Hava Durumu

#Çiftçilik

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Çiftçilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçilik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirneli Nohut Üreticisi Hem Ekiyor Hem Satıyor Haber

Edirneli Nohut Üreticisi Hem Ekiyor Hem Satıyor

Edirne’de hem çiftçilik hem de esnaflık yapan Rıdvan Arslan, kendi tarlasında yetiştirdiği nohudu doğrudan vatandaşla buluşturarak üretimden tüketime uzanan süreci tek başına yönetiyor. Doğal yöntemlere ağırlık verdiğini belirten Arslan, geçen yıl gördüğü yoğun ilgiden memnun kaldığını ve bu yıl yeniden ekim yaptığını söyledi. “TALEP ARTINCA BU YIL YENİDEN EKTİM” Edirne merasında, Hıdırağa ile Büyükdöllük köyleri arasında bulunan kendine ait tarlasında nohut üretimi gerçekleştiren Arslan, ürünlerine olan ilgiden dolayı üretimi sürdürdüğünü ifade etti. Geçtiğimiz yıl Edirnelilerin nohuda büyük ilgi gösterdiğini belirten Arslan, “Vatandaşlarımız nohudu çok sevdi. Gelen talepler doğrultusunda bu yıl tekrar ekmeye karar verdim” dedi. ÜRETİMDEN SATIŞA KENDİ YÖNETİYOR Nohut üretiminin tüm aşamalarını kendisinin üstlendiğini dile getiren Arslan; “Kendim yetiştiriyorum, kendim pazarlıyorum. Böylece ürünün kalitesini de doğrudan kontrol edebiliyorum” ifadelerini kullandı. Arslan’ın bu yöntemi, aracı maliyetlerini azaltırken tüketiciye daha uygun fiyatlı ve güvenilir ürün sunulmasına da katkı sağlıyor. DOĞAL ÜRETİME ÖZEN GÖSTERİYOR Üretim sürecinde kimyasal kullanımını minimumda tutmaya çalıştığını vurgulayan Arslan, sağlıklı ve lezzetli ürün elde etmeyi amaçladığını belirtti. “Az ilaç kullanmaya özen gösteriyorum. Doğallığı korumak bizim için önemli” diyen Arslan, bu yaklaşımın ürünün kalitesine doğrudan yansıdığını ifade etti. “ET TADINDA NOHUT” Ürettiği nohudun lezzetine de değinen Arslan, ürününün pişme kalitesiyle dikkat çektiğini söyledi. “Bizim nohutlarımız pişmesi çok güzel olan, adeta et katılmış gibi lezzet veren bir ürün. Alan vatandaşlarımız tekrar gelip arıyor” şeklinde konuştu. HİLAL PEKER

Edirne'de 96 Yaşındaki Yusuf Avcu Yaşam Enerjisiyle Örnek Oluyor Haber

Edirne'de 96 Yaşındaki Yusuf Avcu Yaşam Enerjisiyle Örnek Oluyor

Kocasinan Mahallesi'nde oğlu Şahin ve gelini Didar Avcu ile yaşayan Avcu, günlük yaşamıyla çevresindekilere örnek oluyor. Ramazan boyunca oruç tutan ve camiye giderek 5 vakit namazını aksatmayan Avcu, günlük yürüyüş ve egzersizlerini de ihmal etmiyor. Sağlıklı beslenmeyi ve düzenli yaşamı kendine ilke edinen Avcu, sağlıklı yaş almanın örneklerinden biri olarak dikkati çekiyor. Kronik rahatsızlığı bulunmayan ve ilaç kullanmayan Avcu, yaşam enerjisiyle adeta yaşlılığı kabul etmiyor. Hacca iki kez giden 6 çocuk ve 9 torun sahibi Avcu, sağlıklı olmanın sırrını düzenli yaşamda bulduğunu ifade ediyor. Zaman zaman odasındaki siyah-beyaz fotoğraflara bakarak geçmişi yad eden Avcu, hayat dolu tavırlarıyla çevresinin takdirini kazanıyor. Yusuf Avcu, Yaşlılar Haftası dolayısıyla, 1930 yılında Lalapaşa ilçesine bağlı Demirköy'de doğduğunu söyledi. Yıllarca ağır işlerde çalıştığını belirten Avcu, "Çiftçilik yaptım, taş kırdım, ağaç çıkardım, bedenimi hep çalıştırdım. Boş zamanlarımda ise avcılık yaptım. Çok hareketliydim, hep hareket ettim." dedi. Yaşlıların ve özellikle emeklilerin kenara çekilmemesi gerektiğini dile getiren Avcu, oğlu ve gelininin kendisine çok iyi baktığını anlattı. "96 yaşındayım, hayatımda tek bir gün bile karnımı şişirmedim. Az yerim, bünyeme göre tüketirim. Hiçbir öğünde çok yemek yemedim. Oğlum hep yanımdadır, gelinim de güzel yemekler yapar, Allah razı olsun onlardan. Sabah kalkınca ilk işim abdest almaktır. Namazımı kıldıktan sonra Kur'an-ı Kerim okur, tespih çekerim. Vakit gelince de camiye giderim. 12 yaşından beri namazımı ve orucumu hiç bırakmadım." 2020 yılında geçirdiği trafik kazasında kendisine otomobil çarptığını belirten Avcu, o günden bu yana koltuk değneği yardımıyla yürüdüğünü ifade etti. Hayatı boyunca sigara ve içki kullanmadığını dile getiren Avcu, sağlıklı yaşam için kötü alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. Oğlu Şahin Avcu da babasının çocuklarına ve çevresine her zaman örnek olduğunu söyledi. Babasının yaşamına, beslenmesine ve günlük rutinine büyük özen gösterdiğini anlatan Avcu, "Babam çok çalışkandır. 18 yaşında çiftçiliğe başlamış. Biz çocukken ona yetişemezdik. Babamı ayakta tutan, ona yaşam enerjisi veren, çalışmak ve doğal beslenmesidir." diye konuştu. Babasının yıllardır Kur'an-ı Kerim okuduğunu ve 5 vakit namazını aksatmadığını dile getiren Avcu, şunları kaydetti: "Sabah namazından önce kalkar, Kur'an-ı Kerim okur, namazını kılar. 96 yaşında olmasına rağmen ibadetlerini hiç bırakmadı. Kahvaltıdan önce bir kaşık bal yer, sonra bizimle kahvaltı yapar. Her sabah aynı ölçüde yer, fazla yemez. Meyvesini ihmal etmez. Akşam yatmadan önce bir kaşık zeytinyağı içer. Kış aylarında ise bir bardak süt içmeden uyumaz. Babam mahallemizin 'koca çınar'ıdır, herkese örnek olur. Çocukla çocuk, büyükle büyük olur." Gelini Didar Avcu ise kayınbabasının ibadetlerine ve düzenli yaşama bağlılığıyla örnek olduğunu, hareketli yaşam tarzıyla herkese ilham verdiğini belirtti.

Üstün, Edirne Tarımındaki Vahim Tabloyu Açıkladı Haber

Üstün, Edirne Tarımındaki Vahim Tabloyu Açıkladı

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Tarım ve Hayvancılık Komisyonu’nun, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) girişleri hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Remzi Subaş tarafından sunulan raporda, 2026 yılında Edirne ve ilçelerinden ÇKS giriş sayıları açıklandı. “KAYITLI ÇİFTÇİLERİN YAŞ ORTALAMASI 58” Subaş, raporda ÇKS giriş sayıları ve toplam tarım alanlarını açıklarken; “Edirne’nin Enez ilçesinde toplam çiftçi sayısı 922, toplam alan 97 bin 394 dekar; Havsa ilçesinde toplam çiftçi sayısı 2 bin 884, toplam alan 389 bin 1 dekar; İpsala ilçesinde toplam çiftçi sayısı 4 bin 203, toplam alan 443 bin 923 dekar; Keşan ilçesinde toplam çiftçi sayısı 4 bin 86, toplam alan 435 bin 368 dekar; Lalapaşa ilçesinde toplam çiftçi sayısı bin 325, toplam alan 195 bin 35 dekar; Meriç ilçesinde toplam çiftçi sayısı bin 890, toplam alan 159 bin 512 dekar; merkez ilçede toplam çiftçi sayısı 3 bin 685, toplam alan 539 bin 264 dekar; Süloğlu ilçesinde toplam çiftçi sayısı bin 48, toplam alan 150 bin 357 dekar; Uzunköprü ilçesinde toplam çiftçi sayısı 5 bin 54, toplam alan 495 bin 223 dekar olmak üzere il genelinde toplam çiftçi sayısı 25 bin 97, toplam alan 2 milyon 905 bin 77 dekardır” ifadelerini kullandı. Subaş ayrıca ÇKS’ye kayıtlı çiftçilerin yaş ortalamasının 58 olduğunu açıkladı. “EDİRNE İÇİN SEVİNDİRİCİ BİR DURUM DEĞİL” Subaş’ın konuşmasının ardından konuyla ilgili söz alan CHP Enez İl Genel Meclisi Üyesi Şenol Kılıç; “Edirne tarım kenti diyoruz. Tarım kentinde ÇSK’ya kayıtlı çiftçi sayımız 25 bin. Nüfus oranına baktığımızda ortalama yüzde 5 civarı. Diğer taraftan Edirne nehirler kenti, yaklaşık 3 milyon dekar alanın 702 bini sulanabiliyor. Bunun oranı da yüzde 23 civarında. Bu durum, Edirne için sevindirici bir durum değil” dedi. 2025 YILI ÇKS İSTATİSTİKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ Kılıç’ın ardından konuyla ilgili söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün ise 2025 yılının ÇKS istatistiklerini açıklarken; “2025 yılında Enez 113 bin dekar araziye ÇKS yapmış. Bu yıl 97 bin dekarda. Girişler şu anda kısmi olarak devam ediyor. Havsa’da da yaklaşık 13 bin dönüm arazi giriş yapmış. İpsala’da da 12 bin dönümün üzerine giriş yapılmış yer var. Keşan’da bu yıl ile aynı girişler yapılmış, 200 dekar kadar eksik var. Lalapaşa’da 2026 yılında 195 bin, 2025 yılında ise 237 bin dönüm arazi girişi yapılmış. Meriç aynı şekilde, yaklaşık 20 bin dönüm arazi girişi yapılmamış. Merkezde 7 bin dekar kalmış. Süloğlu aynı şekilde. Uzunköprü’de rakam çok daha büyük, yaklaşık olarak 160 bin dekar arazinin girişi yapılmamış. Bu girişler neden yapılmadı? Nisan ayına kadar girişler devam ediyor ama çiftçi sayısı değişmeyecek. 1 Ocak itibariyle ÇKS girişleri bitti ama sadece arazi ilaveleri olur. Yeni bir çiftçiyi kaydedemezler” sözlerine yer verdi. “25 BİN 97 ÇİFTÇİ SAYISI ASLINDA DAHA AZDIR” Süloğlu’nda sadece 4 kişinin 10 bin dönümün üzerinde araziyi işlediğini belirten Üstün; “Süloğlu’nda bin 48 çiftçinin 112’si arazilerin yüzde 45’İni işliyor. Uzunköprü’de durum daha da vahim. Uzunköprü’de arazilere göre şirketler büyüyor. Toplam 25 bin 97 çiftçi var. Bu rakam aslında daha aşağıdadır. Edirne’mizde aynı aile içinde baba, oğul, eş ÇKS’leri var. Nüfus oranındaki yüzde 5’lik rakam, yüzde 2,5’lara düşer. Uzunköprü’de bu yıl 5 bin 54 ÇKS başvurusu yapılmış, geçen yıl 5 bin 274 tane yapılmış. 220 tane çiftçi, Uzunköprü’de çiftçiliği bırakmış. Genele yaydığımızda 2025 yılında çiftçilik yapanlarla 2026 yılında yapanlarda yüzde 13 oranında çiftçi sektörden çıkmış. Edirne gibi bir yerde çok vahim bir durum” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Bosdan; “Tarlalarımızı boş bırakmıyoruz” Haber

Bosdan; “Tarlalarımızı boş bırakmıyoruz”

Edirne’nin Havsa ilçesine bağlı Musulça köyündeki çiftçiler, 2024 yılının Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu yaşarken; üretmeye de devam etti. Türkiye genelinde 4 günlük Ramazan Bayramı’nın yanı sıra uzatılan tatil günleri ile birlikte birçok vatandaş dinlenmeyi ya da ailesi ile tatil yapmayı tercih ederken; Musulça köyündeki çiftçiler tarımsal üretime devam ettiler. “BAYRAM TATİLİNDE TARLALARI BOŞ BIRAKMIYORUZ” Musulça Köyü Muhtarı Deniz Bosdan, tatilin son gününde bile çiftçilerin tarlalarında çalıştığını ve üretimin durmadığını belirtti. Bosdan, çiftçiliğin bir yaşam biçimi ve sorumluluk olduğunu söyleyerek; “Bizim için bayram tatili demek, tarlalarda çalışmamak anlamına gelmiyor. Çiftçilik, bizim için bir yaşam biçimi ve sorumluluktur. Dolayısıyla bayram tatilinde dahi tarlalarımızı boş bırakmıyoruz” ifadelerini kullandı. “YAĞMUR İHTİYACI VAR” Bölgede yağmur ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Bosdan; “Biz üzerimize düşen görevimizi yapıyoruz fakat ekili olan ve ekilecek olan ürünlerin kuraklık sebebi ile yağmur ihtiyacı bulunmaktadır. Çiftçilerimiz farklı ürünler olarak nohut, fasulye ve pancar üretimini arttırarak, gelirlerini farklı ürünler ile arttırma düşüncesindeler" diye konuştu. Bosdan, çiftçilerin üretim için gece gündüz demeden çalıştığını ve bu emeğin karşılığını almak için gayret ettiklerini ifade etti. ERGİN SÖZER

Kadınlar tarım hayvancılıkla uğraşarak üretime katkı sunuyor Haber

Kadınlar tarım hayvancılıkla uğraşarak üretime katkı sunuyor

Vize ilçesine bağlı Doğanca köyünde yaşayan kadınlardan bazıları, sabahın ilk ışıklarında güne erkenden başlıyor. Sırtına yüklendiği saman balyasını ağıl ve ahıra götüren kadınların mesaisi, süt sağımından sonra ev halkı için kahvaltı hazırlamayla devam ediyor. Bazı kadınlar ise kışlık ihtiyaçlarını karşılamak, aile bütçesine katkı sunmak için tarlalarda çapa yapıyor, kimi traktör ile buğday tarlasına gübre saçıyor. Evinin odun ihtiyacını karşılamak için motorlu testere veya balta ile odun kesen bazı kadınlar, zaman zaman pancar temizleyerek zorlu köy yaşamında emeklerini ortaya koyuyor. Doğanca köyünde yaşayan 38 yaşındaki Nazlı Varol, köyde çiftçilik ve hayvan besiciliği yaparak geçimlerini sağladıklarını söyledi. Istranca Dağları'nın eteklerindeki köylerinde yaşamın güzel olduğunu anlatan Varol, "Sabah kalktığımızda hayvanlarımıza uğraşıyoruz. Hemen ardından tarla işimize başlıyoruz. İlaçlama, ekimi ve toprağı karıştırma gibi her türlü işimizi yapıyoruz." dedi. Köyde bir erkeğin yapabileceği her işi yaptığını dile getiren Varol, traktör kullanırken kendini öz güvenli hissettiğini vurguladı. Varol, kadınların erkeklere göre daha planlı olduğunu dile getirerek, "Dünyaya bir daha gelsem kesinlikle köyde yaşamak isterdim çünkü o kadar temiz havası, insanları, komşuluk ilişkileri var. Çiftçilik bize çok iyi geliyor. Havasından suyundan vazgeçemiyoruz." dedi. Köyde yaşamayı çok sevdiğini belirten Varol, huzur bulmak, çalışmak, mücadele etmek isteyen tüm vatandaşları köyde yaşamaya davet etti. Varol, "Köydeki hayat şehirden çok çok mükemmel ve güzel. Üretmek, insanlara faydalı olmak harika bir şey." ifadelerini kullandı. - "Biz toprağa basmadık mı olmaz" Köyde çiftçilik yaparak geçimini sağlayan 58 yaşındaki Cevriye Dinar da köyde sağlıklı bir yaşam sürdüklerini söyledi. Köyde çok mutlu olduklarını anlatan Dinar, kızlarına gittiğinde hemen köye dönmek istediğini ifade ederek, "Biz şehirlerde yaşayamayız. Biz toprağa basmadık mı olmaz." şeklinde konuştu. Ayşe Ürkmez ise hayvancılık ve çiftçilik yaparak yaşamlarını sürdürdüklerini anlattı. Günün büyük bir bölümünün çalışarak geçtiğini ifade eden Ürkmez, pancar, domates, biber, bezelye ekimi yaptıklarını belirtti. Köyünü çok sevdiğini dile getiren Ürkmez, köyde yaşamanın ayrı bir güzelliğinin olduğunu sözlerine ekledi. - "Köyde yaşam çok güzel" Doğanca köyüne gelin gelen 56 yaşındaki Sadiye Ürkmez de hayvan bakıcılığı yaparak aile bütçesine katkı sağlayan kadınlardan biri. Tüm zorluklara rağmen köyde yaşamayı çok sevdiğini vurgulayan Ürkmez, her sabah hayvanlarının yanına koşarak gittiğini belirterek, "Köyde yaşam çok güzel. Her şeyini kendin üretiyorsun. Sabah hayvanlara geldiğimde onların kokusunu hissediyorum, çok mutlu oluyorum. Başkasına bu koku derler ya 'ay nasıl kokuyor', benim yine genizlerim açılıyor, seviniyorum yani. Mutlu oluyorum onları görünce severek, aşkla bakıyorum. Garip kalacaklar diye ilk önce oğlakları tutuyor sütünü veriyor, onları biberonla emziriyorum. İğnelerini yapıyorum. Yaşayamam şehirde, ömrüm kısalır zaten." diye konuştu. Suna Yüksel de köyde sürekli çalıştığını ancak hiçbir zaman "of" bile demediğini vurguladı. Köyde çalışılmadığında hayatın daha zor olacağına inandığını dile getiren Yüksel, köyde kendisini daha özgür hissettiğini kaydetti. 64 yaşındaki Cemile Yaraş ise gününün büyük bir bölümünü tavuklarıyla geçiriyor. Sabah kahvaltı yapmadan tavuklarının yanına gittiğini belirten Yaraş, yaklaşık 5 yıl önce ayaklarından ameliyat olduğu için büyükbaş hayvan bakamadığını, bu nedenle de tavuk beslediğini anlattı. Yumurta satarak aile bütçesine katkı sunduğunu ifade eden Yaraş, "Köyde yaşam benim için çok güzel." dedi. Büyükbaş hayvan besiciliği yapan 59 yaşındaki Şengül Varol ise köyde yaşamanın çok güzel olduğunu belirtti. Sabahın erken saatinde hayvanlarının bakımıyla güne başladığını dile getiren Varol, "Köyde yaşamak güzel. Temiz hava bol gıda, her şeyimiz elimizin altında. Şehirde yaşayamayız alışığız köyümüze." ifadelerini kullandı. 61 yaşındaki Yaylagül Yılmaz da köyde yaşayan kadınlardan biri. Köyde komşuluk ilişkilerinin çok iyi olduğunu belirten Yılmaz, hayatından memnun olduğunu söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.