Öğrencilerine neden saygı duruşunda bulunduklarını anlatan Ağcalı, "6 Şubat’ta 11 ili kapsayan, ‘asrın felaketi’ dediğimiz büyük bir deprem yaşadık. Ben o gün Hatay’daydım. Çok şiddetliydi. Bir gecede değil, sadece 65 saniyede her şeyimiz değişti" sözleriyle o anları hatırlattı.
Depremde binaların nasıl hayati rol oynadığını anlatan Ağcalı, kendi evlerinin ayakta kalmasının nedenini doğru inşaata bağladı. Sesi titreyerek konuşan Öğün, "Bizim evimiz eskiydi ama sağlam yapılmıştı. Sapasağlam kurtulduk. Ama iki öğretmen arkadaşım, yeni binalarda olmalarına rağmen kolonları kesildiği için hayatını kaybetti. O yüzden hangi işi yaparsanız yapın, dürüst yapın çocuklar. Sağlam bina gerçekten can kurtarır" dedi.
Deprem sırasında evden çıkmakta zorlandıklarını anlatan Ağcalı, "Dolaplar devrildi, kapılar kapandı. Girişimiz kapanmıştı. Saatlerce evin içinde mahsur kaldık. O korkuyu tarif etmek mümkün değil" diyerek yaşadıklarını paylaştı.
Öğrencilerine seslenen Ağcalı, afet bilincinin önemini vurgulayarak, "Evinizde dolapları duvara sabitleyin, deprem çantası hazırlayın. Su ve yiyeceklerin tarihlerini kontrol edin. ‘Bizim başımıza gelmez’ demeyin. Ben yedi küçük deprem yaşamıştım, sekizincisi her şeyi değiştirdi" şeklinde nasihat verdi.
Hatay’da öğrencilerini, velilerini, komşularını ve yıllarca birlikte çalıştığı meslektaşlarını kaybettiğini söyleyen Öğün’ün sesi titredi. Öğün, "Çok sevdiklerimi kaybettim. Öğrencilerimi, arkadaşlarımı, komşularımı Onların yokluğu her gün içimde. Yaşamayan anlayamıyor" ifadelerini kullandı.
Deprem sonrası Edirne’ye tayin olduğunu ve Plevne İlköğretim Okulu’nda görev yaptığını belirten Gülcan Ağcalı Öğün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Hayat devam etmek zorunda ama o acılar hiç bitmiyor. Küçük bir sarsıntı bile bizi o günlere götürüyor. Allah bir daha kimseye böyle bir felaket yaşatmasın."
Kaynak: İHA