Hava Durumu

#Alım Gücü

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Alım Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alım Gücü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kira Artışları Hem Kiracıyı Hem Ev Sahibin Zorluyor Haber

Kira Artışları Hem Kiracıyı Hem Ev Sahibin Zorluyor

‎Türkiye'de Mayıs ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından kira artış oranı da yüzde 32,28 olarak belirlendi. Konuyu değerlendiren Edirneli emlakçı Yüksel Meriç, artış oranının hem kiracılar, hem de ev sahipleri açısından yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. ‎Meriç, açıklanan oranın beklentilerin üzerinde olduğunu belirterek, "Yüzde 32,28'lik artış mevcut kiracıyı ve ev sahibini olumsuz etkileyecek. Şu anda 25 bin, 30 bin ya da 35 bin liraya oturan bir kiracının kirası artışla birlikte 40-45 bin lira seviyelerine çıkabiliyor. Bu durumda kiracı daha uygun fiyatlı ev arayışına giriyor ve taşınmayı tercih ediyor. Ev sahibi de boşalan evine yeniden kiracı bulmak durumunda kalıyor" dedi. ‎Mevcut sistemin piyasadaki gerçeklerle örtüşmediğini savunan Meriç, "TÜİK'in açıkladığı enflasyonla vatandaşın günlük hayatta yaşadığı enflasyon arasında ciddi fark var. Market fiyatlarına bakıyoruz, sürekli artış var. Buna karşılık maaş artışları aynı hızda gerçekleşmiyor. Bu da vatandaşın alım gücünü düşürüyor ve yaşam şartlarını zorlaştırıyor" ifadelerini kullandı. ‎Kira artışlarında uygulanan sistemin başarılı olmadığını dile getiren Meriç, "Denge kayboldu. Bir tarafta yüksek kira artışları var, diğer tarafta boş kiralık daireler daha uygun fiyatlarla kiraya veriliyor. Örneğin; bir kiracının mevcut kirası artışla 33 bin liraya çıkacaksa, gidip 20-25 bin liralık başka bir eve taşınmayı tercih ediyor. Son dönemde bunun birçok örneğini yaşadık" diye konuştu. ‎Edirne'de kiracı hareketliliğinin arttığını belirten Meriç, dışarıdan yeni kiracı gelmediğini, mevcut kiracıların kendi aralarında yer değiştirdiğini söyledi. Meriç; "Kiracı dışarıdan gelmiyor. Edirne'deki mevcut kiracılar daha uygun evlere taşınıyor. Artış nedeniyle evini değiştiren çok sayıda vatandaş görüyoruz" dedi. ‎Piyasadaki sorunların çözümü için enflasyonun ve faizlerin düşmesi gerektiğini savunan Meriç, "Banka faizleri, mevduat faizleri ve inşaat maliyetleri yüksek olduğu sürece kira piyasasında denge kurulamaz. Enflasyonun düşmesiyle birlikte alım gücü artacak, inşaat maliyetleri normale dönecek ve piyasa yeniden dengeye kavuşacaktır. Şu an zincirleme şekilde birbirini etkileyen bir süreç yaşanıyor" diye konuştu. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Akdoğan: “Ekonomi Politikalarının Çalışmadığının Göstergesi” Haber

Akdoğan: “Ekonomi Politikalarının Çalışmadığının Göstergesi”

Edirne’de bugün İYİ Parti’nin gerçekleştireceği Sivil Toplum Kuruluşlarıyla buluşma toplantısı için Edirne’ye gelen Genel Başkan Yardımcısı Av. Alper Akdoğan, İl Başkanlığı binasında açıklamalarda bulundu. Ülkenin ekonomi politikasının çalışmadığına vurgu yapan Akdoğan, bunun en belirgin göstergesinin Merkez Bankası’nın enflasyon beklentisini dün güncelleyerek, beklentiyi yüzde 16’dan yüzde 24’e çıkarmasının olduğunu söyledi. Merkez Bankası’nın yaptığı güncellemeleri artık takip etmekte zorlandıklarını belirten Akdoğan “Reel ekonomiyle tutarlı olmayan bir programın içerisindeler. Sadece rakamlarla hoş görünmek için bir çalışma gerçekleştirirseniz bunun toplumda gerçek yaşayan ekonomide, vatandaşın alım gücünde bir karşılığının olmadığını zaten göreceksiniz. Vatandaşa soralım bu ekonomik program neden tutmuyor diye. Program, Türk milleti için değil, Londra bankerleri için çalışıyor, New York bankerleri için çalışıyor, Dubai bankerleri çalışıyor. Biz dışarıya karşı öz yurdumuzda garip haline gelmiş bir durumdayız. Yani vatandaşın gerçekliği varken siz eli kanlı bir terörist başına statü aramanın peşindesiniz Cumhur İttifakı olarak. Alım gücü, yokluk, yoksulluk ortadayken yurt dışından gelecek olan kaynağı belirsiz paralara varlık barışı getirmenin derdindesiniz. O zaman yani Türk milletinin, Türk insanının, bizim yurttaşlarımızın hakkını kim savunacak? Bizim hükümetimiz savunmayacak mı?” dedi. “TÜRK MİLLETİ AÇLIKLA SEFALET ARASINA SIKIŞTIRILMIŞTIR” Genel başkan yardımcısı sonrası konuşan İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın ise Türk milletinin şu anda açlıkla sefalet, yoksulluk arasına sıkıştırılmış durumda olduğunu belirterek; “Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi enflasyon. Biz parti olarak bunu yıllardır söylüyoruz. Enflasyonla mücadele sadece bir enstrümanla olmuyor. Yani para politikalarıyla olmuyor. Evet para politikaları bir tanesi ama bunu destekleyici iki ayrı temel daha var. Tasarruf tedbirleri ve yapısal reformlar. Para politikası tamam faizle müdahale ediyorsunuz. Bu yetmiyor. Ama tasarruf tedbiri var mı? Yok. Hiçbir konuda yok. Dolayısıyla bu şekilde enflasyonu kontrol etmemiz mümkün değil. Bunu biz açıklıkla söylüyoruz. Bu ekonomi programınız yanlıştır ve sınıfta kalmıştır. Milleti açlığa sürüklemiştir. Ve ne olursunuz şunu yapın ki vatandaşımızın durumu düzeltecek tasarruf tedbirleri gerçekleştirin. Saraydan başlayın buna da. Ondan sonra da bütün bakanlıklara, bütün devlet kurumlarında tasarruf tedbirlerini uygulayın. Yapısal reformları yapmadılar ve onun için de bize gerçek yatırım yani istihdam sağlayacak, vergi verecek, yani devlete katkı sağlayacak yatırım gelmiyor.” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Atalay Edirne’den Yunanistan’a Seslendi; “Aklınızı Başınıza Alın” Haber

Atalay Edirne’den Yunanistan’a Seslendi; “Aklınızı Başınıza Alın”

Edirne’de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları kapsamında Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen mitingde konuşma yaptı. Miting, kortejin caddeye girmesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Satuk Buğra Kavuncu, CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Lalapaşa Belediye Başkanı Zafer Sezgin Geldi, sendika başkanları, işçiler ve vatandaşların katıldığı mitingde konuşan Atalay, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Geçinmenin her geçen gün zorlaştığını söyleyen Atalay; “Her sabah yeni zamlarla uyanmakta, emeğimizin karşılığının eridiğini görmekteyiz. Hayat pahalılığı dayanılmaz bir noktaya ulaştı. Ücretler aynı hızla artmamakta, alım gücü düşmekte. Eskiden işsiz olan yoksul sayılırdı, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele ediyor” ifadelerini kullandı. Atalay, ücretlilerin düzenlenen gelir vergisi tarifesinin ilk diliminin 2026 yılı için 190 bin TL belirlendiğini ifade ederken; “Geçmiş yıllarda yılın son aylarında ikinci vergi dilimine girmeyen birçok işçi, günümüzde Nisan ayında ikinci vergi dilimine giriyor. İşçi de yılda 12 ay çalışıyor, ortalama 2 ayını vergiye veriyor. Bu dayanılacak bir vergi düzenlemesi değil. Onun için ülkeyi yönetenler; bu ülkenin çalışanlarının bir an evvel vergiyle ilgili yeni düzenlemeye ihtiyacı var. Dayanma gücümüz kalmadı” dedi. “YASAL DÜZENLEMEYE İHTİYAÇ VAR” Örgütlenmede yaşanan problemlere dikkat çeken Atalay; “Bu ülkede 18 milyon çalışan var. Yüzde 14’ü örgütlü. Bu durum, bu ülkede 2026 yılında kabul edilebilir bir durum değil. Örgütlendiğin zaman patronların büyük bir bölümü kapının önüne koyuyor. Sendika mücadelesi 7 sene sürüyor. Dava Edirne’deyse patron mahkemeyi Elazığ’da açıyor. Bu olumsuz 3 sene de öyle devam ediyor. Bu durum kabul edilebilir değil. Bu ülkede işçi, emekçiyle ilgili yasal düzenlemeye ihtiyaç var” sözlerine yer verdi. “AMERİKA’YA İSRAİL’E LANET OLSUN” Atalay, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan savaşların yalnızca sınırları değil, hayatları da derinden etkilediğini belirterek; “Gazze'de süren yıkım, İran çevresi, tırmanan çatışmalar, milyonca insanı yerinden etmekte, emeği yok sayan bir zemin sonuçlarını ortaya çıkmaktadır. Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Göç etmek zorunda kalan milyonlarca güvensiz koşullarda yaşam mücadelesi veren bu kardeşlerimiz, özellikle 168 tane kız çocuğunu hiç günahı olmadan bombalayanlara lanet olsun. Amerika'ya, İsrail'e onun başındaki Netenyahu’ya lanet olsun” dedi. Kısa sıra önce 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlandığını hatırlatan Atalay; “Ülkemizde çocukların yeri okuldur. Ancak derinleşen yoksulluk ne yazık ki birçok çocuğu çalışma hayatına itmekte. Oysa parkta oynaması, arkadaşlarıyla koşup yürümesi gereken çocuklar, bugün çalışmaktadır. Çocuklar, hayatlarının başında ağır sorumluluklar üstlenmekte, hayallerini, umutlarını, çocukluklarını kaybetmekte. İş kazasında geçen sene yanlış ölen çocuk sayısı 94, son 10 senede 900 tane çocuk can verdi. Bunlar bizim çocuklarımız” ifadelerine yer verdi. “ZARARLI ÇIKARSINIZ” Atalay, Yunanistan yetkililerin 2 günde bir açıklama yaptıklarını belirterek; “Diyorlar ki Kıbrıs bizim. Diyorlar ki Fransa yanımızda, İsrail yanımızda, Amerika yanımızda. Bizim onlarla ilgili sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Ben Edirne'den, Türkiye’den sesleniyorum. Aklınızı başınıza alın. Bizim sizinle bir işimiz yok. Toprağınızla işimiz yok. Bayrağımıza göz dikmeyin. Ülkemize göz dikmeyin. Sonra zararlı çıkarsınız, haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz” diye konuştu. Atalay’ın konuşmasının ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladılar. Konuşmaların ardından miting sona erdi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

“Son Yılların En Durgun Bayramını Yaşıyoruz” Haber

“Son Yılların En Durgun Bayramını Yaşıyoruz”

Edirne’de tarihi Ali Paşa Çarşısı Dernek Başkanı Yılmaz Sanış, Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala çarşıdaki alışveriş ile ilgili konuştu. Sanış, bu yıl Ramazan Bayramı için vatandaşların alışveriş yapamadığına dikkat çekerken; önceki yıllara göre alışverişte yüzde 60-70 oranında düşüş yaşandığını söyledi. Esnafın kötü bir bayram geçirdiğini belirten Sanış, alışverişteki düşüşün özellikle hayat pahalılığı nedeniyle yaşandığını ifade etti. “BAYRAM ALIŞVERİŞİ YOK” Sanış, bayram alışverişinin yok denecek kadar az olduğunu belirterek; “Sadece Ali Paşa Çarşısı için değil, ticaret yaptığımız için tüm Türkiye’de toptancılarla konuşuyoruz; bayram alışverişi yok. Beklentilerin çok altında. Önümüzde 3-4 gün var ama görünen köy kılavuz istemez. Bayram hareketi çok fazla olmayacak” ifadelerini kullandı. “İNANILMAZ DERECEDE HAYAT PAHALILIĞI VAR” Ramazan Bayramı öncesi alışverişte yaşanan düşmenin nedenlerini açıklayan Sanış; “Bunun altında yatan sebepler; öncelikle inanılmaz derecede hayat pahalılığı var. Ayrıca mevsimsel bir geçiş var. Bunlarla birlikte bir savaş var. 1 litre mazotun 66 TL olması A’dan Z’ye her şeyi etkiliyor. Son yılların en durgun bayramını yaşıyoruz. Eskiden bayrama 15 gün kala insanlar önce çocuklarına, sonra eşlerine, en son kendilerine alışveriş yapıyorlardı. Bu bayram insanlar çok zorlanarak bir şey almaya çalışıyorlar. Örneğin; eskiden bir emekli torunlarını getirip bayram için giydirebiliyordu. Bu dönemde torununu giydirmeyi bırakın, kendisine alacağı bir şey yok. Emekli maaşları düştüğü için kendilerine bir şey alamıyorlar” dedi. “ESNAF BAYRAM ALIŞVERİŞİ DEĞİL, SİFTAH YAPMA PEŞİNDE” Sanış, esnafın kötü bir bayram geçirdiğini ifade ederek; “Kötü bir bayram geçiriyoruz. Esnafın senede 2 tane düğünü vardır; biri Ramazan, diğeri Kurban bayramları. Esnaf bayramları bekler ve ilk bayram olan Ramazan, Kurban Bayramı’na göre çok daha iyi geçer. Ramazan Bayramı, son 1-2 yıldır düşüşteydi ama bu sene bayağı kötü geçiyor. Daha önceki bayramlara göre yüzde 60-70’lik düşüş var. Esnaf bayram alışverişi değil, siftah yapma peşinde. Bayrama 3-4 gün var ama eskiden bayram, Ramazan’ın 15’inden sonra başlıyordu. Ramazan’ın 15’inden sonra bu çarşılar gece açılıyordu. Şu anda gece açmayı bırakın, gündüz erkenden kapanıyor. İş yok, insanlar yok, insanlarda alım gücü yok. Allah herkesin yardımcısı olsun. Tüm İslam aleminin ve Edirne’nin Ramazan Bayramı’nı kutlarım” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası Haber

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası

‎‎Edirne Emekliler Derneği, Ramazan ayı nedeniyle düzenlediği iftar yemeğinde bir araya geldi. ‎‎Dernek Başkanı Ahmet Ziya Yaz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve dernek üyelerinin katıldığı iftar yemeğinde emeklilerin iftar menüsü dikkat çekti. İftar menüsünde tarhana çorbası, patates yemeği, zeytin, ekmek, turşu ve su yer aldı. ‎‎Oruçların açılmasının ardından konuşma yapan Başkan Yaz, emeklinin iftarda eti unuttuğunu söylerken; "Yeter artık. Gösterişli zengin sofralarla boy boy gösteri yapan iktidar ve iktidarın yerel yöneticileri emeklilerin iftar sofrasını göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Ocak ayından bu yana emekli maaşlarında 4 bin liraya yakın erime olup alım gücü günden güne zorlaşmaktadır. Enflasyon yükselmesine engel olamayan iktidar, savaşı bahane ederek önümüzdeki günlerde refaha ereceğimizi müjdeliyor, buna da biz emeklilerin inanmasını bekliyorlar. İktidar en son yaptığı açıklamada zam yapılmayan ve gündemde kaldırılması söylemini oluşturdukları bayram ikramiyelerinin maaşlarla birlikte erken ödenmesini bir lütuf, bir müjde olarak sunarak emeklinin aklı ile dalga geçiyor" ifadelerini kullandı. ‎‎Yaz, gerçek müjde için ortada somut bir iyileştirmenin olması gerektiğini belirterek; "Prim ödeme gün sayısına göre yaratılan maaşlardaki adaletsizlik giderilmelidir. Emekli memur ve diğer çalışanların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi, enflasyon karşısında erimeyen insanca yaşayabilecek bir taban ücret belirlenmelidir. Bunun için kaynak bulma zorlama açıklaması yapan yöneticilerimiz, hem iftar sofralarına, hem de faiz ödemelerine 3 trilyon parayı bütçeden ayırabiliyor, savurganlığa devam ediyorlar. Yeter artık emeklileri güçsüz gördüğünüz. Unutmayın ki biz 17 milyon emekliyiz ve son sözü biz söyleyeceğiz" dedi. ‎ ‎Emeklilerin iftar sofrası kurmakta zorlandığına dikkat çeken Yaz; "Mecliste iktidarın grup sözcüsü 'Biz de bundan sonra peynir ekmekle iftarımızı açarız' deyip sofrasına peyniri bile koyamayan emeklilerimizle alay etmiştir. Özellikle yıllarca çalışıp ülkesine hizmet etmiş emekliler iftar sofrasını kurmakta zorlanırken şimdi de zam yapmadan verdiğiniz ikramiyelerle savaş bahane edilerek yapılan gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle bayram sofrasını da kurmakta zorlanmaktadır. Ülkemizde adil olmayan paylaşım 14 milyon insanın sosyal yardımlarla yaşamasına neden olmaktadır. Bizler sizden sosyal yardım, nafaka ya da bağış istemiyoruz. Hakkımız olan seyyanen zamların ödenmesini, torunlarımızdan, çocuklarımızdan utanmadan insanca yaşamak istiyoruz. ‎İftar ve bayram sofralarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Bir toplumda emeği ile geçinenlerin yüzü gülmüyorsa, o toplumun huzuru eksiktir" sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de Ramazanın Gözdesi Güllaç 500 TL Oldu Haber

Edirne’de Ramazanın Gözdesi Güllaç 500 TL Oldu

Ramazan ayının ilk günüyle birlikte Edirne’de tatlı tezgâhlarında beklenen hareketlilik yaşanmadı. Özellikle Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan güllaçta yaşanan fiyat artışı, vatandaşın alım gücünü bir kez daha gündeme getirdi. Edirne’de yaklaşık 28 yıldır baklavacılık yapan İbrahim Halil Özer, bu yıl güllacın kilosunun 500 TL’ye yükseldiğini belirterek, ekonomik şartlar nedeniyle vatandaşın tatlı alışverişini ertelemek zorunda kaldığını söyledi. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ DÜŞÜK” Özer, güllacın geçen yıla göre büyük oranda zamlandığını belirterek, “Geçen yıl güllacın kilosunu 300 TL’den satıyorduk. Bu yıl 500 TL’ye satıyoruz. Cevizli güllaç 400-500 TL arasında değişiyor. Fıstıklı güllaç ise 700-800 TL’den kadar çıkıyor. Ancak şu an vatandaşın alım gücü çok düşük. Türk vatandaşlarımız pek alışveriş yapamıyor. Ekonomi çok zor durumda” dedi. BAKLAVA FİYATLARI DA DİKKAT ÇEKTİ Baklava fiyatlarında da artış yaşandığını dile getiren Özer, “Geçen yıl cevizli baklavayı 300-350 TL’den satıyorduk, bu yıl 400 TL’ye çıktı. Fıstıklı baklava 800 TL, fıstık sarması bin 200 TL, kare baklava 700 TL, kuru baklava 800 TL, Antep baklavası ise bin TL’den satılıyor” diye konuştu. “PARAYI TATLIYA VERSE EVİNE EKMEK GÖTÜREMEZ” Ramazan ve yaklaşan bayram için beklentilerinin düşük olduğunu ifade eden Özer, eski bayram heyecanının kalmadığını vurguladı. “28 yıldır buradayım, ilk defa bu kadar kötü bir dönem yaşıyoruz. İnsanlar 400-500 TL’yi baklavaya verirse evine ekmek götüremiyor” diyen Özer, satışların büyük ölçüde yabancı müşteriler sayesinde ayakta kaldığını söyledi. “YABANCI MÜŞTERİYLE AYAKTA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ” Özer, “Şu anda Bulgar, Yunan ve Bosnalı müşterilerle ayakta durmaya çalışıyoruz. Kendi vatandaşımız maalesef baklava yiyemiyor. Bu bizi çok üzüyor” ifadelerini kullandı. MERT ERİŞKİN

“Halk Kasap Satışlarımızı Etkilemedi” Haber

“Halk Kasap Satışlarımızı Etkilemedi”

Edirne’de artan maliyetler ve yükselen et fiyatları, kasap esnafının işlerini etkilerken, Edirne Belediyesi’nin dar gelirli vatandaşlara yönelik başlattığı “Halk Kasap” uygulamasının esnaf üzerindeki etkisi merak konusu oldu. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan kasap esnafı Ahmet Öztürk, uygulamanın satışlarda kayda değer bir düşüşe neden olmadığını ifade etti. “Halk Kasap” uygulamasının amacının dar gelirli ailelere destek olmak olduğunu belirten Öztürk, bu nedenle esnafla doğrudan bir rekabet oluşturmadığını savundu. Uygulamanın günlük bir satış kotası bulunduğunu hatırlatan Öztürk, kişi başı 2 kilogram et alma hakkı tanındığını ve bu sayede daha fazla vatandaşın faydalanmasının hedeflendiğini söyledi. “İŞ OLUYOR AMA ESKİSİ GİBİ DEĞİL” Son dönemde işlerin genel olarak durgun seyrettiğini dile getiren Öztürk, et fiyatlarındaki artışa da dikkat çekti. Güncel fiyatlar hakkında bilgi veren Öztürk, dana kıymanın 850 liraya, dana kuşbaşının 900 liraya, dana bonfilenin ise bin 400 liraya yükseldiğini belirtti. Fiyatlardaki artışa rağmen satışların tamamen durmadığını vurgulayan Öztürk, “Tabi ki iş oluyor ama eskisi gibi değil. Alım gücü düştüğü için vatandaş daha temkinli davranıyor” dedi. HER KASABIN SABİT MÜŞTERİSİ VAR Kasap esnafının yıllardır oluşmuş bir müşteri portföyüne sahip olduğuna dikkat çeken Ahmet Öztürk, “Her kasabın sabit müşterisi var. Bu yüzden bizim satışlarımızda ‘Halk Kasap’ nedeniyle bir düşüş söz konusu değil. Bizim işimiz her zaman oluyor” diye konuştu. HİLAL PEKER

‎ODTÜ Mezunu Esnaftan Bilinçli Tarım Mesajı Haber

‎ODTÜ Mezunu Esnaftan Bilinçli Tarım Mesajı

‎Edirne’de her hafta kurulan Emek Pazarı, doğal ve yerel ürünleriyle vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor. Pazarda tezgah açan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu Ahmet Tüzel ise hem üretim hikayesi, hem de bilinçli tarım konusundaki açıklamalarıyla dikkat çekti. ‎ODTÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nün 1986 mezunu olan 65 yaşındaki Ahmet Tüzel, yaklaşık 40 yıldır Edirne’de esnaflık yaptığını belirterek, hafta içi kırtasiye dükkanında çalıştığını, hafta sonları ise Emek Pazarı’nda tezgah açtığını söyledi. ‎Pandemi sürecinin ardından üretime destek olmak amacıyla Eskikadın köyünde tarımsal üretime başladığını ifade eden Tüzel, mevsimine uygun ürünler yetiştirdiğini dile getirdi. ‎“ALIM GÜCÜ AZ, FİYATLARI UYGUN TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ” ‎Tüzel konuşmasında şunları söyledi; “Orta Doğu Teknik Üniversitesi 1986 yılı Fen Fakültesi Kimya mezunuyum. 65 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır Edirne’de esnaflık yapıyorum. Hafta içi kırtasiyedeyim, hafta sonu ise pazarda tezgâh açıyorum. Pandemiden sonra üretime destek olmak adına Eskikadın köyünde üretim yapmaya başladım. Genelde mevsim sebze ve meyveleri yetiştiriyorum. Şu an pırasa, lahana, ıspanak, marul ve gezen tavuk ürünleri revaçta. Tezgâha ilgi çok güzel, bu da yaptığımız işin doğru ve kaliteli olduğunu gösteriyor. Vatandaşın alım gücü az, biz de fiyatları mümkün olduğunca uygun tutmaya çalışıyoruz.” ‎“TALEP AZ, BİLİNÇLİ TARIM YAPILMIYOR” ‎Bilinçli tarımın önemine özellikle vurgu yapan Tüzel, toprağın korunmadan sağlıklı ve lezzetli ürün elde edilemeyeceğini belirterek; “İnsanlığın geleceği tarımda ancak talep az, bilinçli tarım yapılmıyor. Bizim sattığımız ürünler lezzetlidir çünkü bilinçli tarım yapmaya çalışıyoruz. Toprağımızı koruyoruz, onu organik gübrelerle besliyoruz. Amerika’da topraktaki organik madde oranı yüzde 5, Avrupa’da yüzde 3, Türkiye’de ise yüzde 0. Orada yüzde 3’ün altına düştüğü zaman ekime izin vermiyorlar, önce toprağını düzeltmesini istiyorlar. Ama bizde öyle bir şey yok” diye konuştu. ‎Öğrenmenin hayat boyu devam ettiğini vurgulayan Ahmet Tüzel, tarıma daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirterek, “Öğrenecek o kadar şey var ki aslında. 65 yaşındayım, hala yeni şeyler öğreniyorum. Tarıma gereken önemi mutlaka vermemiz gerekiyor” dedi. ‎HİLAL PEKER

CHP’li Akgüngör Miting Sonrası Sahada Haber

CHP’li Akgüngör Miting Sonrası Sahada

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Edirne mitingi sonrası CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, kentin en işlek noktalarından biri olan Saraçlar Caddesi’nde esnafla bir araya geldi. Akgüngör, iş yerlerini tek tek gezerek esnafın miting değerlendirmelerini aldı, yaşanan ekonomik sorunlar ve beklentiler hakkında görüş alışverişinde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaret sırasında esnafa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Edirne mitinginde yaptığı ciğer, altın ve buğday hesabının yer aldığı afişler de dağıtıldı. Afişlerde, vatandaşın alım gücündeki değişim ve ekonomik koşullar somut örnekler üzerinden anlatılırken, esnafın dikkatini çeken değerlendirmeler paylaşıldı. “AK PARTİ HÜKÜMETİNİ SAHAYA BEKLİYORUZ” Akgüngör, “Bugün Saraçlar Caddesi’ndeki esnafımızı ziyaret ediyoruz. Bildiğiniz gibi Edirne’de çok güçlü bir miting gerçekleştirdik. Esnafımızın bu mitingte katkısı ve desteği çok büyüktü. Hem gösterdikleri anlayış hem de katkıları için kendilerine teşekkür etmek istedik. Zaten esnafımızı belli aralıklarla ziyaret ediyoruz. Onlarla bağımızı hiçbir zaman koparmıyoruz. Sahadayız, geziyoruz, dinliyoruz. Esnafımız için yapabileceğimiz bir şey varsa bunları not alıyoruz. Şu an aktif olarak çalışıyoruz ve aynı zamanda AK Parti hükümetini de sahaya inmeye davet ediyoruz” dedi. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ AZALDI” Esnafın sorunlarının benzer olduğunu belirten Akgüngör, “Gittiğimiz her iş kolunda benzer şikâyetlerle karşılaşıyoruz. Esnafımız, alışverişlerin azaldığını, eski cirolarını yakalayamadıklarını ve vatandaşın alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü söylüyor. Az önce bir kuyumcu esnafımızı ziyaret ettik. Orada da aynı tabloyla karşılaştık. Örneğin, 2002 yılında bir emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alınabilirken, 2025 yılında en düşük emekli maaşıyla ancak 1,5 çeyrek altın alınabiliyor. Aradaki 6,5 çeyrek altının nereye gittiği sorusu ister istemez insanların aklına geliyor. Vatandaşlarımızın alım gücü maalesef ciddi şekilde azalmış durumda. Bu durum önce halkı, ardından da tüm iş kollarını ve esnafımızı doğrudan etkiliyor. Karşılaştığımız tablo maalesef bu” ifadelerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.