek dünya deneyimiyle taçlandıran gençlerimiz, zorunlu staj programları sayesinde henüz mezun olmadan sektörün mutfağına girme imkanı elde ediyor" diye konuştu. "Bugüne kadar 98 bin 575 başvuru aldık" Yeni nesil yazılım okullarına gösterilen yoğun ilgiye de değinen Bakan Kacır, sözlerini şöyle tamamladı: "Kuruluşundan bu yana yoğun ilgi gören okullarımıza bugüne kadar 98 bin 575 arkadaşımız başvurdu. Çevrimiçi testi geçen ardından da 4 haftalık yoğun havuz eğitiminde başarı elde eden 2 bin 124 aday okullarımıza kayıt yaptırdı. Bugün de temel müfredat eğitimini tamamlayan 407 öğrencimizin başarısını kutlamak üzere bir aradayız. Ortaya çıkan tablo bize şunu açıkça gösteriyor; burada gençlerimize gerçek fırsatlar sunan güçlü bir model var. Burada iş dünyasıyla buluşmaya hazır, analitik düşünebilen, problem çözebilen, üretim kültürünü içselleştirmiş nitelikli bir yetenek havuzu var. Burada ülkemizin yazılımcı ve teknoloji yeteneği ihtiyacına doğrudan cevap verebilecek stratejik bir yapı var. Bugün mezuniyet heyecanı yaşayan her bir gencimizin; yarının teknolojilerini inşa eden, geliştirdiği yazılımlarla hayatın farklı alanlarına dokunan, kurduğu girişimlerle ekonomik değer üreten ve ortaya koyduğu yenilikçi çözümlerle ülkemizin küresel rekabet gücünü daha da ileriye taşıyan bireyler olarak Türkiye'nin geleceğinde önemli roller üstleneceğine yürekten inanıyorum."

Lise Öğrencilerinden "Akıllı Turizm Bilekliği": Otellerde Kişiye Özel Hizmet Sağlayacak Haber

Lise Öğrencilerinden "Akıllı Turizm Bilekliği": Otellerde Kişiye Özel Hizmet Sağlayacak

Bafra Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Samsun Bölge Finali’nde önemli bir başarıya imza attı. Kurum öğrencileri, danışman öğretmen Orhan Gazi Demirci rehberliğinde hazırladıkları "Akıllı Turizm Bilekliği: Otel Hizmetlerinde IoT Tabanlı Kişiselleştirilmiş Bildirim ve Güvenlik" adlı proje ile Teknolojik Tasarım alanında Samsun bölge birincisi oldu. "Otel içi hizmetlerin kişileştirilmesi sağlanacak" Giyilebilir teknolojiler tematik kategorisinde değerlendirilen projede, konaklama sektöründe güvenlik ve hizmet kalitesini artırmayı hedefleyen nesnelerin interneti (IoT) tabanlı akıllı bir bileklik sistemi tasarlandı. Sistem sayesinde kullanıcıların konum bilgisine dayalı bildirimler alması, yetkisiz erişimlerin önlenmesi ve otel içi hizmetlerin kişiselleştirilmesi amaçlandı. Projeyi hazırlayan öğrenciler Emre Berkay Özcan ve İper Bade Fırtına, araştırma sürecinde yazılım, elektronik ve tasarım disiplinlerini bir arada kullanarak özgün bir çözüm geliştirdi. Öğrenciler, ortaya koydukları prototip ile gerçek yaşam problemlerine uygulanabilir teknolojik çözümler üretmenin mümkün olduğunu gösterdi. Bafra Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Mustafa Yavuz, elde edilen başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin yalnızca teorik bilgi değil; problem çözme, araştırma ve üretim becerilerini de geliştirdiğini belirterek, "Bilimsel düşünmeyi hayatın içine taşıyan bu tür çalışmalar öğrencilerimizin özgüvenini artırıyor. Bölge birinciliği bizler için bir sonuçtan çok, doğru eğitim yaklaşımının göstergesidir" dedi. Başarıda emeği geçen öğrenci ve öğretmenleri tebrik eden Yavuz, bilimsel proje çalışmalarına kurum olarak destek vermeye devam edeceklerini kaydetti.

Trakya Teknopark'ta Bir Firma Stok Yönetimi Alanındaki Yazılımlarını Avrupa'ya İhraç Ediyor Haber

Trakya Teknopark'ta Bir Firma Stok Yönetimi Alanındaki Yazılımlarını Avrupa'ya İhraç Ediyor

Trakya Teknopark'ta yazılım firma sahibi Cihan Taşkın, Kadir Has Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra aynı bölümde yüksek lisansını tamamlayarak yazılım sektöründeki firmalarda çalışmaya başladı. İngiltere'ye giden ve burada çalışmalarını sürdüren Taşkın, diğer yandan 2015'te Trakya Teknopark'ta kendi yazılım firmasını kurdu. Stok takibi, depo yönetimi ve mağazacılık konularında İngiltere başta olmak üzere Avrupa'daki birçok şirkete yazılım desteği sunan firma, yapay zeka destekli çalışmalarıyla şirketlerin çözüm ortağı oluyor. Geliştirilen yazılım mağaza ve depo arasındaki stok durumunu analiz edip, yeteri kadar ürünün mağazalarda bulunmasını sağlıyor. ŞİRKETLER İÇİN ÇÖZÜM ÜRETİYORLAR Taşkın, eğitim hayatını tamamladıktan sonra yazılım sektöründe çalışmaya başladığını söyledi. Stok takibi ve depo yönetimine yönelik yazılımlar konusunda uzmanlaştığını anlatan Taşkın, bu alanda kurduğu şirketle Avrupa'ya yazılım ihraç ettiğini ifade etti. Stok takibinde işleri kolaylaştıracak çözümler ürettiklerini aktaran Taşkın, şunları kaydetti: "Bu konuda yenilik oluşturacak yazılımlar üzerine yoğunlaşıyoruz. Yapay zekanın da yardımıyla otomatik bir şekilde stokların azalması durumuna göre yeni ürünlerin eklendiği bir yazılım geliştirdik. Mağazalardan depoya otomatik istek gidiyor ve eksik stoklar tamamlanıyor. Satış ve satın alma sürecindeki depodaki eksiklerin tamamlanmasını otomatikleştiren bir sistem yaptık."  BÜYÜK FİRMALARLA ÇALIŞIYORLAR Taşkın, İngiltere'de Arsenal Futbol Kulübü başta olmak üzere büyük firmalarla çalıştıklarını dile getirdi. Çalışmaları hakkında bilgiler veren Taşkın, şöyle devam etti: "İngiltere'de Arsenal, Perkins Motor ve Caterpillar gibi büyük firmalarla çalıştık. İsviçre'de ilaç üretimi yapan birkaç firmayla çalıştık. Bunun dışında İngiltere'de büyük firmalar kuran Türk firmaları var. Onların sektörel bazlı istekleri oluyor ve bu taleplerine uygun yazılımlar geliştiriyoruz. Onlar büyüdükçe biz de büyüyoruz. Böyle bir ekosistem kurulu kendi aramızda. 2015 yılından beri Edirne'deki şirketimizden yurt dışına yazılım ihracatı yapıyoruz. Yüzde 100 yazılım ihracatı yapan bir firmayız. Türkiye'de müşterimiz yok, ağırlıklı İngiltere olmak üzere Avrupa ülkelerine yazılım ihraç ediyoruz. Proje bazlı çalıştığımız için yazılımcı ekibimizin sayısı değişebiliyor. Bazen 20 çalışana ulaşabiliyoruz." TEKNOPARK'TAN DÜNYAYA İHRACAT Trakya Teknopark Genel Müdürü Hüseyin Dönmez ise firmaların kurulumundan geliştirdikleri ürünlerin patent sürecine kadar her alanda yanlarında olduklarını dile getirdi. Teknopark'ta yazılım alanında başarılı şirketlerin bulunduğunu ifade eden Dönmez, "Teknopark'ta yaklaşık 130 firmamız var. Son dönemde ihracata yönelik önemli çalışmalar oluyor. Bu firmalarımızı örnek gösterip diğer şirketlerimizi de teşvik ediyoruz." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.