Hava Durumu

#Çeltik

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çeltik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çeltik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var Haber

Edirne Belediyesi Nohutta Başarıya Ulaştı, Sırada Mercimek Var

Edirne Belediyesi tarafından, tarımda alternatif ürünler üretilmesi için belediyeye ait arazilerin bir kısmına geçen yıl nohut ekimi denemeleri yapılmıştı. Yapılan deneme ekimlerinde başarıya ulaşılarak, üretilen nohutlar paketlenerek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere yardım kolilerine konuldu. Edirne’de yetişen buğday, ayçiçeği ve çeltik gibi ürünlerden hem daha az maliyetli hem kuraklığa dayanıklı hem de daha iyi gelir getiren nohuttaki başarı, Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün yeni arayışlara girmelerine sebep oldu. Yeni dönemde Karaağaç’ta bulunan araziye mercimek için deneme ekimleri yapılacağını belirten Edirne Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürü Egemen Ilgın; “Edirne Belediyesi olarak geçen yıl bölgemizde uzun süredir çok yoğun bir şekilde ekimi yapılmayan nohut ekimini kendi tarlalarımızda yaparak çiftçilerimizin de nohut üretimini nohut hasadını tecrübe etmesini sağlamayı hedeflemiştik. Belediyemize ait Yıldırım mevkiindeki arazilerde nohut üretimimizi gerçekleştirdik. Ekiminden bakımına ve hasat sürecine kadar çiftçilerimiz de gelerek tarlalarımızda gözlemlediler. Hem şehir içi olması da büyük bir avantaj oldu. Bölgemiz adına güzel bir üretim sezonu geçirdik. Bölgemizde kuraklık son yıllarda had safhada. Ayçiçeğinden istediğimiz verimliliği sağlayamıyoruz, buğdaydan arpadan sağlayamıyoruz. Alternatif ürünlere yönelmek istiyoruz” dedi. “TOHUM DESTEĞİ BAŞVURULARI BAŞLADI” Nohutta üreticiye tohum desteği vereceklerini söyleyen Ilgın; “Bizim nohut çeşidimiz gerçekten oldukça verimli ve lezzetli bir çeşitti. Üreticilerimiz bunun tohumundan talep ettiler. Biz de çiftçilerimize tohum desteği sağlayacağımızı söyledik. Başvurulara almaya başladık. Objektif kriterlerle çiftçilerimizin başvuruları değerlendiriliyor ve bu yıl Edirne'de geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla nohut ekilecek. Nohut üretiminde Türkiye ithalatçı pozisyonda. Türkiye'nin ürettiği nohut Türkiye'nin ihtiyacına yetmiyor. Edirne özeline baktığımız zamanda da Edirne'nin yetiştirdiği nohut miktarı Edirne'nin ihtiyaç duyduğu nohut miktarına cevap veremiyor. Dolayısıyla bizim zaten nohut ekmemiz gerekiyor. Baktığınız zaman ithalatla Meksika'dan ve başka ülkelerden nohut ithal edildiğini görüyoruz. Dövizimiz de dışarı çıkıyor ve nohudun maliyeti buğday ve arpaya göre yetiştirme maliyeti daha düşük. Bu nedenle çiftçilerimizde bir yönelme var. Başvuruları aldık. Bu yıl onlara her türlü teknik desteği de sağlayacağız. Umuyorum ki, çiftçilerimiz de nohut üretiminden istedikleri verimi ve tabii istedikleri maddi geliri sağladıktan sonra bir sonraki yıl daha fazla ekeceklerdir. Bu şekilde Edirne bakliyat üretiminde önemli bir konuma geleceğini düşünüyorum. Şu an başvuru alıyoruz. Amacımız her başvuranın ihtiyacına cevap verebilmek. Bizim tahminimizce yüz üreticiye kadar destek verilecek” diye konuştu. “NOHUTTA MALİYET AZ KAZANÇ ÇOK” Kuraklığa da son derece dayanıklı olan nohutta maliyetin az kazancın fazla olduğunu söyleyen Ilgın; “Bugün buğday ve ayçiçeği hem verim anlamında geçmiş yıllara göre düşük kalıyor hem maliyetleri fazla. Nohut üretimi hem bölgemizde hem Türkiye'de az. Bunun yanında ilaç maliyeti ve gübre maliyeti çok daha az. İşçiliği yok denecek kadar az. Ot mücadelesi ilaçlamayla yapılıyor. Çapaya falan gerek duyulmuyor. Amacımız, en düşük birim alandan en yüksek kazancı sağlamak. O nedenle yönlendirme yapıyoruz. Hasat sonrası pazar konusunda da sıkıntı yaşanmayacak. Zaten Edirne'nin üretimi ihtiyaca cevap veremiyor. Dolayısıyla bir açık var. Pazarlamada bir sıkıntı olmayacak. Bir sıkıntı yaşadığı nokta da Edirne Belediyesi her zaman üreticinin yanında. Bunu Belediye Başkanımızla da paylaştığımızda gerekli satış ağı konusunda da destekler sağlanacaktır. Böyle bir ağ da var ve biz de bu ağın içindeyiz. Endişe duymasınlar. Bakliyat anlamında kendilerine satış konusunda da her türlü desteği vereceğiz” ifadelerini kullandı. “SIRADA MERCİMEK VAR” Nohutta ulaşılan başarının kendilerini mercimek için deneme yapmaya ittiğini ifade eden Ilgın; “Bu yıl nohut üretiminde istediğimiz başarıyı sağladığımız için ve Edirne'nin alternatif ürünlere yönelmesini arzuladığımız için mercimek için çiftçilerimizle görüştük. Daha önceki yıllarda bölgemizde mercimek ekilmiş. Bunu da Edirne Belediyesi ilk olarak başlatacak. Bu yıl Karaağaç bölgemizdeki tarlamıza mercimeğimizi ekeceğiz. Hep birlikte göreceğiz. İlaçlamasını birlikte yapacağız. Ot mücadelesini birlikte yapacağız. Birlikte hasadını yapacağız. Hedefimiz bunun da döneminden 100-150 kilo arası bir verim elde edebilmek. Bu ürünleri Edirne’ye yerleştirdiğimizde İstanbul gibi bir pazara da yakınlığımız var. Bunlar hep ileriye dönük. Daha da iyi tartışılabilir, geliştirilebilir. Paketleme ağı oluşturulabilir. Burada işleme tesisi oluşturulabilir. Büyük firmalarla konuşulabilir. Yani belki geleceğe dönük bir ışık yakmak adına kıymetli girişimler olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

AB Coğrafi İşaretiyle Tescillenen İpsala Pirincinin Marka Değeri Artacak Haber

AB Coğrafi İşaretiyle Tescillenen İpsala Pirincinin Marka Değeri Artacak

Sezer, kentin önemli değerlerinden İpsala pirincinin AB coğrafi işaret tescili almasından dolayı büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Edirne'nin önemli bir çeltik (pirinç) üretim merkezi olduğunu vurgulayan Sezer, "Edirne, Türkiye'deki pirinç üretiminin yaklaşık yüzde 50'sini karşılıyor, İpsala'da da bu üretimin yüzde 25'i yapılıyor. Türkiye'de sofraya konulan her 4 pilav tabağından birinin pirinci İpsala'da üretiliyor." dedi. Edirne ve İpsala'da üretilen pirinçlerin lezzet ve kalite olarak özel olduğunu dile getiren Sezer, AB coğrafi işareti alınmasıyla önemli bir adım atıldığını ifade etti. İpsala pirincinin tanınırlığının artırılması için çalışmaların süreceğini aktaran Sezer, şunları kaydetti: "Biz pirincin marka değerinin artırılması için çalışmalar yapıyorduk, uluslararası alanda AB tarafından tescili oldu. İlimize hayırlı olsun. İpsala pirinci hak ettiği değeri buluyor, daha da değerini bulacak. Bu başarı, 'İpsala pirinci dünyada bir inci' sloganına yakıştı. Üreticilerimizin sarf ettikleri emeğe yakıştı. Tarihi olarak sahip çıkılan bir değer. Dünyada en iyi çeltik üretiminin yapıldığı alanlardan birisi. Teknik olarak çok iyi üretim yapılıyor. Dönümünde 1 tondan fazla ürün alınıyor. Edirne çeltik üretimini seviyor. Hak ettiği bir değerdi bu ve hak edilen bir karar oldu."

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor Haber

Edirne'de Devlet Desteğiyle Yaygınlaşan Meyve Bahçeleri Çiftçilere Alternatif Gelir Kaynağı Oluyor

Türkiye'nin önde gelen çeltik, ayçiçeği, buğday ve kanola üretim merkezlerinden Edirne'de çiftçiler, üretimi çeşitlendirmek ve yeni gelir kaynakları oluşturmak amacıyla devlet desteğiyle 21 yıl önce meyve yetiştiriciliğine yöneldi. Bu kapsamda, özellikle Havsa ilçesi başta olmak üzere il genelinde binlerce armut ve elma fidanı toprakla buluşturuldu. Zaman içinde büyüyen ve meyve vermeye başlayan ağaçlar, verimi ve getirisiyle üreticisinin yüzünü güldürdü. Adı meyvecilikle anılmaya başlanan Havsa'nın Kuzucu köyündeki çiftçiler, ürünlerini sağlıklı şekilde saklamak ve kış aylarında da satışını gerçekleştirebilmek için yine devlet desteğiyle soğuk hava deposu kurdu. Yaklaşık 1000 dekar meyve bahçesinin bulunduğu kentte, çiftçiler gençlerin tarıma yönelmesi ve devlet teşvikleriyle üretim alanlarını daha da genişletmeyi hedefliyor. Havsa Meyve Üreticileri Birliği Başkanı İsmail Girgin, yoğunlukla armut ve elma olmak üzere çeşitli meyveleri yetiştirdiklerini söyledi. Meyveciliğin küçük alanlardan yüksek gelir imkanı sunduğunu belirten Girgin, "2004 yılında Valilik projesiyle başladık ve üretime devam ediyoruz. Çok küçük arazilerden yüksek gelir elde edildiğini gördük. İlk olarak 3'er dönümle başladık, gelir elde edildiğini görünce daha sonra bahçeleri büyüttük." dedi. Girgin, zor ve zahmetli olan meyveciliğin diğer tarım ürünlerine göre yüksek getirisiyle öne çıktığını vurguladı. Üreticilerin bir araya gelmesiyle kurulan soğuk hava deposunda ürünlerinin değerini daha da artırdıklarını anlatan Girgin, şunları kaydetti: "İlk yıllarda hasat ettiğimiz ürünleri pazarda satabiliyorduk ancak verim arttıkça bunları hasat döneminde satma şansımızın olmadığını gördük. İlk başlarda Kırcasalih Belediyesinin buzhanesini 4 yıl kiraladık. Orası da yetersiz kalınca 24 üretici birleşip İl Özel İdaresi ve Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle 1000 tonluk bir depo yapmayı başardık. Örneğin ürün hasat zamanı 3 lira ise yılbaşından sonra fiyatı 5 liranın üzerine çıkıyor. Böylece daha yüksek gelir elde ediyoruz." Üretici Selami Kılıçarslan ise bu yıl armut ve elmada verimin iyi olduğunu, diğer meyvelerde ise don nedeniyle verimin düştüğünü ifade etti. Meyveciliği tarımla ilgilenen herkese tavsiye eden Kılıçarslan, "Bu işi yapmaya gönüllü olan ve çalışmayı sevenlere meyveciliği tavsiye ederim. Çeltik, buğday ve ayçiçeği gibi ürünleri yıllarca ürettim. Şu anda meyvecilik yapıyorum. Meyveciliğin geliri diğerlerine göre çok yüksek." diye konuştu. Kenan Kırça da 2 dönümlük armut bahçesinden bu yıl 5 ton ürün almayı hedeflediğini belirtti. Meyve fidanının dikildikten 3-4 yıl sonra verim vermeye başladığını dile getiren Kırça, "Rahmetli Valimiz Fahri Yücel'in projesiyle bu işe yönelmiştik. Günümüzde de üretime devam ediyorum. Üretici arkadaşlarımız gerekli zirai destekleri alarak bu işi yaparsalar başarılı olurlar. Eğer sulama imkanları varsa ve pazarlama sorunu yoksa meyvecilik karlı bir iş." dedi. Hüseyin Öztürk de karlı bir iş olan meyveciliğe gençlerin yönlendirilmesi ve üretimin artırılması gerektiğini belirtti.

Vali Sezer: “Edirne Tarımda Marka Şehir Olacak” Haber

Vali Sezer: “Edirne Tarımda Marka Şehir Olacak”

İpsala’da bu yıl 24’üncüsü düzenlenen Çeltik Festivali ve Tarım Fuarı, Edirne Valisi Yunus Sezer’in güçlü liderliği ve vizyoner mesajlarıyla ön plana çıktı. Bölgedeki üreticilerin yaşadığı zorlu su krizini sahada bizzat yöneten Vali Sezer, yatırımlar ve koordinasyonla Edirne’yi tarımda yeni bir seviyeye taşıma sözü verdi. SU KRİZİNE YERİNDE MÜDAHALE, ORTAK AKIL Vali Yunus Sezer, festivalde yaptığı konuşmada, Edirne’nin tarım şehri kimliğini koruyup geliştirmek için üreticiyle yan yana, sahada çalıştıklarını söyledi. “Biz şanslı bir iliz; üreticiyle, oda başkanlarımızla, siyasi aktörlerimizle bir aileyiz. Bu ortak ruh sayesinde su krizini başarıyla yönettik” dedi. Su krizinin en yoğun hissedildiği dönemde kurulan Su Krizi Masasının, gelen suyun adil ve doğru dağıtımını sağladığını belirten Sezer “Takım elbisemi çıkarıp çizmemi giydim, üreticimizle tarlada omuz omuza mücadele verdik. Bu başarı yalnızca yönetsel değil, toplumsal bir dayanışmanın sonucudur” diye konuştu. “EDİRNE SADECE TARİHTE DEĞİL, TARIMDA DA BAŞKENT” Milletvekili Fatma Aksal, çeltikte Türkiye üretiminin yüzde 40’ını karşılayan Edirne’nin, ayçiçeği ve hayvancılık gibi alanlarda da öncü olduğunu vurguladı. “Bu bereket, üreticimizin alın teriyle geldi. Biz de desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. “PİRİNÇ BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDÜR” İpsala Belediye Başkanı Mehmet Kerman da festivale ilişkin yaptığı konuşmada, İpsala’nın “pirincin başkenti” olduğunu vurgulayarak, “Bu topraklarda yetişen her pirinç tanesi sadece bir ürün değil, kültürümüzün ve emeğimizin simgesidir. İpsala Belediyesi olarak çeltik alımları için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Üreticimizin yanındayız. Devletimizin desteğiyle bu bereket daha da büyüyecek” dedi. “VALİMİZ ÇİZMELERİYLE TARLAYA GİRDİ” İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer, konuşmasında Edirne Valisi Yunus Sezer’e özel olarak teşekkür etti. “Sayın Valimiz sadece masa başında değil, tarladaydı. Su yönetiminde adaleti sağladı. Üreticiye nefes oldu” diyen Başkan Sezer, Çakmak Barajı sayesinde artık dış kaynaklı suya ihtiyaç kalmayacağını vurguladı. Ayrıca TMO’nun çeltik piyasasında alım yapması ve ithalatın kontrol altında tutulması yönünde çağrıda bulunan Necmi Sezer, destekleme politikalarının sürdürülebilirliği için planlı üretim modeline geçilmesi gerektiğini belirtti. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Edirne'de Çeltik Hasadı Başladı Haber

Edirne'de Çeltik Hasadı Başladı

Olgunlaşma sürecinin ardından çeltik tarlalarındaki suyun çekilmesiyle üreticiler biçerdöverlerle arazilere girdi. Bu yıl yaklaşık 400 bin dekarda ekimi yapılan çeltik hasadı başladı. Üreticilerin hasat mesaisinin yaklaşık 45 gün sürmesi bekleniyor. Üyüklütatar köyünden üretici Ali Dağdelen, sezonun bereketli başladığını söyledi. İlk biçilen yerlerde rekolte ve kalitenin iyi olduğunu belirten Dağdelen, geçen sene kuraklık nedeniyle düşük seyreden verimin bu yıl daha iyi olduğunu ifade etti. Dağdelen, ekimden hasada kadar yoğun emekle çeltik yetiştirdiklerini anlatarak, şunları kaydetti: "Şu an için verim bakımından olumlu görüntü var. İnşallah taneyi alıp kuruttuktan sonra beklentimiz gerçekleşir. Bu yıl dekarda ortalama 800 kilogram ve üstü olur. Geçen yıl kuraklık nedeniyle verimlerde yüzde 20'ye yakın düşüş olmuştu. Bu yıl geçen seneye göre daha iyi olacağını düşünüyoruz. Harman sezonunda ürün alımları da hızlı olursa çeltik çiftçisi için çok iyi olur." Üretici Özcan Çetin ise bereketli bir hasat dönemi diledi. Edirne Valisi Yunus Sezer'in öncülüğünde yapılan çalışmaların çeltik üreticilerinin kuraklıktan etkilenmesini önlediğini dile getiren Çetin, "Çeltiği hasada kadar getirdik. Bu yıl çok kurak geçti ama devletimizin katkılarıyla mümkün olduğunca en az hasarla bu süreci atlattık. Mahsulümüz güzel duruyor. Verimler iyi gözüküyor. Beklentimiz TMO'nun iyi fiyat açıklaması." diye konuştu. Kuraklığa karşı alınan tedbirlerin faydasını gördüklerine değinen üretici Murat İzmir de ilk biçtiği yerde dekarda 1 tona kadar verim beklediğini belirtti.

Trakya'nın Bereketli Topraklarında Meşakkatli Çeltik Mesaisi Başladı Haber

Trakya'nın Bereketli Topraklarında Meşakkatli Çeltik Mesaisi Başladı

Yaklaşık bir ay önce tarım alanlarını traktörle süren Trakya çiftçisi, mesaisini sürdürüyor. İki hafta önce ortalama 5'er dönüm olarak tarım alanlarının etrafını 30 santimetrelik toprakla çeviren çiftçiler, daha sonra bu alanları suyla doldurdu. Üreticiler bir gün öncesinde şişmesi için suda beklettiği tohumları toprakla buluşturuyor. Kırklareli'nin Pehlivanköy ilçesinde yaklaşık 1 aydır tarım alanlarını ekim için hazırlayan çiftçiler, bugünlerde halk arasında "podya" olarak bilinen tohum atma semeriyle tohumları toprakla buluşturuyor. , Pehlivanköy'e bağlı Kuştepe köyünde yaklaşık 23 yıldır çeltik üretimi yapan ailenin yoğun mesaisini görüntüledi. Sabahın erken saatinde evlerinden traktörle tarlaya giden Tuncay (65), eşi Beyhan (64) ile oğlu Taygun Yalçın (39), bugünlerde yoğun mesai harcayan üreticiler arasında yer alıyor. Trakya'da bu yıl yaklaşık 500 dekarlık alanda ekim yapılması planlanıyor. - "Biraz ağır geliyor ama alışığız biz" Tuncay Yalçın, 23 yıldır çeltik üretimi yaptığını söyledi. Nisan ayında hazırladıkları tarlaları bugünlerde çeltik tohumuyla buluşturduklarını anlatan Yalçın, "Elle ekiyoruz. Taşımacı var. Ben kendim ekiyorum bu yerleri. Biraz ağır geliyor ama alışığız biz. Ne kadar zor da gelse mecbursun bunu atmaya. Günde zaman geliyor 10 dekar, zaman geliyor 15 dekar, yere göre ekim yapıyoruz." diye konuştu. Bölgede çeltik ekiminin yoğun olarak yapıldığını anlatan Yalçın, kazançlı bir ürün olduğunu dile getirdi. Yalçın, 40 dekar alanda çeltik üretimi yaptıklarını ifade ederek, mahsulü biçip satınca tüm yorgunluğun gittiğini sözlerine ekledi. - "Bu yıl mahsulün güzel olacağını umuyoruz" Taygun Yalçın ise gelirlerini çeltikten sağladıklarını belirtti. Bugünlerde tarım arazilerinde yoğun mesai harcadıklarını aktaran Yalçın, bu yıl yağışlar nedeniyle yerlerini hazırlamakta geciktiklerini kaydetti. Bu yıl yağışların güzel olduğuna değinen Yalçın, "İlk etapta toprağı inceltiyoruz. Toprağımızı incelttikten sonra merdane çekiyoruz, toprağı bastırıyoruz. Sonrasında ilaçlama işlemi yapıyoruz. Ardından çeltik alanımıza suyumuzu basıyoruz. Tavalarımızı doldurduktan sonra çeltik tohumumuzu önceden suda bekletiyoruz. Sabah çeltiğimizi toprakla kavuşturuyoruz." şeklinde konuştu. Tohumların yaklaşık 10 gün sonra yeşermeye başlayacağını anlatan Yalçın, ilaçlama çalışmalarının ardından ekim sonu gibi hat işlemlerinin başlayacağını bildirdi. Yalçın, bu yıl mahsulün güzel olacağını umduklarını dile getirerek, şunları söyledi: "Vallahi havalar biraz sıcak olduğu için çamurla mücadele ettiğimiz için yoruluyoruz. Biz ekmeğimizi çamurdan çıkarıyoruz, geçim kaynağımız çeltik çünkü burası su alan bölge. Büyük sel baskınları olduğu zaman burada diğer mahsuller olmuyor. Bizde bu sahalarımızı çeltik sahası olarak işliyoruz. Buğday, ayçiçeği gibi mahsul, hiçbir zaman burada yetişmiyor."

Edirne'de Kuraklık Çeltik Üretim Sürecini Tehdit Ediyor Haber

Edirne'de Kuraklık Çeltik Üretim Sürecini Tehdit Ediyor

Edirne'de geçen yıl 486 bin dekarlık alanda 391 bin 101 ton çeltik üretildi. Türkiye'deki çeltik üretiminin yüzde 38,4'ünü tek başına karşılayan kent bu rakamla birinci sırada yer aldı. İklim değişikliğinin etkilerinin derinden hissedildiği Edirne'de kuraklık nedeniyle özellikle son 2 yıldır çeltik üretim sezonunda ciddi su sıkıntısı yaşandı. Çiftçiler çeltik tarlalarına yeterli suyu ulaştırmada zorluk çekti. Geçen yıl çeltik veriminin düşmemesi için Meriç ve Tunca nehirlerinden dönüşümlü sulama tedbirleri alındı, ilave su kuyuları açıldı. Alınan önlemler sayesinde çeltikte verim kaybı en aza indirildi. Bu yıl ise çiftçilerin çeltik sezonunda sıkıntı yaşamaması için ekim sahaları, İl Kuraklık Kriz Merkezi ile İl ve İlçe Çeltik Komisyonlarınca belirlenmesi kararlaştırıldı. Kurak bir kış geçiren Edirne'de nehirlerdeki su seviyesinin düşük olması endişeye neden olurken bazı çiftçiler, çeltik tarlalarını sürüp yerine ayçiçeği ekimi yaptı. - Kurak bir dönem yaşanıyor Trakya Üniversitesi Doğal Afet Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Musa Uludağ, AA muhabirine iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda kurak bir dönemden geçildiğini söyledi. Edirne ve çevresinde kar yağışlarının azaldığını ve sıcakların arttığını anlatan Uludağ, çeltik başta olmak üzere suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde sıkıntıların baş gösterdiğini ifade etti. Suyun tarımsal üretim için hayati değer taşıdığını vurgulayan Uludağ, "Çeltik ve diğer ürünleri sulayabilmek için suyu kontrol etmemiz lazım. İklimde bir değişim var, sıcaklıklarda bir artış trendi mevcut ve yağışlarda dengesizlik var. Bazen bir yılda düşmesi gereken yağış çok kısa sürede düşüyor. Bu durum yüzeysel akışı hızlandırıyor ve suyun kullanımını sorunlu hale getiriyor." ifadelerini kullandı. - Suya olan ihtiyaç artıyor Uludağ, iklimde yaşanan olumsuzlukların yanı sıra nüfus artışıyla beraber suya olan ihtiyacın arttığına da dikkati çekti. Türkiye'nin nüfusunun 1950 yılında 20 milyon civarında olduğunu belirten Uludağ, "Bugün nüfusumuz 85 milyonu geçmiş durumda. Dolayısıyla bireysel su kullanımı, endüstriyel kullanım ve beslenme ihtiyacına bağlı olarak tarımsal su kullanımı artıyor. Bunun yanında bir de iklim krizinin etkileri olunca ciddi su krizlerini yaşamaya başladık, daha ciddilerini de ilerleyen yıllarda yaşayacağız. Burada en önemli şey suyu tasarruflu kullanmak ve suyun yönetimini sağlamak." diye konuştu. Uludağ, normal koşullarda kış ve ilkbahar aylarında Meriç ve Tunca nehirlerinin yüksek debiyle akması gerektiğini ancak son yıllarda bu durumun değiştiğini de ifade etti. Nehirlerin düşük seviyede aktığını belirten Uludağ, "Kar erimelerinin başladığı, yağışın fazla olması gereken dönemdeyiz. Ama akarsularımız olması gereken seviyede değil." dedi. - "Çeltik sulamalarında dönüşümlü sisteme geçtik" Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı ise kuraklık ve aşırı sıcakların tarımsal üretimi etkilediğini söyledi. Özellikle çeltik üretim sezonunda tarlalara suyun iletilebilmesi için önlemler alındığını dile getiren Arabacı, "Çeltik sulamalarında dönüşümlü sisteme geçtik. Nehirlerin alt bölümlerinde tarlası bulunan üreticilere can suyu gitsin diye tedbirler aldık. Valiliğimiz başkanlığında ilgili kurumlar ve muhtarlarımızla birlikte üreticilerimizin kayıp yaşamaması için çaba sarf ettik." ifadelerini kullandı. Arabacı, çeltik ekimine kısa bir süre kala nehirlerdeki su seviyesinin düşük olmasının üreticileri endişelendirdiğini dile getirdi. Çeltik tarımında sürdürülebilirliğin sulama olanaklarıyla bağlantılı olduğunu aktaran Arabacı, şöyle devam etti: "Çeltik ekim dönemine çok az bir süre kaldı. Nehir debilerimiz yine çok düşük. Suyun az olması üretimi tehdit ediyor. Suya baktığımızda maalesef bu yıl da zor geçecek gibi görünüyor. Kış boyunca nehir debilerimiz geçen yaz aylarındaki gibi düşük seviyede kaldı. O yüzden bu yıl için de risk var. Üreticilerimizi bilgilendireceğiz. Birçok üreticimiz ekiliş olmaz düşüncesiyle riskli çeltik arazilerini sürdü ayçiçeği ekme düşüncesiyle. İnşallah bu yılı da sorunsuz atlatırız." Arabacı, su sıkıntısına kalıcı çözümün sağlanması için yapımına başlanan Çömlekköy Barajı gibi projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.