Hava Durumu

#Diyetisyen

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Diyetisyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyetisyen haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin” Haber

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin”

Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, Ramazan Bayramı’nda doğru beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin bayramla birlikte yeniden normale dönmesi gerektiğini ifade eden Çalım, bu geçiş sürecinde yapılan hataların sindirim problemlerine ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabileceğini söyledi. Ramazan ayında uzun süreli açlık, azalan öğün sayısı ve değişen yemek saatlerinin vücudun metabolik ritmini etkilediğini belirten Çalım, “Bir ay boyunca iftar ve sahur düzenine alışan vücudumuz için bayram, aslında normal düzene geçiş dönemidir. Bu nedenle beslenmede ani ve aşırıya kaçan değişikliklerden uzak durulmalıdır” dedi. “GÜNE HAFİF BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN” Bayram sabahlarının zengin sofralarla başladığını ancak bunun bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çalım, uzun süren açlık sonrası ağır ve yağlı yiyeceklerin mideyi zorlayacağını söyledi. Çalım; “Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak en doğru tercih olacaktır. Peynir, zeytin, yumurta, tam tahıllı ekmek ve taze sebzelerden oluşan bir kahvaltı sağlıklı bir başlangıç sağlar. Kızartma ve yağlı hamur işlerinden özellikle kaçınılmalıdır” diye konuştu. TATLI TÜKETİMİNDE PORSİYON KONTROLÜ ŞART Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi olan tatlı ve şekerlemelere de değinen Çalım, gün içinde farklı evlerde yapılan ikramların farkında olmadan aşırı şeker tüketimine yol açabileceğini vurguladı. Çalım, “Her ikramdan küçük porsiyonlar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da meyve tüketimi daha sağlıklı bir seçenek olacaktır” ifadelerini kullandı. HIZLI YEMEK VE SUSUZLUK UYARISI Ramazan sonrası en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve kontrolsüz yemek yemek olduğunu belirten Çalım, yemeklerin yavaş tüketilmesi ve iyi çiğnenmesinin sindirim sistemi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Çalım, “Ramazan’da azalan su tüketimi bayramla birlikte artırılmalı. Günlük ortalama 2–2,5 litre su içilmeye özen gösterilmeli” dedi. HAREKETİ İHMAL ETMEYİN Bayramda sadece beslenmenin değil, fiziksel hareketin de önemli olduğuna dikkat çeken Çalım, aile ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını ve alınan kalorinin dengelenmesine yardımcı olacağını belirtti. “ÖNEMLİ OLAN KISITLAMA DEĞİL, DENGE” Bayramların paylaşma ve birlik duygusunun ön planda olduğu özel günler olduğunu hatırlatan Çalım; “Bu güzel günlerin keyfini çıkarırken beslenmede dengeyi korumak gerekir. Sağlıklı beslenme kısıtlamak değil, doğru dengeyi kurabilmektir” diyerek sözlerini tamamladı. Çalım, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu.

Edirneli Diyetisyenden Bayramda Sağlıklı Beslenme Önerileri Haber

Edirneli Diyetisyenden Bayramda Sağlıklı Beslenme Önerileri

Ramazan ayının ardından gelen bayram, tatlılar ve ağır yemeklerle dolu sofralarla kutlanıyor. Ancak bu ani beslenme değişikliği, sindirim problemlerinden kilo artışına kadar birçok sağlık sorununa yol açabiliyor. Edirneli Diyetisyen Kıymet Pınar Çalım, Ramazan Bayramı’nda sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek vatandaşlara önemli önerilerde bulundu. “BAYRAM SABAHINA HAFİF BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN” Diyetisyen Çalım, uzun süren oruç düzeninin ardından bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini söyleyerek; “Oruç sonrası vücut uzun süredir açlığa alıştığı için bayram sabahı hafif bir kahvaltı yapmak önemlidir. Yağlı ve ağır yiyecekler yerine, peynir, zeytin, tam tahıllı ekmek ve bol yeşillik içeren bir kahvaltı sindirimi kolaylaştırır ve gün içinde aşırı yeme riskini azaltır” dedi. “TATLI TÜKETİMİNE DİKKAT EDİLMELİ” Tatlıların yüksek şeker ve kalori içeriği nedeniyle kan şekerinde ani dalgalanmalara sebep olabileceğini belirten Çalım; “Bayram denince akla ilk gelenlerden biri şüphesiz şerbetli tatlılardır. Ancak bu tatlılar yüksek şeker ve kalori içerdiğinden, kan şekerinde ani yükselmelere neden olabilir. Bunun yerine sütlü tatlılar, meyveli seçenekler veya bitter çikolata gibi daha hafif alternatifler tercih edilmelidir. Eğer baklavadan vazgeçemiyorsanız, küçük porsiyonlarla tüketmekte fayda var. Çünkü baklava hem hamurlu hem de şerbetli bir tatlıdır ve yüksek kalori değerine sahiptir” ifadelerini kullandı. “SU İÇMEYİ UNUTMAYIN” Bayram ziyaretlerinde çay, kahve ve şekerli içeceklerin sıkça tüketildiğini dile getiren Çalım, bu içeceklerin vücudu susuz bırakabileceğine dikkat çekerek; “Bayram ziyaretlerinde çay, kahve ve şekerli içecekler sıkça tüketilir. Ancak bu içecekler vücudu susuz bırakabilir. Günde en az 2-2,5 litre su içerek vücudun sıvı dengesini korumak önemlidir. Özellikle şerbetli tatlılar ve hamur işleri su kaybını artırabileceğinden, su tüketimi daha da artırılmalıdır” diye konuştu. “PORSİYON KONTROLÜ YAPILMALI” Çalım, porsiyon kontrolünün şart olduğunu ifade ederek; “Bayram sofralarında her yemekten tatmak cazip gelebilir ancak aşırıya kaçmak mide rahatsızlıklarına yol açabilir. Küçük tabaklar kullanarak porsiyonları kontrol altında tutmak, dengeli bir beslenme açısından faydalıdır” dedi. “HAREKETİ HAYATINIZA DAHİL EDİN” Bayram günlerinde genellikle uzun süre oturarak vakit geçirildiğini hatırlatan Çalım, sindirimi kolaylaştırmak ve kan dolaşımını hızlandırmak için yemeklerden sonra hafif yürüyüşler yapılmasını da önerdi. HİLAL PEKER

Bağışıklığı Güçlü Olması, İyi Beslenmeden Geçiyor Haber

Bağışıklığı Güçlü Olması, İyi Beslenmeden Geçiyor

Atıştırmalık tüketimine yönelim ile yağlı ve şekerli besin tercihlerinin artması sebebiyle vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu sebeple birçok kronik hastalığa sebep olan vücutta fazla yağ birikimi olarak adlandırılan ’obezite’ artmaktadır. Ancak sağlıklı hayatı sürdürülmesi için mevsimine uygun sağlıklı beslenme ile ideal kilonun korunması önemlidir. Kış aylarında azalan hava sıcaklığı sebebiyle vücut ısısının korunması için yeterli sıvı almak gerekir. Günde en az 2-2,5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir" dedi. Zengin beslenmenin bağışıklığa faydaları Kış mevsiminde artan soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı A, C, D ve E vitamininden zengin beslenmenin bağışıklık sistemine katkısı oldukça fazla olduğunu ifade eden Güngör, "Mevsimine uygun, günde en az 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze tüketilmesi önerilmektedir. Bu aylarda havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, pırasa, maydanoz gibi sebzelerin, portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tercih edilmesi önerilmektedir. Ayrıca E vitamini kaynakları olan kuru baklagiller ve kuruyemişlerde yeterli ve dengeli biçimde günlük beslenmede bulunmalıdır. Haftada 2-3 kez nohut, kuru fasulye, mercimek, nohut ve barbunya gibi kurubaklagiller, günde 20-30 gram kadar ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketilmelidir" diye konuştu. Kış mevsimi ve D vitamini Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamininin güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin olduğunu belirten Güngör, şu ifadeleri kullandı: "Ancak kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanamamasına sebep olmaktadır. D vitamini besinlerden aktif olarak karşılanamıyor olsa da balık, D vitamini ile beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega-3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu sebeple kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmelidir. Kış aylarında yüksek yağlı besin tüketiminden kaçınılmalı, margarin, tereyağ, yağlı etler, yüksek kolesterol içeren sakatat ürünleri sıklıkla tüketilmemeli, sağlıklı yağ asitleri içeren zeytinyağı, yağlı tohumlar, kuruyemişler uygun ve yeterli porsiyonda tüketilmelidir. Bu mevsimde basit karbonhidrat içeren şekerli besinlere ve tatlılara yönelimin arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün önerisine göre günlük şeker alımı toplam enerji alımının en fazla yüzde 10 kadarını oluşturmalıdır ve mümkünse daha da azaltılmalıdır. Sağlıklı hayat biçiminde basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlardan olan tam buğday ekmek, bulgur gibi tahıllar, kurubaklagiller, meyveler ve şekeri azaltılmış sütlü ya da meyveli tatlılar ile sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı ürünler tercih edilmelidir." "Çocuklar beslenme konusunda bilinçlendirilmeli" Sağlıklı beslenme açısından sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı geleneksel gıdaların üretimi ve tüketiminin kış aylarında arttığının görüldüğüne dikkat çeken Güngör, "Kış ya da yaz ayları için besinin bol bulunduğu aylarda yapılan geleneksel yiyecek hazırlama teknikleri ile hazırlanan geleneksel ev yapımı gıdalar temel işleme ve hazırlama metotlarına dayanan, yapay koruyucu ve katkı maddesi içermeyen, doğal ve raf ömürleri günümüzün işlenmiş ürünlerine oranla uzun olmayan ürünlerdir. Günümüzün önemli sağlık sorunları arasında yer alan obezitenin önüne geçilmesi hedefiyle ev yapımı sağlıklı üretimin özendirilmesi ve özellikle çocukların hazır ve paketli besinler yerine ev yapımı sağlıklı besinlerinin tüketimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Doğa şartlarının zorlayıcı etkisini azaltmak adına mevsiminde toprağını ve ürününü kirletmeden, mevsiminde bol ve ekonomik olduğu dönemlerde ulaşılabilen besin ürünlerinin ekseriyeten güneşin ısısından yararlanarak sağlıklı ve yerel yollarla oldukça düşük maliyetle farklı yiyeceklere dönüştüren bir kültürel mirasın sürekliliği ve toplumsal dayanışmanın sürdürülüyor olmasının yerel üretime, sağlıklı yaşama ve sağlıklı beslenmeye katkısı önemli düzeyde önemlidir" dedi.

Trans Yağlar Hafıza Problemine Yol Açıyor Haber

Trans Yağlar Hafıza Problemine Yol Açıyor

Bazı hayvanların süt ve vücut yağlarında bulunan trans yağlar yapay olarak üretiliyor aynı zamanda besinlerin raf ömrünü uzatıyor. Ancak uzmanlar trans yağların hafıza problemlerine yol açan etkenlerden biri olduğunu aktarıyor. Uzman Diyetisyen Aslıhan Küçük, trans yağların hafıza problemine yol açtığını belirtti. Trans yağların bazı hayvanların süt ve vücut yağlarında bulunduğunu ifade eden Aslıhan Küçük, “Trans yağların birincil diyet kaynakları işlenmiş besinlerdir. Bunların dışında trans yağ içeren besinler; raf ömrü uzun pişmiş ürünler, süt tozları, hazır satılan pişmiş hamur işleri, kurabiyeler, börekler, kekler, pastalar, pizza hamuru, paketlenmiş aperatif yiyecekler (kraker, mikrodalgada patlamış mısır, cips), çubuk margarin, katı bitkisel yağ, kızarmış besinler (patates kızartması, kızarmış tavuk, nugget, tavada balık), şeker çubukları. Yapay üretilen yağlar besinin raf ömrünü uzatır. Herhangi bir gözlemsel çalışmada olduğu gibi sonuçlar tek başına sadece trans yağların hafızada değişikliklere neden olduğunu göstermez ancak hafıza problemlerine yol açan etkenlerden biri olarak trans yağlar görülebilir.” dedi. Küçük, özellikle fazla miktarda doymuş ve trans yağ içeren ve gerek ambalajları gerekse tatlarıyla çocukların ilgisini çeken minik atıştırmalıkların sağlığı tehdit ettiğini kaydederek, “Bu nedenle çok pratik ve kolay tariflerle çocukların elinin altında olmasını istediğiniz sağlıklı atıştırmalıkları siz hazırlamalısınız” diye konuştu.

Uzmanından Bayramda Sağlıklı Beslenme Tavsiyeleri Haber

Uzmanından Bayramda Sağlıklı Beslenme Tavsiyeleri

Diyetisyen Kıymet Pınar Çalım, Kurban Bayramı’nda yaşanan yoğun et tüketimi, bayram tatlıları, sebze ve meyve tüketimi konusunda vatandaşlara uyarılarda bulundu. Çalım “Kurban Bayramı, geleneksel olarak et tüketiminin yoğun olduğu bir bayramdır. Bu dönemde sağlıklı ve dengeli beslenmek önemlidir” dedi. İşte Çalım’ın Kurban Bayramı’nda sağlıklı beslenme için bazı tavsiyeleri: 1. Kurban Eti Dinlendirilmelidir: Kurban eti 24 saat dinlendirilmelidir ve ertesi gün tüketilmelidir. Taze kesilen kurban etinde ölüm katılığı (rigormortis) adı verilen bir durum yaşanır ve bu aşamada etteki proteinin sindirimi zorlaşır. Kurban etinin kesimi sonrasında sıcaklık düşünceye kadar açık bir kapta serin ve güneş almayan bir ortamda 5 saat kadar bekletilmelidir. Etin sıcaklığı düştükten sonra buzdolabına alınabilir. Eğer tüketim yapılmayacaksa etler -18 santigrat derecede 6 -12 aya kadar temiz kap veya steril poşetlere porsiyonlanarak depolanabilir. 2. Et Tüketimine Dikkat: Kırmızı et, protein ve demir açısından zengindir, ancak aşırı tüketimi kolesterol ve doymuş yağ alımını artırabilir. Günlük et tüketimini 100-150 gram ile sınırlamak iyi bir yaklaşımdır. 3. Etin Pişirilme Yöntemi: Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırınlama yöntemlerini tercih edin. Böylece yağ alımını azaltabilirsiniz. 4. Sebze ve Meyve Tüketimi: Et ağırlıklı beslenmenin yanına mutlaka sebze ve meyve ekleyin. Lif, vitamin ve mineral alımını dengede tutmak için her öğünde sebze ve salata bulundurun. 5. Su Tüketimi: Yaz sıcakları geldi. Bayramda havalar sıcak olacak / Yeterli miktarda su içmek sindirimi kolaylaştırır ve genel sağlık için önemlidir. Günde en az 8 bardak su içmeye özen gösterin. 6. Tatlı Tüketimi: Bayramda şerbetli tatlılar sık tüketilir. Fakat şerbetli tatlılar susuzluğu arttırabilir, sindirimi zordur. Bu tatlıların tüketimini sınırlayın ve meyve tatlıları veya sütlü tatlılar gibi daha hafif alternatifleri tercih edin. 7. Etin Saklanması: Taze eti uygun şekilde saklayın. Etleri küçük parçalara bölüp dondurmak hem bozulmasını önler hem de ihtiyacınız kadarını tüketmenizi sağlar. 8. Dengeli Beslenme: Tüm besin gruplarından dengeli miktarda tüketmeye özen gösterin. Tek tip beslenmeden kaçının. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.