Hava Durumu

#Eczacı

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Eczacı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eczacı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Güneş Kremi Sadece Yazın Değil, Dört Mevsim Gerekli Haber

Güneş Kremi Sadece Yazın Değil, Dört Mevsim Gerekli

Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte güneş ışınlarına maruz kalma süresi artarken, uzmanlar cilt sağlığını korumak için güneş kremi kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor. Edirne’de eczacı Gizem Birkan da güneş kremi kullanımına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Birkan, zararlı ultraviyole ışınlarının yalnızca sıcak ve güneşli havalarda değil, bulutlu günlerde de etkisini sürdürdüğünü belirterek, güneş kreminin dört mevsim düzenli kullanılması gerektiğini ifade etti. “BULUTLU HAVADA DA UV IŞINLARI ETKİLİ” Toplumda güneş kremlerinin yalnızca yazın kullanılması gerektiğine dair yanlış bir algı bulunduğunu söyleyen Birkan; “Bulutlu havalarda bile yeryüzüne ulaşan zararlı UV ışınları erken yaşlanma, lekelenme ve cilt kanseri riskini artırabiliyor. Bu nedenle özellikle günlük yaşamda en az SPF 15-30 koruma faktörlü ürünlerin kullanılması önemli” dedi. UVA VE UVB ARASINDAKİ FARK Güneş kremlerinin ambalajlarında sıkça görülen “UVA” ve “UVB” ibarelerinin ne anlama geldiğine de değinen Birkan, bu ışınların cilt üzerinde farklı etkiler oluşturduğunu anlattı. UVA ışınlarının cildin alt tabakalarına kadar ulaşarak kolajen ve elastin liflerine zarar verdiğini belirten Birkan, bu durumun erken yaşlanma ve kırışıklıklara neden olduğunu söyledi. UVA ışınlarının yıl boyunca, hatta cam arkasında dahi etkili olduğuna dikkat çekti. UVB ışınlarının ise cildin üst tabakasını etkileyerek güneş yanıkları, kızarıklık ve doğrudan DNA hasarına yol açtığını ifade eden Birkan, özellikle yaz aylarında ve öğle saatlerinde UVB ışınlarının etkisinin arttığını kaydetti. “GENİŞ SPEKTRUMLU ÜRÜNLER TERCİH EDİLMELİ” Hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu güneş kremlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Birkan, düzenli kullanımın cilt sağlığı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Birkan ayrıca SPF değerlerinin de doğru anlaşılması gerektiğini belirterek şu bilgileri paylaştı; “SPF değeri, güneş kreminin özellikle UVB ışınlarına karşı ne kadar koruma sağladığını gösterir. SPF 15 UVB ışınlarının yaklaşık yüzde 93’ünü, SPF 30 yaklaşık yüzde 97’sini, SPF 50 ise yaklaşık yüzde 98’ini engeller.” “TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL” Teorik olarak yüksek SPF değerlerinin güçlü koruma sağladığını ancak uygulamada farklı etkenlerin devreye girdiğini ifade eden Birkan, terleme, yüzme ve ürünün yeterli miktarda sürülmemesi gibi durumların koruyuculuğu azaltabileceğini söyledi. Uzmanlar, güneş kremlerinin dışarı çıkmadan yaklaşık 20 dakika önce uygulanmasını ve gün içerisinde belirli aralıklarla yenilenmesini öneriyor. CİLT SAĞLIĞI İÇİN DÜZENLİ KULLANIM ŞART Güneş kremi kullanımının yalnızca güneş yanıklarını önlemekle sınırlı olmadığını belirten Birkan, düzenli kullanımın cilt kanseri riskini azaltmaya, erken yaşlanma belirtilerini geciktirmeye, güneş lekelerinin oluşumunu önlemeye ve cildin nem dengesini korumaya yardımcı olduğunu söyledi. Birkan, özellikle yaz aylarında uzun süre güneşe maruz kalan vatandaşların güneş koruyucu kullanımını ihmal etmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. HİLAL PEKER

Başkan Çiftçi; "Yüzde 8'lik Revizyon Rahatlatsa da Çözüm Değil" Haber

Başkan Çiftçi; "Yüzde 8'lik Revizyon Rahatlatsa da Çözüm Değil"

‎Edirne Eczacı Odası Başkanı Dr. Ecz. Doğukan Cem Çiftçi, Mart ve Nisan ayında İlaç Fiyat Kararnamesi’nde (İFK) yapılan düzenlemeler hakkında açıklama yaptı. ‎Mart ayında yüzde 6, Nisan ayında yüzde 8’lik Avro kuru karşısındaki oran artışının sektörde bir rahatlama getirdiğini fakat bu artışın radikal bir çözüm olmadığını belirten Çiftçi; “Globalde ve ulusalda yaşanan Avro kuru ve Avro kurunun dengesini değiştirecek etmenlerle birlikte mevcut düzenleme düşük kalacağını öngörmek çok da güç değil. Şu anda olması gereken kur dahilinde aslında ilaçların TL cinsinden fiyatı yaklaşık iki kat olması gerekiyor. Bunu en basit şekilde, mevcut TL ile olması gereken TL arasındaki rakamı daraltma, buradaki yapılan revizyonlar şeklinde açıklayabiliriz. Bunu ilaç sanayi endüstri kısmında değerlendirmek gerekirse, normalde 2 birime satması gereken bir ilacı Türkiye'ye 1 birime satmak durumunda kalıyor. Tabii ki de Türkiye güçlü bir pazar, büyük bir Pazar. Nüfusun yoğunluğunun çok olduğu, aynı zamanda sağlık sektörünün de nispeten iyi işlediği bir alan olarak düşünürsek belki firmalar bugün bunu kompanse ediyor olabilir ama böyle devam edeceği anlamına gelmiyor” dedi. ‎“HERKESİN HAYATINI ETKİLEYEN KALEMLER ECZACIMIZI DA ETKİLİYOR” ‎Pandemiden sonra enflasyonun hızlı artışıyla bütün gider kalemlerinde artış olduğunu belirten Çiftçi; “Pandemiden beri malum enflasyonun hızlı artışı, bütün gider kalemlerimizin, herkesin hayatını etkileyen kalemlerle birlikte eczacılarımızı da etkiliyor. Bugün kiralar, elektrik, su, personel ve diğer sürekli giderlerin herkes pandemiden beri ne kadar arttığını biliyoruz. Ancak maalesef İlaç Fiyat Kararnamesi'nde aynı paralellikte bir artış gerçekleşmedi. Bu sebeple de ilaç yokları, özellikle başta kanser ve bağışıklık sistemi ilaçları olmak üzere TL'si yüksek olan ilaçlarda etkisini gözlemlemek daha da mümkün. Hele bir de ithal ilaç statüsüne olan ilaçlar girdiği zaman bu etki daha da artıyor. Kısa vade için belki bu 8 ve 6'lık artışların bir miktar piyasayı rahatlatacağını söyleyebiliriz. Henüz yüzde 100 çözülmüş olmamakla birlikte herkesin bildiği üzere savaş, global krizler, hammadde krizi gibi durumlar muhtemelen 2026 içerisinde tekrar ilaca erişim noktasında sorunların yaşanacağı bir yıl olarak gözüküyor. Burada güzel bir tablo çizmemiz açıkçası çok da mümkün değil" diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Ecz. Çiftçi “İlacım Nerede?” Uygulamasını Değerlendirdi Haber

Ecz. Çiftçi “İlacım Nerede?” Uygulamasını Değerlendirdi

Edirne Eczacılar Odası Başkanı Doğukan Cem Çiftçi, Sağlık Bakanlığı tarafından vatandaşların ilacının hangi eczanelerde bulunduğunu gösteren, e-Nabız üzerinden ulaşılabilecek “İlacım Nerede?” uygulaması hakkında açıklamalarda bulundu. İlacım Nerede?’ uygulamasının ilk bakışta çok iyi niyetli ve güzel bir uygulama gibi gözüktüğünü fakat ilaç takip sisteminde her hafta sorunlar yaşanması sebebiyle sağlıklı çalışma endişesi duyduklarını belirterek “Bizim asli görevimiz, vatandaşların ilacına kolay ve sağlıklı bir şekilde erişimini sağlamak. Ancak ilaç takip sistemi dediğimiz sistem üzerinden yapılan bu ‘İlacım Nerede?’ uygulaması, ilaç takip sisteminin doğru çalışmasıyla çok paralel. Neredeyse her hafta birtakım sorunlardan kaynaklı, sistemin doğru çalışmadığı bir ortamı düşünürsek aynı sistemin başka bir uzantısı olan ‘İlacım Nerede?’ uygulaması doğru çalışması ivedilik arz eden bir durum. İlaç takip sistemi, gün içerisinde kendini otomatik olarak aynı zamanlı değil birtakım zamanlar içerisinde güncelleyen bir uygulama. Bir hasta eczaneden ilaç almış olabilir ama bunun sisteme yansıması gerçekleşmemiş olabilir. Bir başka hasta aynı ilacı ‘İlacım Nerede?’ uygulamasıyla A eczanesinden baktığında ve bulduğunda gittiğinde o ilacın yok olduğu söylendiğinde yaşanabilecek olumsuzlukları tekrar bir göz önüne almakta fayda olduğunu düşünüyorum. Özellikle son dönemde şiddetin çok fazla arttığı bir ruh halindeyken, hastayla eczacı ve eczane personellerini karşı karşıya getirmenin doğru olmadığı inancındayız. Bu tarz palyatif çözümlerin sadece minik bir su serpme olduğunu ve bu işin asıl çözüm yolunun da ilaç fiyat kararnamesi olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ilaç fiyat kararnamesini düzgün yaptığınız andan itibaren ilaç sanayinin ilaç dağıtım hizmetlerine, ilaç dağıtım hizmetlerin de eczanelere sağlıklı bir lojistiği sağladığı durumlarda zaten eczacının elinde ilacı olacak ve hasta zaten ilaca sağlıklı bir şekilde ulaşabilecek. Önemli olan sorunun kökünü çözebilmektir. ‘İlacım Nerede?’ uygulaması başta iyi niyetli bir uygulama gibi gözükse de çok palyatif bir çözümdür” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

72 İlaç Geri Ödeme Listesine Alındı Haber

72 İlaç Geri Ödeme Listesine Alındı

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 72 ilacı geri ödeme listesine alması ile birlikte özellikle bazı kanser tedavisinde kullanılan ilaçlara ulaşım kolaylaşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Edirneli eczacı Şükrü Ciravoğlu, özellikle bazı kanser ilaçlarının listeye eklenmesinin vatandaş açısından önemli bir rahatlama sağlayacağını söyledi. Ciravoğlu, geri ödeme listelerinin belirli aralıklarla güncellendiğini belirterek, “Devlet zaman zaman geri ödeme kapsamındaki ilaç listesini yenileyerek hem sağlık alanındaki gelişmelere ayak uyduruyor hem de piyasadaki eşdeğer ilaç çeşitliliğini artırıyor. Bu kapsamda 72 ilacın geri ödeme listesine alınması rutin ama önemli bir güncellemedir” dedi. KANSER İLAÇLARI ÖNE ÇIKIYOR Yeni düzenlemede dikkat çeken noktanın, daha önce geri ödeme kapsamında olmayan bazı kanser ilaçlarının listeye dahil edilmesi olduğunu vurgulayan Ciravoğlu, bu durumun hastalar için büyük bir yükü ortadan kaldırdığını ifade etti. Ciravoğlu, “Geri ödeme kapsamında olmayan bu ilaçlar, vatandaş tarafından kendi imkanlarıyla temin edilmek zorunda kalınıyordu. Üstelik bu ilaçlar oldukça pahalı ve birçok hasta için bütçeyi aşan ürünlerdi. Bazı vatandaşlar parasını geri alabilmek için SGK ile hukuki süreçlere girmek zorunda kalıyordu. Şimdi bu ilaçların doğrudan geri ödeme kapsamına alınmasıyla bu sorunlar ortadan kalkmış oluyor” diye konuştu. Ciravoğlu, listeye eklenen diğer ilaçların ise tedavideki bilimsel gelişmeler doğrultusunda belirlendiğini belirterek, “Ruhsat değişiklikleri ve eşdeğer ilaçların piyasaya girmesiyle birlikte hem çeşitlilik artıyor hem de tedaviye erişim kolaylaşıyor. Bu güncelleme özellikle kronik hastalar ve kanser hastaları için önemli bir kazanım” ifadelerini kullandı. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

“ÇÖZÜM BULUNMAZSA İLAÇ KRİZİ DERİNLEŞECEK” Haber

“ÇÖZÜM BULUNMAZSA İLAÇ KRİZİ DERİNLEŞECEK”

Son zamanlarda döviz kurunda yaşanan dalgalanmanın ilaç tedariğini ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Vatandaşların üzerine yeni ek yük bindirilmeyecek şekilde yeni bir model oluşturulması gerekiyor” dedi. Edirne Eczacılar Odası Başkanı Gürkan Kılıcıgil, 2022 yılında başlayan ilaç krizinin etkisini göstermeye devam ettiğini söyledi. Kılıçcıgil, ilaç krizine çözüm geliştirilmediği takdirde Edirne’de vatandaşların kış aylarında eczanelerde ilaç bulma sorunuyla karşı karşıya kalacağını belirterek; “Kış zor geçecek” dedi. Kılıçcıgil, ithal ilaç firmalarının Türkiye pazarından çekilme durumunu Euro’nun etkisine bağlayarak; “İthal ilaç firmalarının yapmış olduğu piyasadan çekilme durumu direkt Euro’nun etkisiyle gerçekleşiyor. Ülkede Euro’nun kuru 28 TL geçti, 30 TL’lere dayandı. Ama ilaçtaki Euro kuru 14 TL. Yani ilaç fiyatların yüzde 50’sinin altında bir Euro kuru ödeniyor. Bu da maliyetleri Euro olduğu için yabancı ilaç şirketlerini ticari anlamda tatmin etmiyor. Bundan dolayı da ilaçlarını ülkeden çıkarmaya başladılar” ifadelerini kullandı. “BÖYLE GİDERSE İLAÇ SIKINTISI DERİNLEŞECEK” Kılıçcıgil, sorunun Türk Eczacılar Birliği ve ilaç üreticileri dernekleri tarafından çözüme kavuşturulup yeni bir formül bulunması gerektiğini belirleterek; “İthal ilaç firmaları birer ikişer ilaçlarını getirmemeye başlarsa burada sıkıntılar daha da kendini göstermeye başlayacak. İlerleyen dönemde sorun haline geleceği çok aşikâr. Bunun bir an önce çözülmesi gerekiyor. Türkiye’de bir ilaç sıkıntısı var. Böyle giderse daha da derinleşecek, içinden çıkılamaz bir hal alacak. Taraflarla oturulup gerek Türk Eczacıları Birliği gerek, ilaç üreticileri dernekleriyle beraber bu soruna çözüm bulunabilir. Yeni bir model nasıl oluşturulabileceği, fiyatlandırma ve ülkenin ekonomisi konuşulmalı. Şu anda vatandaşların üzerindeki ilaç maliyeti de çok yüksek ve çok ciddi fiyat farkları ödüyorlar. Özellikle ilaç kullananların emekli kesim olduğunu değerlendirirseniz, kronik ilaçlarda fiyat farkına çok yüksek paralar ödüyorlar ve bu durum artık vatandaşlarımız için zorlayıcı oluyor. Vatandaşların üzerine yeni ek yük bindirilmeyecek şekilde yeni model oluşturulması gerekiyor. Yoksa önümüzdeki kış zor geçecek” dedi. “ÇOCUK ŞURUPLARINDA SIKINTI İLE KARŞILAŞABİLİRİZ” Vatandaşların özellikle çocuk şuruplarına ulaşmakta sorunlar yaşayacağını söyleyen Kılıçcıgil; “Geçen dönem çocuk şuruplarında çok büyük bir kriz vardı. Özellikle cam şişeli ürünlerde öksürük şuruplarında depolarımızda bulunamıyordu. Bir çözüm üretilmediği takdirde bu dönemde de aynı sorunla karşılaşmamız çok muhtemel” sözlerine yer verdi. “YERLİ ÜRETİCİ ENFLASYON NEDENİYLE SIKINTILI” Kılıçcıgil, yerli üreticilerin yaşadığı sorunlara da değinerek; “Yerli ilaç üreticilerinin yaşadığı temel sıkıntı, enflasyon bazlı bir sıkıntıdır. Ülkedeki üretici enflasyonu, tüketici enflasyonundan daha da yüksek. O yüzden onların maliyetleri çok ciddi artarken, fiyatlar aynı oranda artırılamıyor. Onların üretimleri, kârları gitgide eriyor ve en sonunda ilaçları üretemez pozisyona getiriyorlar. 2022 yılında ülkede cam şişe bulunmadı. Çocuğunuzun şurubunu koyacağınız cam şişe bulunmadı. Onun maliyetini kurtarmıyordu. Bu durumun vatandaşın üstüne yıkılmaması lazım. Bu maliyetler açısından vatandaşta bıçak kemiğe dayandı. Yeni bir formül bulunup devletin bu konuda sorumluluk alması lazım” dedi. “BULGARLAR ARZ TALEP DENGESİNİ BOZAMAZ” Bulgaristan vatandaşların almış olduğu ilaçlarla Edirne’de ilaç bulma konusunda herhangi bir tehlikeye sebebiyet vermediklerini ve arz talep dengesini bozma ihtimallerinin bulunmadığını belirten Kılıçcıgil; “Bulgaristan vatandaşlarının almış olduğu ilaçların Edirne’deki ilaç arz talep dengesini bozma ihtimali yok. Bulgaristan zaten ülke olarak 5-6 milyonluk bir ülke. Orada yaşayan insanların sayısı sınırlı çünkü Bulgaristan’dan da Avrupa ülkelerine yoğun bir göç var. 5-6 milyonluk bir nüfusun içinden Edirne’ye gelip ilaç alan insanlar sınırlı. Onların, 90 milyonluk ülkenin üzerinde ilaç arz talep dengesini bozma ihtimali yok” diye konuştu. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.