Hava Durumu

#Yıkım

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Yıkım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yıkım haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne Emek Platformundan Savaşa Hayır Açıklaması Haber

Edirne Emek Platformundan Savaşa Hayır Açıklaması

Edirne Emek Platformu bileşenleri, şiddeti her geçen gün artan İsrail-ABD ve İran arasında süren savaş ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Saraçlar Caddesi’nde postane önünde gerçekleştirilen açıklamada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıların, Ortadoğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklemekte olduğu, bu saldırılar, zaten ağır bir siyasal ve toplumsal kriz yaşayan İran’da yıkımı derinleştirmekte, sivillerin yaşamını, güvenliğini ve geleceğini doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. “SAVAŞIN GENİŞLEMESİ İNSANİ BİR FELAKETTİR” Makine Mühendisleri Odası Edirne Şube Sekreteri Metin Özaydınlık’ın okudu basın açıklamasında, savaşın genişlemesinin, yalnızca askeri bir çatışma değil aynı zamanda insani bir felaket, kitlesel yerinden edilme ve derin bir toplumsal travma riskini beraberinde getirdiği belirtilerek; “Irak’ta kitle imha silahı yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da terörle mücadele söylemi, Libya’da insani müdahale maskesi, Venezüella ve Küba’ya dönük ekonomik ve siyasal kuşatma. Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması. Bugün İran’a dönük saldırı bu zincirin bir halkasıdır. Amaç, bölgeyi yeniden dizayn etmek, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmaktır. Saldırıların en ağır bedelini ise çocuklar ve kadınlar ödemektedir. Bir okulun bombalanması sonucu 100’den fazla çocuğun yaşamını yitirmesi ve yüzlerce çocuğun yaralanması, savaşın ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir. Okulların, çocukların hedef haline getirilmesi yaşam hakkına, eğitim hakkına ve toplumların geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır. Çocukların bulunduğu eğitim kurumlarının askeri hedefe dönüştürülmesi hiçbir gerekçeyle açıklanamaz” ifadelerine yer verildi. “EMPERYALİST GÜÇLER NE ÖZGÜRLÜK GETİRMİŞTİR NE DE DEMOKRASİ” Özaydınlık açıklamasında, Emperyalist güçler tarafından başlatılan savaşla, önceki deneyimlerin de gösterdiği gibi bir dış müdahalelerinde özgürlük, demokrasi getirilmediğini söyleyerek; “Tersine, savaş politikaları otoriter yönetimlerin baskı mekanizmalarını güçlendiren, halkın meşru taleplerini güvenlik gerekçesiyle bastırmasına zemin hazırlayan sonuçlar doğurur. İran halkları ne dış saldırılarla ne de içeride baskıcı molla yönetim anlayışıyla kuşatılmayı hak etmektedir. Halklar, emperyal hesaplar ile teokratik baskı rejimleri arasında sıkıştırılamaz. Savaşın büyümesi başta çocuklar, kadınlar olmak üzere sivillerin yaşamını tehdit etmekte, sağlık ve eğitim altyapısını tahrip etmekte, göç ve yerinden edilme riskini artırmaktadır. Yeni bir bölgesel çatışma dalgası, milyonlarca insan için derin bir insani kriz anlamına gelecektir. Bunun bedelini yine kadınlar, yoksullar, emekçiler ve en savunmasız kesimler ödeyecektir. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu Haber

Edirne'de Türkiye’nin Deprem Gerçeği Konuşuldu

‎Edirne'de “Türkiye’nin Deprem Gerçeği” konulu konferans, Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ‎Program, üniversitenin Ayşekadın Yerleşkesi Aheste Sosyal Tesisleri’nde düzenlenirken; moderatörlüğünü TÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eylem Bayır üstlendi. Etkinliğin konuşmacısı ise Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya oldu. ‎“DEPREM KONUSU ÜZERİNDE ISRARLA DURMALIYIZ” ‎Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Eylem Bayır, üniversitelerin yalnızca akademik çalışmalarla değil, toplumla iç içe etkinliklerle de sorumluluk üstlendiğini vurguladı. Bilim kafe etkinliklerinin halkı bilimsel konularda bilgilendirmeyi amaçladığını belirten Bayır, daha önce sağlık temalı programlar düzenlediklerini, üçüncü etkinliği ise deprem başlığıyla gerçekleştirdiklerini ifade etti. ‎Depremin hem ülke hem de toplum açısından hayati bir mesele olduğuna dikkat çeken Bayır, organizasyonda emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve yönetime teşekkür ederek verimli bir etkinlik temennisinde bulundu. ‎ “SON 125 YILDA 47 BÜYÜK DEPREM” ‎Sunumunda Türkiye’nin deprem istatistiklerini paylaşan Prof. Dr. Mehmet Ali Kaya, 6,5 büyüklüğünün üzerindeki depremlerin yıkıcı etkisine dikkat çekti. Kaya, son 125 yılda bu büyüklükte 47 deprem meydana geldiğini belirterek, bunun yaklaşık her iki buçuk yılda bir ciddi bir deprem anlamına geldiğini söyledi. ‎Dünya literatüründe 7 ve üzerindeki depremlerin “büyük”, 8 ve üzerindekilerin ise “çok büyük” olarak tanımlandığını ifade eden Kaya, aynı 125 yıllık süreçte 7 ve üzeri büyüklükte 19 deprem yaşandığını kaydetti. Bu verilerin, yaklaşık her 20 yılda en az üç büyük deprem yaşandığını ortaya koyduğunu dile getirdi. ‎Kaya, 1999 Kocaeli, 2010 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremlerini hatırlatarak Türkiye’nin yakın tarihinin de bu tabloyu doğruladığını ifade etti. ‎“DEPREM ANADOLU’NUN BİNLERCE YILLIK GERÇEĞİ” ‎Depremlerin yalnızca modern dönemle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Anadolu’daki tarihsel ve arkeolojik bulguların da binlerce yıldır yıkıcı depremler yaşandığını gösterdiğini söyledi. İmparatorluk dönemlerinden itibaren depremlerin kayıt altına alındığını aktaran Kaya, Çin, Roma, Pers, Selçuklu ve Osmanlı arşivlerinde önemli deprem kayıtlarının bulunduğunu ifade etti. ‎Arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve yaklaşık 7 bin yıl öncesine tarihlenen deprem izlerine değinen Kaya, fay kırıkları ve yıkım bulgularının Anadolu’nun kadim bir deprem coğrafyası olduğunu kanıtladığını belirtti. ‎“DEPREM SADECE FAY HATTI ÜZERİNDE OLMAZ” ‎Deprem riskinin yalnızca bilinen büyük fay hatlarıyla sınırlı olmadığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de beklenmedik depremler yaşanabildiğine dikkat çekti. 1953 yılında Edirne’de meydana gelen 5 büyüklüğündeki depremi örnek gösteren Kaya, “Türkiye’nin her yerinde deprem gerçeğini kabul etmek zorundayız” dedi. Dünyanın yaşayan ve hareketli bir gezegen olduğunu vurgulayan Kaya, milyonlarca yıllık jeolojik süreçte Anadolu’nun şekillendiğini belirterek, “Deprem bu coğrafyanın kaçınılmaz bir gerçeği. Önemli olan bunu bilerek yaşamak ve hazırlıklı olmak” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Tehlike Gitti Enkazı Kaldı Haber

Tehlike Gitti Enkazı Kaldı

Edirne’nin Babademirtaş Mahallesi’nde tarihi yapının çöken istinat duvarları nedeniyle korku dolu günler geçiren Bektaş Ailesinin sesini yetkililer duydu ancak yapılan çalışma aileyi daha büyük bir mağduriyetle baş başa bıraktı. Riskli duvarlar yıkıldı, toprak bastırıldı fakat yıkılan devasa beton parçaları ve molozlar ailenin evinin bahçesine terk edildi. Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan "Bektaş Ailesi Korkudan Uyuyamaz Oldu" haberinin ardından ilgili ekipler bölgeye giderek çalışma başlattı. Sultan II. Abdülhamid döneminden kalan tarihi yapının çevresinde risk teşkil eden ve evin üzerine devrilmek üzere olan duvarlar kontrollü şekilde yıkılarak toprak kaymasını önlemek adına zemin bastırma işlemi uygulandı. Tehlikeli duvarların ortadan kalkması aileyi bir nebze rahatlatsa da çalışmaların tamamlanma şekli yeni bir sorunu beraberinde getirdi. Yıkım işlemi sırasında ortaya çıkan devasa beton bloklar, tuğla parçaları ve moloz yığınları ailenin tek yaşam alanı olan bahçeye döküldü. Çalışmaların bu şekilde bırakılmasına tepki gösteren aile sakinleri, tehlikenin bir kısmının giderildiğini ancak kapılarının önündeki enkaz nedeniyle hareket edemez hale geldiklerini belirtti. Bektaş Ailesi, "Duvarlar yıkıldı ama tüm molozlar bahçemize, kapımızın önüne yığıldı. Ekipler çalışmayı bitirmeden bölgeden ayrıldı. Şimdi bu devasa parçalarla ne yapacağımızı bilmiyoruz" diyerek yetkililerden bahçedeki enkazın acilen kaldırılmasını talep ediyor. ŞENER URFA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.