Hava Durumu

#Yenilenebilir Enerji

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Yenilenebilir Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yenilenebilir Enerji haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Nükleer Santrale Karşı İmza Kampanyası Başladı Haber

Nükleer Santrale Karşı İmza Kampanyası Başladı

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği, Kırklareli Vize içesinde Kıyıköy ile Demirköy ilçesinin İğneada beldesi arasındaki ormanlık alana yapılması planlanan nükleer santral projesinin durdurulması amacıyla 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde (Bugün) imza kampanyası başlattı. Saraçlar Caddesi’ndeki imza kampanyası öncesi konuşan Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, yıllardan konuşulan İğneada Nükleer Santral Projesi’nin görünür olmaya başladığını belirterek, Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği olarak buna karşı bugün bir imza kampanyasına başlattıklarını söyledi. Yalnızca bir enerji projesine karşı çıkmak için değil, yaşamı, doğayı, halk sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunmak için toplandıklarını belirten Ayten Eren “İğneada, Avrupa'nın en önemli longoz ormanlarına, zengin biyolojik çeşitliliğe, temiz su kaynaklarına ve eşsiz doğal yaşam alanlarına ev sahipliği yapan çok değerli bir ekosistemdir. Bu bölge yalnızca Kırklareli'nin değil, tüm Trakya'nın ortak doğal mirasıdır. İğneada'da kurulması planlanan nükleer santral ise yalnızca bulunduğu alanı değil, tüm Trakya'yı ilgilendiren bir projedir. Çünkü Trakya, tarım toprakları, su kaynakları, hayvancılığı ve gıda üretimiyle milyonlarca insanın yaşamını besleyen bir bölgedir. Nükleer enerji üretimi sırasında oluşan radyoaktif atıkların binlerce yıl güvenli biçimde saklanması gerekmektedir. Olası bir kaza durumunda ise etkiler yalnızca santral çevresiyle sınırlı kalmaz, hava, su ve toprak yoluyla geniş alanlara yayılabilir. Çernobil felaketinin üzerinden 40 yıl geçmesine rağmen etkilerinin hâlâ hissediliyor olması, nükleer risklerin ne kadar uzun süreli sonuçlar doğurabileceğini göstermektedir. Ayrıca nükleer santraller büyük miktarda suya ihtiyaç duyar. İklim krizinin etkilerinin giderek arttığı günümüzde, su kaynaklarının korunması her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Trakya'nın su varlığı ve ekolojik dengesi üzerinde yeni baskılar oluşturacak projeler dikkatle değerlendirilmelidir” dedi. “BİZLER ENERJİ ÜRETİMİNE KARŞI DEĞİLİZ” Enerji üretimine karşı olmadıklarını, ancak enerji politikalarının doğayı, insan sağlığını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını riske atmadan planlanması gerekliliğini savunduklarını söyleyen Eren; “Güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle, İğneada Nükleer Santrali projesine karşı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Tüm bilimsel raporların ve karar süreçlerinin kamuoyuna açık ve şeffaf yürütülmesini talep ediyoruz. Bölge halkının karar süreçlerine etkin katılımının sağlanmasını istiyoruz. Longoz ormanlarının, su kaynaklarının, tarım alanlarının ve doğal yaşamın korunmasını talep ediyoruz. Bugün attığımız her imza; temiz su, sağlıklı gıda, yaşanabilir bir çevre ve çocuklarımızın geleceği için atılmış bir imzadır. Tüm Edirnelileri ve Trakya halkını bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz. Çünkü mesele yalnızca bir santral değildir. Mesele; toprağımızın, suyumuzun, doğamızın ve geleceğimizin korunmasıdır” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Yılmaz’dan Keşan’daki RES Projesiyle İlgili Açıklama Haber

Yılmaz’dan Keşan’daki RES Projesiyle İlgili Açıklama

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Keşan İl Genel Meclisi Üyesi Mehmet Güneş Yılmaz, Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Gökçetepe, Sazlıdere, Pırnar ve Çamlıca köylerinin sınırları içinde yapılması planlanan 15 Türbin ve EDT’nin yer aldığı Gökçetepe RES Projesi’ne “ÇED olumlu” kararı verilmesi ile ilgili açıklama yaptı. 1/25.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda proje alanının orman alanı, tarımsal açıdan birinci öncelikli (Mutlak) korunacak alan, tarımsal açıdan ikinci öncelikli alan, tarımsal niteliği sınırlı alan, mera alanı ve aynı zamanda kısmen havza koruma kuşakları ile Saros Kültür ve Turizm Geliştirme Bölgesi sınırları içerisinde yer aldığı Gökçetepe RES Projesi ile ilgili konuşan Yılmaz; projenin nihai ÇED raporunda kesilecek ağaç adedinin 4 bin 437 olarak yer almasının ise bölge halkının kaygısını artırdığını söyledi. “GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK ŞEKİLDE ZARAR GÖRMEMESİ GEREKİR” Yılmaz, temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadığını belirtirken; “Ancak Edirne'nin en değerli doğal alanlarından biri olan Saros havzasında gerçekleştirilecek projelerde çevresel etkiler çok daha hassas değerlendirilmelidir. Açıklanan ÇED raporunda tarım alanları, orman alanları, mera alanları ve havza koruma kuşakları içerisinde kalan bölgeler yer almaktadır. Binlerce ağacın kesilecek olması da bölge halkının kaygılarını artırmaktadır. Enerji üretimi elbette önemlidir. Ancak enerji politikaları oluşturulurken doğanın, tarımın, su kaynaklarının ve bölgenin turizm potansiyelinin geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmemesi gerekir” ifadelerini kullandı. “SAROS’UN DOĞASI BEDELİNİ ÖDEMESİN” Saros Körfezi’nin deniz üstü rüzgar enerjisi sahaları arasında gösterildiğini de hatırlatan Yılmaz; “Üstelik konu yalnızca bugün gündemde olan RES projesi değildir. Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda Saros Körfezi'nin deniz üstü rüzgar enerjisi sahaları arasında gösterildiği görülmektedir. Bu nedenle Saros'un geleceği, parça parça projeler üzerinden değil; bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tarım, turizm, doğal yaşam ve enerji yatırımları arasında doğru denge kurulmalı, bölge halkının görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Kalkınma adı altında doğayı tüketen değil, doğayla uyumlu bir anlayışa ihtiyaç var. Saros'un rüzgarı enerji üretsin, ancak Saros'un doğası bunun bedelini ödemesin” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu Haber

Bakan Bayraktar, Kırklareli'nde Konuştu

Bayraktar, Babaeski ilçesinde ENKA 850 megavat Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali açılışında yaptığı konuşmada, enerjide kalkınmanın, milli güvenliğin ve bağımsızlığın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Son 5-6 yılda pandemiyle birlikte dünyada başlayan krizler döneminin, son olarak İran merkezli yaşanan savaşla farklı bir boyuta ulaştığını ifade eden Bayraktar, enerjide arz kaynaklı büyüyen kriz ortamında tüm ülkelerin vatandaşlarına kesintisiz, güvenilir ve uygun maliyetli enerji temin etmek için büyük mücadele verdiğini kaydetti. Türkiye'nin bu süreci yakından takip ettiğini, riskleri doğru okuyarak fırsata dönüştürmek için kararlı adımlar attığını vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu: "Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim, son yıllarda uyguladığımız politikalar sayesinde Türkiye, enerji krizlerinden en az etkilenen, bu krizlere en dirençli ülkelerden biri haline gelmiştir. Altyapı yatırımlarımız, kaynak çeşitlendirme politikamız ve proaktif yaklaşımımız sayesinde vatandaşlarımızın enerjiye kesintisiz erişimini sağlayabiliyoruz. Doğal gazda depolama kapasitemizi artırdık, LNG altyapımızı güçlendirdik, yeni tedarik anlaşmalarıyla kaynaklarımızı çeşitlendirdik. Aynı zamanda vatandaşlarımızı küresel fiyat dalgalanmalarına karşı korumak için önemli destek mekanizmalarını da devreye aldık." Bayraktar, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve refah seviyesinin yükseldiğini belirtti. Bununla bağlantılı olarak enerji talebinin de her geçen yıl arttığını dile getiren Bayraktar, "Türkiye olarak sanayisi büyüyen, nüfusu artan ve kentleşmesi süren bir ülkeyiz. Geçtiğimiz 23 yılda 3 kat artan elektrik talebimizin, önümüzdeki 30 yılda da en az 3 kat büyüyeceğini tahmin ediyoruz. Zira tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli bir elektrikleşme trendiyle karşı karşıyayız." diye konuştu. Yapay zeka, veri merkezleri ve elektrikli otomobillerin kaliteli ve kesintisiz elektriğe ihtiyaç duyduğunu aktaran Bayraktar, sürekli artacak elektrik talebini yönetmek için mevcut durumla yetinemeyeceklerini belirtti. Planlı, akılcı ve uzun vadeli adımlar atmanın zorunlu hale geldiğini belirten Bayraktar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu yıl Milli Enerji ve Maden Politikamızın 10. yılında, ülkemizin uzun dönemli enerji planlamasını güncelliyoruz. Daha dirençli, daha esnek ve daha sürdürülebilir bir enerji sistemi inşa etmek için kapsamlı bir dönüşüm sürecindeyiz. Türkiye'nin bu yeni enerji mimarisinde yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da artıracağız, doğal gaz ve elektrik altyapımızı çok daha güçlendireceğiz, nükleer enerji projelerimizi hayata geçireceğiz, enerjimizi verimli kullanacak enerji yoğunluğumuzu her yıl iyileştireceğiz, dijitalleşme ile enerji sistemimizi daha akıllı hale getireceğiz. Aynı zamanda uluslararası iş birliklerimizi geliştirerek Türkiye'yi enerjide merkez ülke yapma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz." Bayraktar, enerji politikalarını şekillendiren üç temel önceliklerinin arz güvenliği, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 net sıfır hedefi olduğunu vurguladı. Yatırımların hız kesmeden sürdüğünü aktaran Bayraktar, şunları kaydetti: "Son 20 yılda enerjide çok büyük bir dönüşümü hayata geçirdik. Bugün geldiğimiz noktada elektrikte kurulu gücümüz 125 bin megavatı aşmış durumda ve bunun yüzde 63'ü yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşuyor. Güneş ve rüzgar enerjisinde adeta tarihi bir atılım gerçekleştirdik. Sadece 13 yılda bu alanlarda kurulu gücümüzü 41 bin megavatın üzerine taşıdık. Önümüzdeki dönemde de bu yatırımlarımız hız kesmeden devam edecek." Bayraktar, yenilenebilir enerji kaynaklarının doğası gereği kesintili kaynaklar olduğunu belirtti. Geçen yıl Avrupa'da yaşanan ve 60 milyon insanın hayatını etkileyen kesintilerin, yalnızca yenilenebilir enerjiye bel bağlamanın risklerini gösterdiğini ifade eden Bayraktar, bu noktada doğal gaz çevrim santrallerinin öneminin büyük olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin enerji dönüşümünde doğal gazı kritik bir "geçiş yakıtı" olarak konumlandırdıklarını belirten Bayraktar, "Hem 2053 net sıfır emisyon hedeflerimize ulaşmamıza katkı sağlıyor hem de arz güvenliğimizi teminat altına alıyor. 125 bin megavatı aşan toplam kurulu gücümüzün yaklaşık 25 bin megavatı, yani 5'te 1'i doğal gaz santrallerinden oluşuyor. 2025 yılının tamamında ürettiğimiz 363 milyar kilovatsaat elektriğin yüzde 23'ü, yani 83 milyar kilovatsaati doğal gaz santrallerimiz tarafından üretildi. Türkiye Ulusal Enerji Planı kapsamında hedefimiz, artan talebin karşılanmasında ve kesintili yenilenebilir enerjinin dengelenmesinde 2035 yılına kadar doğal gaz kapasitemize ilave 10 bin megavat yeni kurulu güç eklemektir." ifadelerini kullandı. Açılışı yapılan tesis hakkında da bilgi veren Bayraktar, 852 megavat kurulu güce sahip santralin sadece Kırklareli için değil, tüm Marmara Bölgesi için stratejik yatırım niteliği taşıdığını söyledi. Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin sanayi ve üretim üssü olduğunu aktaran Bayraktar, bölgenin elektrik tüketiminin en yoğun olduğu yer olduğunu ifade etti. Bayraktar, Türkiye’nin yıllık 60 milyar metreküplük doğal gaz tüketimiyle Avrupa’da dördüncü sırada bulunduğunu belirtti. Bu tüketimin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmının elektrik üretiminde kullanıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: "Bugün BOTAŞ, 6 kıta, 39 ülke ve 50'den fazla kaynaktan boru hatlarıyla veya sıvılaştırılmış şekilde doğal gaz tedarik ediyor. Aynı zamanda Sakarya Gaz Sahası başta olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında günlük 22 milyon metreküplük doğal gaz üretiyoruz. LNG gazlaştırma kapasitemiz 2016'dan bu yana yaklaşık 5 kat arttı ve günlük yaklaşık 161 milyon metreküpe ulaştı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde iki yeni FSRU ile bu kapasiteyi günlük 200 milyon metreküpe çıkaracağız." Bayraktar, Silivri ve Tuz Gölü'ndeki yer altı depolama tesislerinin toplam kapasitesini 6,3 milyar metreküpe çıkardıklarını belirtti. 2028 yılına kadar yapılacak yatırımlarla Türkiye’de tüketilen doğal gazın en az yüzde 20'sini depolayabilecek kapasiteye ulaşılacağını anlatan Bayraktar, şöyle devam etti: "Gerçekleştirdiğimiz uluslararası projeler ve bu güçlü altyapı sayesindedir ki doğal gazda hamdolsun bir arz sorunu yaşamıyoruz, inşallah bundan sonra da yaşamayacağız. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir kararlılıkla, büyük bir inançla enerjide merkez ülke olma yolunda emin adımlarla yürüyor. Bir yandan Karadeniz'de kendi gazımızı üretiyoruz, bir yandan nükleer güç reaktörlerimizi inşa ediyoruz, bir yandan da bugün burada olduğu gibi modern doğal gaz çevrim santrallerimizi devreye alıyoruz. Bu önemli yatırımın, ülkemizin enerji piyasalarına olan güvenin önemli bir göstergesi olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum." ENKA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Mehmet Tara da tesis hakkında bilgi verdi. Konuşmaların ardından Tara, Bakan Bayraktar'a plaket takdim etti. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Bakan Bayraktar ile beraberindekiler santral alanını gezdi.

TOGÜ’de Geleceği Şekillendiren Fikirler Yarıştı Haber

TOGÜ’de Geleceği Şekillendiren Fikirler Yarıştı

TOGÜ tarafından bilimsel düşünceyi teşvik etmek, yenilikçi projeleri desteklemek ve genç girişimcileri cesaretlendirmek amacıyla düzenlenen "Proje Ligi’26 Değerlendirme ve Ödül Töreni", 15 Temmuz Kongre ve Kültür Merkezi Milli İrade Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, rektör yardımcıları, rektör danışmanları, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Etkinlik, müziğin birleştirici gücünü yansıtan özel konserle başladı. TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz; "Üniversite-sanayi iş birliğine somut bir örnek teşkil eden Proje Ligi organizasyonunda yer almaktan büyük mutluluk duyuyorum. TOGÜ olarak biz, projeyi yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren bir vizyon olarak görüyoruz. Bu anlayış doğrultusunda geliştirilen her proje hem akademik dünyaya hem de toplumsal sorunların çözümüne önemli katkılar sunmaktadır. Üniversitemiz, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı ve uluslararasılaşma alanlarında her geçen gün daha güçlü bir ivme kazanmaktadır. Öğrencilerimizin artan proje üretme istekleri ve farklı alanlardaki girişimleri bizleri son derece memnun etmektedir. Üniversite yönetimi olarak, ortaya konulan bu değerli projeleri desteklemeye ve öğrencilerimizin yenilikçi fikirlerini teşvik etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Dereceye giren projeler açıklandı Lisansüstü eğitim kategorisinde dereceye giren projeler açıklandı. Birincilik ödülünü Şahabettin Akca’nın "Endüstri 4.0 ve IoT Tabanlı Akıllı KKD Ekosistemi: Yapay Zeka Destekli Gerçek Zamanlı İşçi Sağlığı İzleme ve Proaktif Risk Yönetim Sistemi" adlı projesi kazanırken, ikinci sırada Furkan Çetinkaya’nın "Gök Kubbe Konseptine Entegre: Asimetrik Roket Tehditlerine Karşı Yapay Zeka Tabanlı Yörünge Tahmini ve Düşük Maliyetli Otonom İHA ile Kinetik Önleme Sistemi" adlı çalışması yer aldı. Üçüncülük ödülü ise Nurhayat Doğan’ın "Döngüsel Ekonomi İçin Yapay Zeka Destekli, Konum Tabanlı Otonom Takas ve Bağış Ekosistemi: ‘Sıfır Para’ Modeli" projesine verildi. Aynı kategoride Seray Önder’in "Varikosel Kaynaklı İnfertilitede Ubiquitin Proteazom Sistemi: Yeni Moleküler Biyobelirteç Arayışı" ve yine Nurhayat Doğan’ın "Akıllı Şehirler İçin Otonom Hacimli Atık Yönetimi ve İleri Dönüşüm Sistemi" projeleri de mansiyonla ödüllendirildi. Eğitim ve Sosyal Bilimler kategorisinde Aysun Aslanzade "Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Gençlerinin Oy Verme Davranışı ve Vatandaşlık Bilinci" adlı çalışmasıyla birincilik elde ederken, Deniz Demir dijital mal varlıklarının mirası üzerine yaptığı karşılaştırmalı hukuk çalışmasıyla ikinci oldu. Üçüncülük ödülü Ayşenur Aktepe’nin Türkiye’de babalık izni ve bakım yüküne ilişkin araştırmasına verildi. Çağla Karabacak sürdürülebilir laboratuvarlar üzerine çalışması ve Zeynep Nazlı Gözpınar ise yenilenebilir enerji dünyasını ele alan projesiyle mansiyon aldı. Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde Sude Karaca, biyojenik ZnO nanoparçacıklarıyla temiz su üretimine yönelik çalışmasıyla birinciliğe layık görülürken, Medine İrem Keser patates çeşitlerinin verim karşılaştırması üzerine projesiyle ikinci oldu. Ahmet Zeki Aksoy’un akıllı sağlık çantası projesi üçüncü olurken, Görkem Sert akıllı arı kovanı savunma sistemi çalışmasıyla mansiyon aldı. Şerife Miray Yılmaz ise kanser erken teşhisine yönelik floresan teşhis kiti geliştirme projesiyle mansiyon kategorisinde ödül kazandı. Sağlık ve Biyoteknoloji Bilimleri kategorisinde ise İsa Mert Eşki Alzheimer erken teşhisine yönelik elektrokimyasal biyosensör çalışmasıyla birinci olurken, Buğra Keskin karınca yuvası volatomu üzerine araştırmasıyla ikinci oldu. Gamze Mertyılmaz akıllı bebek bezi projesiyle üçüncülük elde ederken, Kübra Oğuz yapay zeka destekli akıllı ilaç salım sistemi çalışmasıyla mansiyon aldı. Fahriye Bordanacı ise köyde aktif yaşlanma ve fiziksel aktivite konulu projesiyle mansiyon ile ödüllendirildi. Törenin ardından katılımcılar fuaye alanında kurulan proje stantlarını ziyaret ederek öğrencilerin çalışmalarını yakından inceleme fırsatı buldu.

Kırsal Kalkınmada Dijital ve Teknolojik Dönüşüm Desteği Başlıyor Haber

Kırsal Kalkınmada Dijital ve Teknolojik Dönüşüm Desteği Başlıyor

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2026/9 sayılı tebliğ ile tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve dijitalleşmeyi teşvik etmek amacıyla yeni bir hibe programı hayata geçirildi. Program kapsamında yapay zekâ, sensör sistemleri, Nesnelerin İnterneti (IoT) ve robotik uygulamalar gibi ileri teknoloji yatırımlarının yanı sıra soğuk hava depoları, çelik silolar ile bitkisel ve hayvansal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanmasına yönelik tesisler destek kapsamına alındı. Ayrıca güneş ve rüzgar enerjisi sistemleri, yağmur hasadı göletleri ile arıcılık, ipek böcekçiliği ve su ürünleri gibi alternatif üretim modellerinin de destekleneceği bildirildi. Birinci derece tarımsal amaçlı örgütler ve eğitimli gençler için yüzde 70, kadın ve genç girişimciler ile köy ve belde yatırımları için ise yüzde 60 oranında hibe desteği sağlanacağı açıklandı. Yenilenebilir enerji veya akıllı tarım teknolojileri içeren projelere ise yüzde 5 ilave hibe verileceği belirtildi. Hibeye esas proje tutarının alt limitinin 100 bin lira, üst limitinin ise 30 milyon lira olarak belirlendiği, küçük ölçekli aile işletmeleri için bu üst limitin 8 milyon lira olacağı ifade edildi. AK Parti Edirne İl Başkanı Belgin İba, uygulama rehberinin yayımlanmasıyla birlikte başlayacak programın tarımsal üretimde önemli bir dönüşüm sağlayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Uygulama rehberinin yayımlanmasıyla birlikte başlayacak olan ve Edirne’mizin bereketli topraklarını teknolojiyle harmanlayacak bu stratejik adımın; toprağa emek veren tüm çiftçilerimize, girişimci kadınlarımıza ve vizyoner gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.” HABER MERKEZİ

Kılıç; “Edirne Bunu Mu Hak Ediyor?” Haber

Kılıç; “Edirne Bunu Mu Hak Ediyor?”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Köylere Yönelik Hizmetler ve Orköy Komisyonu’nun, kırsal alanlarda yenilenebilir enerji kullanımının teşvik edilmesi hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Üyesi İsmail Keskin tarafından sunulan raporda, Güneş Enerji Santrali (GES) projelerine son 5 yılda verilen desteklerle ilgili bilgi verildi. “SON 5 YILDA 12 MİLYON 450 BİN 212,50 TL HİBE DESTEĞİ SAĞLANMIŞ” Keskin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kırsal kalkınma destekleri, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar kapsamında, son 5 yılda uygulanan projeleri açıklarken; “Havsa ilçesinde 1 adet un fabrikası, İpsala ilçesinde 1 adet çeltik işleme tesisi, merkez ilçede 1 adet süt işleme tesisi, Uzunköprü ilçesinde ise 1 adet ceviz işleme tesisi ile 2 adet çeltik işleme tesisi olmak üzere toplam 6 adet tesiste proje uygulanmış. Uygulanan projeler kapsamında yatırımcılarımıza 12 milyon 450 bin 212,50 TL hibe desteği sağlanmıştır” ifadelerini kullandı. “299 BİN TL DESTEK SAĞLANMIŞ” Kırsal kalkınma desteklerine ilişkin 2026 yılı tebliğ ve uygulama rehberinin henüz yayımlanmadığını belirten Keskin; “Söz konusu projeden faydalanmak isteyen yatırımcılarımız için başvuru koşulları henüz belli olmamıştır. Edirne Orman İşletme Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan Edirne ili, Lalapaşa ilçesi, Hacıdanişment köyü, 2021 yılında Orköy projesi kapsamında programa alınmış, 13 hane şebekeye bağlı 1,5 KWe çatı tipi güneş enerjisi elektrik üretim sistemi projesi kapsamında 160 bin 224 TL kredi, 138 bin 736 TL hibe olmak üzere 299 bin TL destek sağlanmıştır” dedi. “EDİRNE’YE REVA GÖRÜLEN BU MU? Keskin’in sunumunun ardından konuyla ilgili söz alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Şenol Kılıç, son 5 yılda Edirne genelinde GES projelerine verilen desteğe tepki göstererek; “12 milyon 450 bin 212,50 TL ne demek? Bir de 300 bin TL var. Edirne bunu mu hak ediyor? Bu nasıl bir şeydir? Güneşin en yoğun olduğu yerlerden birisi burasıdır. Edirne’ye reva görülen bu mu? Tarım kentiyiz. 5 yılda 12 milyon 450 bin 212,50 TL reva mı? Edirne için gerçekten üzüldüm. Bu durum, üvey evlattan öte, yok demektir” sözlerine yer verdi. “TALEP YOK” AK Parti Grubu ise Kılıç’ın tepkisine cevap vererek, vatandaşlardan talep olmadığı için desteklemelerin de az göründüğünü söylediler. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’ye Güneş Enerji Santrali Projesi Haber

Edirne’ye Güneş Enerji Santrali Projesi

Edirne merkez ve Lalapaşa ilçeleri sınırında, Korucu köyü mevkiinde Özarı Yenilenebilir Enerji Elektrik Üretim Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan Özarı-7 Güneş Enerji Santrali (GES) ve Enerji Depolama Tesisi (EDT) Projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci başlatıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından yapılan duyuruda, projenin bakanlığa sunulan ÇED başvuru dosyasının incelendiği ve ÇED sürecinin başlatıldığı belirtildi. Duyuruda, proje ile ilgili görüşlerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü veya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na gönderilebileceği ifade edildi. Duyuruda ayrıca projenin ÇED başvuru dosyasına da yer verildi. 119 BİN 288 ADETE GÜNEŞ PANELİ KURULMASI PLANLANIYOR Projenin ÇED başvuru dosyasına göre; Proje kapsamında, 119 bin 288 adet 545 Wp gücünde güneş panelleri, 20 adet 2500 kW gücünde evirici (inverter) ve 1 adet 65 MWh/50 MWe kapasiteli elektrik depolama tesisinin kurulması planlanıyor. YILLIK 100 MİLYON KWH ELEKTRİK ÜRETMESİ HEDEFLENİYOR Projede yıllık 100 milyon kWh elektrik enerjisi üretilmesi hedefleniyor. Elektrik enerjisi, 400 kV Kofçaz Havza Trafo Merkezi’ne (Yeni tesis edilecek) bağlantı ile 154 kV üzerinden şebekeye aktarılacak. Şebekeye verilemediği durumlarda 65 MWh kapasiteli EDT’de depolanacak. KORUCU KÖY MERKEZİNE 0,80 KİLOMETRE MESAFEDE Dosyada, Korucu köy merkezine kuş uçuşu yaklaşık 0,80 km mesafede yer aldığı belirtilen proje alanına en yakın yerleşim yerinin ise GES alanının 0,50 km batısında yer alan Korucu köyüne bağlı duyarlı yapılar olduğu ifade edildi. TARIM ARAZİSİ VE MERA NİTELİKLİ ALAN GES alanının 76,89 hektarlık alandan oluştuğu belirtilen dosyada, proje alanının Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100 000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı E17 Paftası sınırları içerisinde, tarım arazisi nitelikli alanlar içerisinde olduğuna yer verildi. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Parsel Sorgu Uygulamasına göre ise proje alanı mera niteliğinde yer alıyor. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.