Hava Durumu

#Ekonomik Şartlar

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ekonomik Şartlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Şartlar haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Romanların İstihdam Sorunları Edirne’de Masaya Yatırıldı Haber

Romanların İstihdam Sorunları Edirne’de Masaya Yatırıldı

Roman Gençlik Derneği tarafından yürütülen ve Avrupa Birliği ile Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) destek verdiği “Roman Vatandaşların Nitelikli ve Güvenceli İşlere Katılımında Karşılaşılan Zorluklar – Edirne Örneği” adlı projenin kapanış programı Edirne’de gerçekleştirildi. Bir otelin salonunda düzenlenen toplantıda, Roman vatandaşların çalışma hayatında yaşadığı sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ele alındı. Toplantıya kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve Roman topluluklarından çok sayıda katılımcı ilgi gösterdi. “ROMANLARIN ÇALIŞMA HAYATINDAKİ SORUNLARI ELE ALDIK” Dernek Başkanı Selçuk Karadeniz, “Türkiye genelinde Romanlara yönelik sosyal politika ve proje çalışmaları yürütüyoruz. Edirne’de de ‘insana yakışır iş’ tanımı üzerinden saha çalışması gerçekleştirdik. Bu programda Romanların çalışma hayatında karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini ele aldık. Programa kamu kurumlarının temsilcileri, üniversitelerden akademisyenler, mahalle muhtarları, Romanların yoğun yaşadığı mahallelerin muhtarları, iş insanları, üniversite öğrencisi Roman gençler, işsiz Romanlar ve çalışan Romanlar katıldı. Amacımız Roman toplumunun tek tip, homojen bir yapı olmadığını göstermekti. Romanlar arasında yoksul olan da var, iş insanı olan da var, üniversite mezunu, memur ya da belediye çalışanı olan da var. Biz bu farklı katmanları bir araya getirmeye çalıştık” dedi. “ROMANLAR ÇALIŞMIYOR YERLEŞMİŞ BİR ÖN YARGIDIR” Romanların çalışmadığına yönelik bir algının olduğunu belirten Karadeniz, “Bu çalışmada temel hedefimiz bir politika önerisi geliştirmekti. Romanlar iş ararken ne gibi zorluklar yaşıyor, iş kurarken hangi engellerle karşılaşıyor, bunları ortaya koymak istedik. Bu nedenle sadece Romanlarla değil, işverenlerle ve kamu kurumu yöneticileriyle de görüştük. Gördüğümüz şu oldu: Kamu kurumları ve işverenler geçmişte yaşadıkları bazı olumsuz deneyimler nedeniyle Romanları işe alma konusunda çekingen davranıyor. Bu birkaç deneyim, maalesef tüm Roman toplumuna mal ediliyor. Ancak son dönemde ekonomik şartlar ağırlaştıkça herkes gibi Roman gençler de iş aramaya başladı ve işe girenlerin sayısı arttı. ‘Romanlar çalışmıyor’ algısı, gerçeği yansıtmayan, yerleşmiş bir önyargıdır. Romanların yüzde 80-85’i kendi düzenini kurmuş, çalışan ve ailesini geçindiren insanlardır. Çalışmayan kesim ise çok sınırlı ve genelleştirilemez” diye konuştu. “ROMANLAR KENTİN AYRILMAZ BİR PARÇASI” Romanların kentin ayrılmaz bir parçası olduğunu aktaran Karadeniz, “İnsana yakışır iş tanımına geldiğimizde ise Romanların seçeneklerinin çok kısıtlı olduğunu görüyoruz. Eğitimli Roman gençler ya da iş insanı olan Romanlar bu ayrımcılığı daha net hissediyor. Raporlarımızda da bu açıkça yer alıyor. Öte yandan geçimini sağlamak için her işi yapmak zorunda kalan Roman kadınlar var. Bazı kadınlar, yaşadıkları yoksulluk ve çaresizlik nedeniyle ciddi psikolojik travmalar yaşıyor. Ancak bu durum Roman toplumunun yüzde 10-15’ini geçmiyor. Edirne, birlikte yaşama kültürünün güçlü olduğu bir şehir. Romanlar bu kentin ayrılmaz bir parçası. Buna rağmen geçmişte yaşanan olumsuz örnekler nedeniyle kamu kurumları ve işverenler tüm Romanları aynı kefeye koyabiliyor. Tartışmalar da genellikle bu noktada kilitleniyor” ifadelerine yer verdi. “DEVLET POLİTİKASIYLA ÇÖZÜLMESİ GEREKİYOR” Sorunların devlet eliyle çözülmesi gerektiğinin altını çizen Karadeniz, “Toplantımızda sadece istihdam değil; sağlık, eğitim ve konut gibi başlıklar da ele alındı. Romanların sorunları tek bir alanda değil, bütüncül bir yaklaşımla çözülmeli. Ayakkabı almak, gıda yardımı yapmak gibi bireysel çözümler geçici kalıyor. Romanların katman katman biriken sorunlarının devlet politikası hâline getirilerek çözülmesi gerekiyor. Sivil toplum kuruluşlarının, iş insanlarının, belediyelerin ve valiliğin bir araya gelip bu süreci birlikte tasarlaması şart. Ancak ne yazık ki bugüne kadar bu bütüncül yaklaşımı yeterince göremedik” şeklinde konuştu. “İNSAN ONURUNA YAKIŞIR İŞ ANLAYIŞININ GÜÇLENMESİNİ İSTİYORUZ” Programda konuşan Dr. Ertuğrul Tanrıkulu, “Öncelikle şunu belirtmek isterim; Edirne Roman Gençlik Derneği olarak, İnsan Onuruna Yakışır İş ve İstihdam başlığıyla Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü destekli bir proje yürüttük. Ben de bu projenin genel koordinatörü olarak görev aldım. Bugün burada da bu çalışmanın kapanış toplantısını gerçekleştirdik. Projemiz kapsamında Roman istihdamı ve insan onuruna yakışır iş meselesini merkeze alarak, Roman toplumuyla derinlemesine saha çalışmaları yürüttük. Bu çalışmaların en önemli ayağını ise yaptığımız birebir görüşmeler oluşturdu. Roman iş arayanlarla, çalışanlarla ve işverenlerle doğrudan görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerde özellikle Roman kimliğinden dolayı yaşanan dışlanmanın, iş bulma ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini sorguladık. Roman toplumunun istihdam sürecinde ne tür engellerle karşılaştığını somut verilerle ortaya koymaya çalıştık. Elde ettiğimiz bulgular doğrultusunda da bir sonuç raporu hazırlayarak kamuoyuyla paylaştık. Raporumuzda ayrıca, yoksulluğun toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştığı bir ülkede, Romanların bu yoksulluğu ne yazık ki daha derinden yaşadığına dikkat çektik. Roman toplumunun karşı karşıya kaldığı yapısal sorunları ve bu sorunların istihdamla olan ilişkisini açık bir şekilde ortaya koyduk. Bu çalışmanın, Roman istihdamı konusunda geliştirilecek politikalara katkı sunmasını ve insan onuruna yakışır iş anlayışının güçlenmesini temenni ediyoruz. Katılan ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. MERT ERİŞKİN

Edirne’deki Telefoncular Dertli Haber

Edirne’deki Telefoncular Dertli

Edirne’de telefon dükkanı işletmecisi esnaf Batuhan Özsöz, telefon ve yedek parça fiyatlarının dövize bağlı olduğunu vurgulayarak, düşük kâr marjları ve yüksek giderler nedeniyle telefon esnafının kısır bir döngüye sürüklendiğini söyledi. “AYAKTA KALMAK ÇOK ZOR” İşçilik ücretlerinin yıllar içinde ciddi oranda gerilediğine dikkat çeken Özsöz, 5 yıl önce yapılan bir ekran değişiminden elde edilen kazançla bugünkü kazanç arasında büyük fark olduğunu ifade etti. Günümüzde bir telefon ekranının yaklaşık bin 500 TL’ye mal olduğunu belirten Özsöz, bu işlem karşılığında alınan işçilik ücretinin 300–400 lira seviyelerinde kaldığını söyledi. Özsöz, “Bu rakamlar 3 yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 70 oranında düşmüş durumda. Mevcut giderlerle bu kazançla ayakta kalmak çok zor” dedi. “GİDERİ KARŞILAMAK İÇİN GÜNDE 10 TAMİR YAPMAK ZORUNDAYIZ” Yüksek kira giderlerinin de esnafın belini büktüğünü söyleyen Özsöz, stopaj dâhil aylık kira bedelinin yaklaşık 55 bin lira olduğunu açıkladı. Bu gideri karşılayabilmek için günde en az 10 tamir yapmak zorunda olduklarını belirten Özsöz, “Ancak bu rakamdan sonra kalan olursa onu kendi kazancımız olarak sayabiliyoruz” diye konuştu. “YENİ YILIN DAHA KÖTÜ OLMAMASINI UMUYORUM” Ürünlerin büyük çoğunluğunun dövizle ithal edildiğini hatırlatan Özsöz, kur artışlarının doğrudan fiyatlara yansıdığını ve esnafı olumsuz etkilediğini dile getirdi. 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Özsöz, “2026’nın 2025’ten daha kötü olmamasını umuyorum ama çok daha iyi olacağını da düşünmüyorum. Çünkü sattığımız ürünlerin tamamına yakını dövizle geliyor” ifadelerine yer verdi. “SABİT MAAŞLA ÇALIŞAN İÇİN BU RAKAMLAR ÇOK ZOR” Cihaz alım gücünün de ciddi şekilde düştüğüne dikkat çeken Özsöz, sıfır ve ikinci el telefon fiyatlarının vatandaş için ulaşılmaz hale geldiğini belirtti. “Bugün sıfırı 50 bin lira olan bir telefonun ikinci eli bile 35–40 bin lira bandında. Sabit maaşla çalışan biri için bu rakamlar çok zor” şeklinde konuştu. “ESKİ TELEFONLARA RAĞBET VAR” Kredi kartı kullanımına getirilen kısıtlamaların da vatandaşın alım gücünü düşürdüğünü ifade eden Özsöz, bu nedenle eski model telefonlara olan talebin devam ettiğini söyledi. “Bugün yaklaşık 8–9 yıl önce üretilmiş telefonlar hâlâ ciddi talep görüyor. Kimse 2025 yılında dokuz yıl öncesinin teknolojisini kullanmak istemez ama ekonomik şartlar insanları buna mecbur bırakıyor” sözlerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Emlak Sektöründe Kooperatif Dönemi Haber

Emlak Sektöründe Kooperatif Dönemi

Edirne Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Serhat Çeker, 2025 yılını değerlendirerek emlak sektöründe yaşanan durgunluğun nedenlerini ve 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaştı. Çeker, konut, arsa ve tarla piyasalarında beklenen hareketliliğin yaşanmadığını ifade etti. Edirne’de 2025 yılının durgun geçtiğini söyleyen Çeker, 2026 yılında vatandaşların refahının artması gerektiğini söyledi. Çeker, refah seviyesinin artmasının piyasayı hareketlendireceğinin altını çizdi. “PİYASA DURGUN GEÇTİ” Emlak sektöründeki sıkıntılara değinen Çeker, “2025 yılına emlak sektörü açısından baktığımızda; konut, arsa ve tarla piyasalarının genel olarak durgun geçtiğini söyleyebiliriz. Açıkçası ciddi bir hareketlilik yaşandığını ifade etmek zor. Bunun en temel nedeni ise ekonomik şartlar oldu. Konut almak isteyen vatandaşlarımızın alım gücü düştü. Daire fiyatları oldukça yükselirken, insanların parasal imkânları aynı oranda artmadı. Birçok kişi kredi kullanmak istedi ancak bankaların uyguladığı yüksek faiz oranları ve düşük kredi limitleri bu süreci zorlaştırdı. Bankalar genellikle 500 bin, 700 bin TL ya da en fazla bir milyon TL civarında kredi verebilirim dedi. Oysa günümüz konut fiyatları bu rakamların çok üzerinde” dedi. “GEÇMİŞTE BU FİYATLARA VİLLA SATILIYORDU” Günümüzdeki konut fiyatlarının çok fazla olduğunu, geçmişte bu fiyatlara villa satışı yapıldığını belirten Çeker, “Metrekare birim fiyatlarının yükselmesiyle birlikte 1+1 daireler 2–3 milyon TL bandına kadar çıktı. 2+1 daireler 3,5 milyon TL’den başlayıp 4,5 milyon TL seviyelerine ulaştı. 3+1 dairelerde ise fiyatlar 5 ila 7 milyon TL arasında değişti, hatta lüks segmentte 9 milyon TL’ye kadar çıkan yerler oldu. Oysa geçmişte bu fiyatlara villa satışı yapılıyordu. Artan inşaat maliyetleri, yüksek arsa payları ve üretim sıkıntısı fiyatların bu seviyelere gelmesine neden oldu” ifadelerine yer verdi. “İPOTEK İŞLEMLERİ ÖNE ÇIKTI” Edirne’de 2025 yılında ipotek işlemlerinin ön plana çıktığını belirten Çeker, “2025 yılında yeni arsa üretiminin olmaması da piyasayı olumsuz etkiledi. Eskiden belediyeler belirli bölgelerde imar açabiliyordu. Ancak bu yıl yeni arsa üretilemedi. Mevcut arsa sahipleri de fiyatları yüksek tutunca, bu durum müteahhit maliyetlerine doğrudan yansıdı ve konut fiyatları daha da arttı. Bu yıl tapu hareketlerine baktığımızda ise satışlardan çok ipotek işlemleri ön plana çıktı. Gerçek satışlar oldukça sınırlı kaldı. Buna karşılık miras ve intikal işlemleri tapu dairelerinde daha fazla görüldü” şeklinde konuştu. “KOOPERATİFÇİLİK ÖN PLANA ÇIKTI” Edirne’de tekrardan kooperatif usulü inşaatların arttığını belirten Çeker, “2025 yılı beklentilerimizin altında kaldı. Sadece emlakçılar değil, müteahhitler de ciddi sıkıntılar yaşadı. Yapılan binalar elde kaldı, satışlar gerçekleşmedi. Bunun temel sebebi yine krediye erişimin zorlaşması oldu. Bu süreçte kooperatifçilik yeniden ön plana çıktı. Yüksek kredi faizleri nedeniyle hem müteahhitler hem de vatandaşlar kooperatif usulü inşaatlara yöneldi. İmece yöntemiyle, peşinat ve aylık taksitlerle ev sahibi olma modeli tekrar cazip hale geldi. Şu anda Edirne’de konut arayanların yaklaşık yüzde 70–80’i güvenilir kooperatif soruyor. Ayrıca kura sistemiyle çalışan bazı yapı firmalarına da yönelim arttı” diye konuştu. “EDİRNE’DE 2026 YILI, 2025’TEN DAHA ZOR BİR YIL OLABİLİR” Emlak sektöründe iyileşme olmazsa yeni yılın daha kötü bir yıl olabileceğini belirten Çeker, “2026 yılına girerken beklentilerimiz net. Öncelikle vatandaşlarımızın gelir seviyesinin yükselmesini istiyoruz. Memur, işçi, emekli ve esnafın alım gücü artmalı ki bu durum piyasaya yansısın. Kredi faiz oranlarının düşmesi en büyük beklentimiz. Mevduat faizlerinde düşüş başladı, aynı düşüşün konut kredilerinde de olmasını bekliyoruz. Ayrıca asgari ücret ve maaş artışlarının tatmin edici seviyede olması gerekiyor. İnsanların cebine para girdiğinde bu doğrudan emlak sektörünü canlandıracaktır. Aksi halde 2026 yılı, 2025’ten daha zor bir yıl olabilir” dedi. MERT ERİŞKİN

Karakoç: “Artış Olumlu Ama Avukatların Ekonomik Yükü Ağır” Haber

Karakoç: “Artış Olumlu Ama Avukatların Ekonomik Yükü Ağır”

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, Resmî Gazete’de yayımlandı. Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından hazırlanan yeni tarifeye göre dava, danışmanlık ve sözleşmeli avukatlık ücretlerinde ortalama yüzde 36’lık artış yapıldı. Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç, yapılan artışı değerlendirerek, “Gerçekleştirilen artış oranı, resmi enflasyon rakamlarının üzerinde olması kapsamında sevindirici olmakla beraber, ekonomik şartlar avukatlar açısından giderek zorlaşıyor” dedi. YENİ TARİFE RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI Türkiye Barolar Birliği’nin belirlediği yeni Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre: Kira davası açmak için avukata ödenecek ücret 30 bin lira, bu davayla ilgili icra işlemleri için 9 bin lira, tahliye davaları için ise 20 bin lira oldu. Dava kaybedilmesi durumunda aynı miktardaki ücretlerin karşı tarafa da ödenmesi gerekiyor. Ayrıca dava süreçlerinde mahkemelere ödenecek çeşitli harçlar da bu tutarlara ekleniyor. Yeni tarifede boşanma davaları için asgari ücret 45 bin lira, ağır ceza davaları için ise 65 bin lira olarak belirlendi. Kamu kurumlarıyla özel ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatlarına ödenecek asgari ücret 33 bin TL olurken, dava ücretleri 9 bin TL ile 120 bin TL arasında değişecek. Avukatla büroda sözlü danışma ücreti ilk bir saat için 4 bin TL, sonraki her saat için bin 800 TL olarak belirlendi. Çağrı üzerine gidilen yerlerde yapılan danışma hizmetlerinde ise bir saate kadar 7 bin TL ücret alınacak. KARAKOÇ: “ENFLASYONUN ÜZERİNDE OLMASI SEVİNDİRİCİ” Edirne Barosu Başkanı Av. Gökhan Karakoç, tarife artışını değerlendirirken, yapılan zammın enflasyon oranlarının üzerinde olmasının sevindirici olduğunu ancak ekonomik şartların avukatlar açısından hala zorlayıcı olduğunu vurguladı. Karakoç açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Geçtiğimiz gün açıklanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gerçekleştirilen artış oranı, resmi enflasyon rakamlarının üzerinde olması kapsamında sevindirici olmakla beraber, kamusal bir hizmet olan avukatlık mesleğinden alınan yüzde 20 KDV’ye ek olarak gelir ve diğer dolaylı vergiler bağlamında, meslektaşlarımın iktisadi şartlarının her geçen gün biraz daha zorlaştığının da bilinmesini isterim. Ekonomik şartların her geçen gün daha da güçleştiği, paranın alım gücünün azaldığı, yurttaşın gıda, barınma gibi temel harcamalarını yapmakta zorlandığı bir dönemde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gerçekleştirilen artışın tek başına bir anlamı olamaz. Zira, tarifedeki rakamlar meslektaşlarımın üzerlerine aldıkları görevin ağırlığına, zorluğuna, üstlendikleri sorumluluğun büyüklüğüne göre müvekkil yurttaşlar tarafından ödenmesi gereken bedeller olup, biraz evvel değindiğim gibi yurttaşın en temel gereksinimlerini karşılamakta zorlandığı bir dönemde bu miktarların tahsili pek de mümkün görünmemektedir. Yaklaşmakta olan 2026 yılının, iktisadi şartların daha iyi, paranın alım gücü yüksek ve avukatların ekonomik durumlarının daha iyi olduğu bir yıl olmasını diliyorum.” HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.