Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Liselilere turizmi anlattılar

Edirne’de Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında turizm ile ilgili mesleki kariyer paneli düzenlendi.

Haber Giriş Tarihi: 16.04.2024 16:12
Haber Güncellenme Tarihi: 16.04.2024 16:14
Kaynak: MERT ERİŞKİN
Liselilere turizmi anlattılar

Edirne Valiliği ve Edirne İl Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından 15-22 Nisan Turizm Haftası etkinliklerin kapsamında Edirne Sosyal Bilimler Lisesi’nde turizm ile ilgili mesleki kariyer paneli düzenlendi. Düzenlenen etkinlikte Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Başkanı Bülent Bacıoğlu, Aşçı Yardımcısı Semra Arda, Turist Rehberleri Aysel Abbasoğlu ve Gülcan Ayaz kendi alanları hakkında bilgi verdiler.

“TURİZMDE ÇOK SAYIDA MESLEK ÇEŞİTLİLİĞİ VAR”

Turizm hakkında konuşan Edirne Tanıtım ve Turizm Derneği Başkanı Bülent Bacıoğlu, “Turizmde yaklaşık 100’e yakın meslek çeşitliliği var. Servis yapan bir çalışan da bir turizm meslek elemanı, turizm rehberi de bir turizm meslek elemanı, acente ayrı bir meslek grubu, üniversitelerde de çok sayıda farklı bölümler bulunmakta. Otobüs kaptanlığı bile ön lisans programı ile yetiştiriliyor. Doğrusu da bu bence bu anlamda. Ekonomik boyutundan bahsedecek olursak yurt dışında çalışan bir öğrencimiz 4 bin Euro gibi bir maaş alıyor. Başka bir öğrencimiz de var belki bizim bir yılda aldığımız maaşı o bir ayda kazanıyor. Bir servis elemanı turizmde bazen başka sektörde çalışanlardan daha yüksek maaş alabiliyor. Tabi zor tarafları da var tatili yok veya sürekli ayakta durmak zorundasınız gibi. Edirne hakkında da şunu söyleyebiliriz. Sektör evet çok ileri düzeyde değil. Bir bayram tatili atlattık. 9 bin kilogram tava ciğer satıldığı söyleniyor. Bu anlamda ciddi bir şekilde ekonomik katkısın olduğu kişiler de var” dedi.

“İLK TERCİHİM TURİZM REHBERLİĞİYDİ”

Kendi mesleği hakkında öğrencilere bilgi veren Turizm Rehberi Aysel Abbasoğlu, “Benim ailemde rehberler vardı ve dışarıdan da gezerek para kazanılan bir meslek olarak görülüyor. Bu da bana çok cazip geldi. İlk tercihim turizm rehberliğiydi. Derslerimizin içerisinde arkeolojiden tutun da dinler tarihi, sanat tarihi, turizm coğrafyası, Avrupa coğrafyası gibi çeşitli dersler bulunmaktaydı. Tabi ki önceliğimiz yabancı dil ağırlıklı dillerdi. İngilizce ve Almanca derslerimiz vardı. Daha sonra okula devam ederken Kültür ve Turizm Bakanlığı eşliğinde Türkiye gezisi yapmamız gerekiyordu. Bu gezi de yaklaşık 30 gün sürüyordu. Bu gezide okulda öğrendiklerimizi sahada pekiştirme fırsatı buluyorduk. Rehber olmak için bu da yetmiyor. Şu anda şartlar ve prosedürler değişti ama öncesinde üniversiteden mezun olup, bu Türkiye gezisini tamamlamamız gerekiyordu. Devamında da yabancı dil yeterlilik sınavından geçeceksiniz. Yani sadece okuldan mezun olmak yetmiyor. O dönemde KPDS sınavı vardı ve o sınavdan en az 70 puan almamız gerekiyordu. Ya da Kültür Turizm Bakanlığı’nın belirli dönemlerde yapmış olduğu dil sınavlarını geçmemiz gerekiyordu. Sınavları geçtikten sonra çalışma kartı almaya hak kazanıyorduk. Çalışma kartı olmadan hiçbir şekilde yasal olarak rehberlik yapamıyorsunuz” diye konuştu.

“REHBERLİK GÜZEL AMA MESAİSİ YOK”

Rehberlerin okulda öğrendiği her şeyi turistlere aktarması gerektiğini belirten Gülcan Ayaz, “Mesleğimizin kolaylıkları ve zorlukları var. Hepimiz derslerimizde tarih, coğrafya gibi birçok eğitim alıyoruz. Türkiye’yi nereden başlatıyoruz? Paleolitik Çağ’dan. Siz bir turistsiniz ve bir hafta boyunca Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni gezeceksiniz. Rehber olarak benim size bu derste öğrendiklerimizi yaşatmam lazım. Haliyle biraz daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuyorsunuz. Bir rehber olarak baktığınızda tarihinden, mitolojisine hepsini bağlamak zorundasınız.  Güncel olaylarından siyasetine ve bunları da etik çerçevede yapmalısınız. Bir rehberin tarafı yoktur. Mesleğimiz çok zevkli ve çok sayıda insanla tanışıyoruz. Arabaya bindiğimizde hiç kimseyi tanımıyoruz ama 1 hafta sonra hepsi bizim abimiz, ablamız ve kardeşimiz oluyor. Rehberlik güzel mi güzel ama mesaisi yok. Oteller eviniz gibi olacak her saat telefonunuz çalabilir. Akşam birisi rahatsızlanabilir. Sorumluluk sahibi olmanız gerekiyor. Tavsiye eder miyim? Evet ederim” ifadelerine yer verdi.

“BU MESLEKTE BİZ DE VARIZ”

Kadın olmanın zorluklarına değinen Aşçı Yardımcısı Semra Arda, “Mutfak genel olarak erkek egemenliği altında ama biz direniyoruz. Bu meslekte biz de varız. Biz bazı işleri paylaşmıyoruz. Ürün geliyorsa o ürüne ben de gidiyorum. 25 kilogram bir patates çuvalının ben de bir ucundan tutuyorum. Tabi ki kaldıramıyorum, kaldıramayacağımda ama orada olmam gerekiyor. Çünkü aynı mutfakta çalışıyorum. Bir arkadaşım bir işi yapıyorsa ben de o işi yapmak zorundayım” şeklinde konuştu.

MERT ERİŞKİN

Kaynak: MERT ERİŞKİN

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.