Hava Durumu

#Enflasyon

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası Haber

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası

‎‎Edirne Emekliler Derneği, Ramazan ayı nedeniyle düzenlediği iftar yemeğinde bir araya geldi. ‎‎Dernek Başkanı Ahmet Ziya Yaz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve dernek üyelerinin katıldığı iftar yemeğinde emeklilerin iftar menüsü dikkat çekti. İftar menüsünde tarhana çorbası, patates yemeği, zeytin, ekmek, turşu ve su yer aldı. ‎‎Oruçların açılmasının ardından konuşma yapan Başkan Yaz, emeklinin iftarda eti unuttuğunu söylerken; "Yeter artık. Gösterişli zengin sofralarla boy boy gösteri yapan iktidar ve iktidarın yerel yöneticileri emeklilerin iftar sofrasını göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Ocak ayından bu yana emekli maaşlarında 4 bin liraya yakın erime olup alım gücü günden güne zorlaşmaktadır. Enflasyon yükselmesine engel olamayan iktidar, savaşı bahane ederek önümüzdeki günlerde refaha ereceğimizi müjdeliyor, buna da biz emeklilerin inanmasını bekliyorlar. İktidar en son yaptığı açıklamada zam yapılmayan ve gündemde kaldırılması söylemini oluşturdukları bayram ikramiyelerinin maaşlarla birlikte erken ödenmesini bir lütuf, bir müjde olarak sunarak emeklinin aklı ile dalga geçiyor" ifadelerini kullandı. ‎‎Yaz, gerçek müjde için ortada somut bir iyileştirmenin olması gerektiğini belirterek; "Prim ödeme gün sayısına göre yaratılan maaşlardaki adaletsizlik giderilmelidir. Emekli memur ve diğer çalışanların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi, enflasyon karşısında erimeyen insanca yaşayabilecek bir taban ücret belirlenmelidir. Bunun için kaynak bulma zorlama açıklaması yapan yöneticilerimiz, hem iftar sofralarına, hem de faiz ödemelerine 3 trilyon parayı bütçeden ayırabiliyor, savurganlığa devam ediyorlar. Yeter artık emeklileri güçsüz gördüğünüz. Unutmayın ki biz 17 milyon emekliyiz ve son sözü biz söyleyeceğiz" dedi. ‎ ‎Emeklilerin iftar sofrası kurmakta zorlandığına dikkat çeken Yaz; "Mecliste iktidarın grup sözcüsü 'Biz de bundan sonra peynir ekmekle iftarımızı açarız' deyip sofrasına peyniri bile koyamayan emeklilerimizle alay etmiştir. Özellikle yıllarca çalışıp ülkesine hizmet etmiş emekliler iftar sofrasını kurmakta zorlanırken şimdi de zam yapmadan verdiğiniz ikramiyelerle savaş bahane edilerek yapılan gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle bayram sofrasını da kurmakta zorlanmaktadır. Ülkemizde adil olmayan paylaşım 14 milyon insanın sosyal yardımlarla yaşamasına neden olmaktadır. Bizler sizden sosyal yardım, nafaka ya da bağış istemiyoruz. Hakkımız olan seyyanen zamların ödenmesini, torunlarımızdan, çocuklarımızdan utanmadan insanca yaşamak istiyoruz. ‎İftar ve bayram sofralarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Bir toplumda emeği ile geçinenlerin yüzü gülmüyorsa, o toplumun huzuru eksiktir" sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Merkez Bankası Faizi Yüzde 37’de Sabit Tuttu Haber

Merkez Bankası Faizi Yüzde 37’de Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ''Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?” Haber

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, gündem dışı konuşma yaptı. Üstün, konuşmasında çiftçilere verilen desteklerin yıllar içindeki oranlarına dikkat çekerek, tepki gösterdi. “2024 YILINDA AÇIKLANAN 2025 YILI TARIM DESTEKLERİ 2026’DA ASKIYA ÇIKTI” Üstün, dün itibariyle tarımsal desteklemelerin listelerinin askıya çıktığını söyleyerek; “Maalesef 2024 yılında açıklanan 2025 yılı tarımsal destekleri, 2026 yılı şubat ayı itibariyle askıya çıktı. Yıllara baktığınız kafa karışıklığı yaratıyor. Bu yıl yeni bir düzenleme var. Temel destek ve planlı destek olarak çift liste askıya çıktı. Temel destek olarak 317 TL, planlı destek olarak 317 TL olmak üzere toplam 634 TL destekleme listeleri askılara çıkıp muhtarlıklarda yayımlanmaya başladı” dedi. “YÜZDE 45’İN ÜZERİNDE KAYIP VAR” Çiftçilerin, 2025 yılı ürün portföyünü bitirdiğini belirten Üstün; “2026 yılındayız. 2024 yılında, 2025 yılının ürünlerini periyodik olarak baktığımızda; ilk buğday ile başlıyoruz. Buğdayı ekim ile kasım ayları arasında ekiyoruz. 2024 yılında açıklanan destekleme modellerine baktığımızda; 317 TL açıklanan 2 tane destekleme modeli, toplam 634 TL. Biz, 2024 yılının kasım ayında buğday ekerken gidip mazot alsaydık, o gün itibariyle 14,5 litre mazot alıyorduk. Aynı şekilde çiftçinin en çok kullandığı 20-20 gübreden 51 kilo alıyorduk. Para elimize hâlâ geçmedi. Bugün bu para elimize geçse aynı parayla 10,8 litre mazot, 27 kilo gübre alabiliyoruz. Çiftçinin kaybı ne kadar? Şu anda yüzde 45’în üzerinde kayıp var” ifadelerini kullandı. “ŞU ANDA ELİMİZE GEÇECEK 634 TL” Üstün, 2024 yılında çiftçinin aldığı desteklere dikkat çekerek; “2024 yılı içinde çiftçi sadece buğdaya 1,75 TL destekleme aldı. Trakya ortalamasına baktığımızda; 500 kilogram buğdaydan 875 TL elimize geçti. Üzerine mazot-gübre desteği dediğimiz 230 TL’yi de eklediğimizde 2024 yılında destekleme olarak bin 105 TL elimize geçti. Şu anda elimize geçecek olan para 634 TL’dir. ‘Desteklemeler yüzde 200-300 arttı’ gibi söylemler var. Peki arttı mı? Siyasi iktidar, tarımsal desteklerin üretimi artırmak için verildiğini söylüyor. Enflasyon bazına baktığımızda aradaki farkları görebiliyor musunuz? 15 ay içerisinde rakamların nerelerden nerelere geldiğini görebiliyor musunuz? Türkiye İstatistik Kurumu açıklama yaptı; tarım sektörü 2025 yılında yüzde 12,5 küçüldü. Tarım sektörü küçülürken, destekleme modelleriyle tarımı desteklememiz gerekirken üretime köstek olunuyor” sözlerine yer verdi. “BU PARALAR İKİYE Mİ BÖLÜNECEK?” Çift liste uygulamasının da bu yıl ilk defa uygulandığını söyleyen Üstün; “Temel destek listesi ayrı, planlı destek listesi ayrıdır. Çiftçi çok zor durumda ve 15 gün sonra sahaya çıkacak. Üre gübre zamanı geldi. Para elimize geçmediğinden dolayı çiftçinin sıkıntısı günden güne büyüyor. Şunu teyit de edemedik; bu paralar ikiye bölünecek mi yoksa bir defada mı verilecek? İki askı listesi çıkması nedeniyle herkesin kafasında soru işareti oluşmaya başladı” dedi. “ÇİFTÇİ KENDİLİĞİNDEN ÜRETİMDEN DÜŞMEYE BAŞLADI” Üstün, çiftçilerin Ziraat Bankası’ndan kullandıkları süspansiyonlu kredilerin de Bağ-Kur ve SSK borçları yüzünden çiftçilere verilmediğini belirterek; “Ziraat Bankası, çiftçinin kullandığı süspansiyonlu kredilerde limit artışına gitmedi. Bunun için çiftçi kendiliğinden üretimden düşmeye başladı. Geldiğimiz noktada tarım ekonomisi daha da çıkmaza giriyor. Desteklemelerle ilgili özellikle şunu istiyoruz; bu ülkede destekleme modelleri açıklanırken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda hiç mi müsteşar yok ki bu konularda bilgi versin? Yaklaşık bir buçuk yıl geriden geliyoruz. Desteklemeleri ne zaman alacağımızı da bilmiyoruz. Ondan sonraki süreci de bilmiyoruz. 2026 yılının da buğdaylarını ektik ama 2025 yılının desteklemelerini alamıyoruz. Bu yanlışlardan bir an önce dönülmesini talep etmekteyiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Şadan Şimşek: “Vatandaş Borç Batağında, Ekonomi Alarm Veriyor” Haber

Şadan Şimşek: “Vatandaş Borç Batağında, Ekonomi Alarm Veriyor”

21. Dönem Edirne Milletvekili Şadan Şimşek, yazılı bir basın açıklaması yayımlayarak Türkiye’de milyonlarca vatandaşın borçla yaşamaya mahkûm edildiğini belirtti. Gelirlerin temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini ifade eden Şimşek, hayatın eksi borç bakiyesi üzerinden sürdürüldüğünü söyledi. Şimşek, son verilere göre vatandaşın eksi borç bakiyesinin geçen yıla kıyasla üç kat artarak 848 milyar TL’ye ulaştığını kaydetti. Bu tablonun geçici bir dalgalanma olmadığını belirten Şimşek, yanlış ve ısrarla sürdürülen ekonomi politikalarının doğrudan sonucu olduğunu dile getirdi. Borçlanmanın artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini vurgulayan Şimşek, kredi kartlarının gıda ve fatura ödemelerinde, ihtiyaç kredilerinin ise kira ve temel yaşam giderlerinde kullanıldığını ifade etti. Yeni borçların, eski borçların faizini ödemek için alındığını belirten Şimşek, bunun derinleşen bir borç sarmalı yarattığını söyledi. Enflasyon karşısında maaşların eridiğini, dolaylı vergilerin arttığını ve hayat pahalılığının kontrolsüz biçimde yükseldiğini belirten Şimşek, emekçi, emekli, esnaf ve dar gelirlinin sürekli borçlu hale getirildiğini kaydetti. Bu koşullarda vatandaşın bütçe yapmasının ve geleceğini planlamasının neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade etti. Açıklamasında çözüm önerilerine de yer veren Şimşek, kredi ve kredi kartı borçlarını hafifletecek kalıcı yapılandırma modellerinin hayata geçirilmesi, gelirlerin gerçek enflasyona karşı korunması ve temel tüketim maddeleri üzerindeki vergi yükünün azaltılması gerektiğini vurguladı. Borçla ayakta duran değil, emeğiyle geçinebilen bir ekonomik düzen kurulması çağrısında bulundu. Borçla sürdürülen bir yaşam düzeninin ne ekonomiyi ne de toplumsal yapıyı taşıyabileceğini belirten Şimşek, gerekli önlemler alınmadığı takdirde ekonomik krizin derin bir sosyal krize dönüşeceği uyarısında bulundu. Vatandaşın sabredecek gücünün kalmadığını ifade eden Şimşek, bu sese kulak verilmesi gerektiğini söyledi. HABER MERKEZİ

Merkez Bankası Faizi 100 Baz Puan Düşürdü Haber

Merkez Bankası Faizi 100 Baz Puan Düşürdü

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ''Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''

KESK Edirne’de İş Bıraktı: “Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz” Haber

KESK Edirne’de İş Bıraktı: “Emeğimizin Karşılığını İstiyoruz”

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Edirne Şubeler Platformu, hakem kurulu tarafından açıklanan toplu sözleşme kararlarına tepki göstermek amacıyla bugün iş bıraktı. KESK Edirne Şubeler Platformu, iş bırakmasının ardından Saraçlar Caddesi’nde konuyla ilgili basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasını, Platform Sözcüsü Ahmet Acet okudu. “EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ” Acet, geçinemedikleri ve insanca bir yaşam için bugün hizmet üretmeyeceklerini söylerken; “Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz. Emeğimizin karşılığı için ülkenin dört bir yanında görevdeyiz. Bize ‘Neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz?’ diye soranlara cevabımız nettir. Yıllardır ‘geçinemiyoruz’ diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar” ifadelerini kullandı. “CEBİMİZE GİRMEDEN VERGİYE GİDECEK” Geçinememe sebeplerini açıklayan Acet; “Geçinemiyoruz çünkü TÜİK’in verilerine göre bile en yüksek enflasyon sırlamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz. Genel enflasyondan gıdaya, kiradan eğitime enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sırdayız. AB ülkelerinin yıllık enflasyonu bizde sadece bir ayda yaşanıyor. Buna rağmen her yıl aynı tablo ile karşılaşıyoruz. Maaşlarımız, Merkez Bankası’nın hiçbir zaman tutmayan enflasyon tahminine, TÜİK’in verilerine göre arttırılıyor. En son 5 Ocak’ta açıklanan TÜİK verilerine göre maaşlarımız ocak ayından itibaren yüzde 18,60 aratacak. Ama bununun içinde enflasyon farkı da var. Yani her defasında yaptıkları şeyi tekrar ediyorlar. Yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına denk gelmeyen verileri altışar aylık dilimler halinde enflasyon farkı, maaş zammı diye yutturuyorlar. Dolayısıyla gerçek tablo şudur; kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı. Kiralara maaş artışımızın neredeyse 3 katı, yüzde 35 zam yapıldı. Tablo çok net; Aralık’ta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak’ta maaşı enflasyon farkı dâhil 66 bin lira oldu. Ama kirası 33 bin 720 liraya çıktı. Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek. Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak” dedi. KESK’İN TALEPLERİNİ AÇIKLADI Acet, KESK’in taleplerini açıklarken; “Maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz” sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.