Hava Durumu

#Enflasyon

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Sancakçavuşu: “Sembolik Rakam 20 Liraysa Vay Halimize” Haber

Sancakçavuşu: “Sembolik Rakam 20 Liraysa Vay Halimize”

Buğday üreticisinin merakla beklediği ilk buğday hasadı bugün Aydın’ın Söke ilçesinde yapılarak 20 TL’den satıldı. Buğday üreticisinin merakla beklediği ilk satışın 20 TL olarak gerçekleşmesi üreticide fiyat konusunda tedirginlik yarattı. Sembolik rakamın 20 lira olmasının, açıklanacak fiyat konusunda kötü işaretler verdiğini belirten Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, “Aydın Söke'de ilk hasat yapıldı ve ilk ürün satıldı diye bir haber okudum çok üzüldüm. Çünkü üretici ilk hasadını yapıp da sattığı gün ona sembolik bir rakam belirlenir. Hatta ilk getirene küçük altın, traktör lastiği, mazot gibi hediyeler verilirdi. Bugün okuduğum habere göre de ilk satılan ürünün sembolik rakamı 20 TL olmuş. Bizim zaten normal beklentimiz 20-22 TL. Bu sembolik rakam 20 TL ise vay çiftçinin haline. Buğday fiyatları sembolik rakamı bu şekilde ise normal fiyatı çok iyi olmayacak gibi görünüyor. Bunun akabinde her yıl fiyatlar katlanarak artıyor. Daha dün ekmeğe zam geldi. Ekmeğe zam gelmesinden mustarip değiliz. Tabii ki zam gelecek. Hayat pahalı ama insanların da geçinebilecek, ekmek alabilecek kaliteli bir standartların olması için emekli maaşları, memur maaşları, çalışan ücretlerinin bir şekilde düzenlenmesi lazım” dedi. “ÇİFTÇİYİ ÖLDÜRMEMEK LAZIM” Ekmek ucuz olacak derken çiftçiyi de öldürmemek gerektiğini söyleyen Sancakçavuşu; “Biz olmazsak fırınlarda ekmek olmaz. Bunu unutmamalıdır hiç kimse. Buğdayın en az bugünkü alındığı gibi, sembolik fiyatı gibi 20-22 TL olması gerekiyor. Geçen yıl buğday fiyatları 13,5 TL'den başladı. 16-17 TL'lere kadar çıktı. Ülkedeki enflasyona baktığımız zaman yüzde 35-45 arasında enflasyon öngörülüyor. Mazot fiyatlarını konuşmayacağım bile. Girdi fiyatlarımız her geçen yıl katlanıyor. Bizim buğdayımız bu enflasyondan etkilenmemesi için en az 20-22 TL olmalı. 22 TL'den aşağı olmaması lazım ki sürdürülebilir bir tarım yapalım. Çünkü bizim kredilerimiz var, faizlerimiz çok yüksek. Kurum kuruluşlardan bile aldığımız ürünlerin faizleri çok yüksek. Onlar da teşvik edilmiyorlar. Bundan yana çok üzgünüz. Çiftçinin geçinebilmesi için bize hak ettiğimiz buğday fiyatının, ayçiçeği fiyatının, çeltik fiyatının verilmesi lazım. Biz olmazsak, ürün olmazsa bu insanların hiçbir şekilde karnı doymaz” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Suiçmez: “Yapılan Zam Yetmez Ama Evet” Haber

Suiçmez: “Yapılan Zam Yetmez Ama Evet”

Ulusal Süt Konseyi, 1 Mayıs’tan geçerli olmak üzere 22 lira 22 kuruş olan çiğ süt fiyatına 2,08 TL zam yaparak 24 lira 30 kuruş olarak açıkladı. Verilen zammı değerlendiren Edirne Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Suiçmez, zammın yetersiz olduğunu ancak mayıs ayı itibariyle bu zammın verilmiş olmasının gelecek için iyiye işaret olduğunu söyledi. Verilen zam konusunda “Yetmez ama evet” ifadelerini kullanan Suiçmez; “Bizim beklentilerimizin altında bir fiyat artışı gerçekleşti. Tabii şunu da söylemek lazım; sosyal medyada çok afaki fiyatlar dolaşıyordu, biz öyle bir fiyat da beklemiyorduk. Ülkenin durumuna çok uygun fiyatlar değil ama bizim beklediğimiz fiyatın bir tık altında diyebiliriz. Süt üretiminin arttığı bir mevsimde, süt fiyatlarının arttığını gördüğümüz çok ender yıllardan biri. Az da olsa bir artış yapıldı. ‘Yetmez ama evet’ diyelim. Burada en önemli olan, geç de olsa Ulusal Süt Konseyi üç aylık periyotta sözünde durdu. Orada açıklanan fiyat sonrası üç ay sonra konseyin tekrar toplanacağını tahmin ediyorum. Bu fiyat ancak Mayıs-Haziran ayını kaldırır, temmuz ayını da zor kaldırır. Önemli olan üçer aylık periyotlar halinde belirli bir miktarda fiyatların tekrar revize edilmesi” dedi. “YEM FİYATLARINI DENETLEYEN BİR KURUM YOK” Çiğ süt fiyatlarını Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediğini ancak yem fiyatlarını belirleyen bir kurumun olmadığını söyleyen Suiçmez, “Bunun yanında sıkıntı çektiğimiz olay yem-süt paritesi. Ulusal Süt Konseyi ülkedeki enflasyon gibi durumları değerlendiriyor ama yem fiyatlarına hiçbir müdahaleyi yapmıyorlar. Yemcilerin, yem fiyatlarını belirleyen bir kurum yok. Serbest piyasa ama böyle bir şey olmaz. Bir tarafta bizim ürettiğimiz üründe fiyat belirleyen bir kurum var. Doğru çalışır yanlış çalışır bu ayrı bir mesele ama bir kurum var. Bu yem fiyatlarını da düzene sokacak bir kurum olmak zorunda artık. Bin liraya da yem var 850 liraya da yem var. Baktığımızda buradaki artış çok fazla. Eğer böyle bir sistem kurulmalı. Çok acilen artık bunu gündeme almaları lazım. Yani bu yemdeki fahiş fiyat artışları, 'akşam yattım sabah kalktım yeme ben zam yaptım' olayları olmamalı. Nasıl ki sütün fiyatlarını Ulusal Süt Konseyi belirliyorsa, bu yem fiyatlarını da mutlaka bir mekanizma belirlemeli ve bütün Türkiye'de bulunan yem fabrikaları buna uymalı. Uymayanlara ilgili bakanlıklar gerekli yaptırımları yapmalı. Ancak bunu böyle düzene koyabiliriz. Yoksa burada bize verilen fiyat zaten daha fiyat açıklanmadan önce, 3-4 gün önce yeme ciddi bir zam yaptılar, verilen zam orada eridi” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Merkez Bankası Faizi Değiştirmedi, Yüzde 37’de Sabit Bıraktı Haber

Merkez Bankası Faizi Değiştirmedi, Yüzde 37’de Sabit Bıraktı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ''Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Öncü veriler ana eğilimin nisan ayında bir miktar yükseleceğine işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlenmektedir. Söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Göstergeler iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ederken, yakın dönemdeki gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkileri önem taşıyacaktır. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır. ''

‎Süt Üreticileri Fiyat Revizyonu Bekliyor Haber

‎Süt Üreticileri Fiyat Revizyonu Bekliyor

‎Edirne Merkez, Süloğlu ve Havsa Süt Üreticileri Birliği (SÜTÜB) tarafından düzenlenen olağan mali genel kurulda, süt üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. Toplantıya İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, SÜTÜB Başkanı Mustafa Suiçmez, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, birlik üyeleri ve muhtarlar katıldı. ‎“ÜRETİM ARTIYOR, ÜRETİCİ AZALIYOR” ‎Birlik Başkanı Mustafa Suiçmez, son yıllarda süt üretiminde artış yaşanmasına rağmen üretici sayısında ciddi düşüş olduğunu vurguladı. Suiçmez, 2023 yılında 11 bin 436 ton olan süt üretiminin 2025’te 12 bin 930 tona yükseldiğini, buna karşın üye sayısının 410’dan 316’ya gerilediğini belirtti. Köylerde küçük üreticinin azalırken, daha büyük ölçekli çiftliklerin öne çıktığını ifade eden Suiçmez, “Üretimde sorun yok ancak üreticinin sayısı giderek düşüyor. Bu tablo sürdürülebilir değil” dedi. ‎"MALİYET ARTIŞLARI DAHA YÜKSEK" ‎Çiğ süt fiyatlarının son iki yılda yüzde 31 oranında arttığını hatırlatan Suiçmez, buna rağmen maliyet artışlarının çok daha yüksek olduğunu dile getirdi. ‎Avrupa’da litre başına ortalama süt fiyatının yaklaşık 52 euro cent seviyesinde olduğunu belirten Suiçmez, Türkiye’deki fiyatların bu seviyenin 6-7 lira gerisinde kaldığını söyledi. Suiçmez, “Enflasyon oranı yüzde 40’lar seviyesindeyken süt fiyatlarındaki artış bunun gerisinde kaldı. Bu durum üreticiyi zorluyor” diye konuştu. ‎ULUSAL SÜT KONSEYİ’NE ÇAĞRI ‎Artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalmakta zorlandığını vurgulayan Suiçmez, Ulusal Süt Konseyi’nin olağanüstü toplanması gerektiğini ifade etti. Suiçmez, “Fiyatların ivedilikle revize edilmesini talep ediyoruz. Mevcut şartlarda üretimin sürdürülebilirliği risk altında” dedi. ‎“KÜÇÜK İŞLETMELER KORUNMALI” ‎Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse ise hayvancılık sektöründe küçük aile işletmelerinin giderek azaldığına dikkat çekti. Köse, “Büyük işletmeler üretimi artırıyor ancak köylerde üretimin devamı için küçük aile işletmelerine sahip çıkmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı. ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası Haber

‎İşte Emeklinin İftar Sofrası

‎‎Edirne Emekliler Derneği, Ramazan ayı nedeniyle düzenlediği iftar yemeğinde bir araya geldi. ‎‎Dernek Başkanı Ahmet Ziya Yaz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve dernek üyelerinin katıldığı iftar yemeğinde emeklilerin iftar menüsü dikkat çekti. İftar menüsünde tarhana çorbası, patates yemeği, zeytin, ekmek, turşu ve su yer aldı. ‎‎Oruçların açılmasının ardından konuşma yapan Başkan Yaz, emeklinin iftarda eti unuttuğunu söylerken; "Yeter artık. Gösterişli zengin sofralarla boy boy gösteri yapan iktidar ve iktidarın yerel yöneticileri emeklilerin iftar sofrasını göremiyorlar veya görmek istemiyorlar. Ocak ayından bu yana emekli maaşlarında 4 bin liraya yakın erime olup alım gücü günden güne zorlaşmaktadır. Enflasyon yükselmesine engel olamayan iktidar, savaşı bahane ederek önümüzdeki günlerde refaha ereceğimizi müjdeliyor, buna da biz emeklilerin inanmasını bekliyorlar. İktidar en son yaptığı açıklamada zam yapılmayan ve gündemde kaldırılması söylemini oluşturdukları bayram ikramiyelerinin maaşlarla birlikte erken ödenmesini bir lütuf, bir müjde olarak sunarak emeklinin aklı ile dalga geçiyor" ifadelerini kullandı. ‎‎Yaz, gerçek müjde için ortada somut bir iyileştirmenin olması gerektiğini belirterek; "Prim ödeme gün sayısına göre yaratılan maaşlardaki adaletsizlik giderilmelidir. Emekli memur ve diğer çalışanların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi, enflasyon karşısında erimeyen insanca yaşayabilecek bir taban ücret belirlenmelidir. Bunun için kaynak bulma zorlama açıklaması yapan yöneticilerimiz, hem iftar sofralarına, hem de faiz ödemelerine 3 trilyon parayı bütçeden ayırabiliyor, savurganlığa devam ediyorlar. Yeter artık emeklileri güçsüz gördüğünüz. Unutmayın ki biz 17 milyon emekliyiz ve son sözü biz söyleyeceğiz" dedi. ‎ ‎Emeklilerin iftar sofrası kurmakta zorlandığına dikkat çeken Yaz; "Mecliste iktidarın grup sözcüsü 'Biz de bundan sonra peynir ekmekle iftarımızı açarız' deyip sofrasına peyniri bile koyamayan emeklilerimizle alay etmiştir. Özellikle yıllarca çalışıp ülkesine hizmet etmiş emekliler iftar sofrasını kurmakta zorlanırken şimdi de zam yapmadan verdiğiniz ikramiyelerle savaş bahane edilerek yapılan gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle bayram sofrasını da kurmakta zorlanmaktadır. Ülkemizde adil olmayan paylaşım 14 milyon insanın sosyal yardımlarla yaşamasına neden olmaktadır. Bizler sizden sosyal yardım, nafaka ya da bağış istemiyoruz. Hakkımız olan seyyanen zamların ödenmesini, torunlarımızdan, çocuklarımızdan utanmadan insanca yaşamak istiyoruz. ‎İftar ve bayram sofralarımızı mutlu ve huzurlu geçirmek istiyoruz. Bir toplumda emeği ile geçinenlerin yüzü gülmüyorsa, o toplumun huzuru eksiktir" sözlerine yer verdi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Merkez Bankası Faizi Yüzde 37’de Sabit Tuttu Haber

Merkez Bankası Faizi Yüzde 37’de Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 37’de sabit tutulmasına karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ''Enflasyonun ana eğilimi şubat ayında yataya yakın seyretmiştir. Jeopolitik gelişmeler neticesinde belirsizlikler artarken, küresel risk iştahında bozulma ve enerji fiyatlarında yükseliş gözlenmiştir. Söz konusu unsurların enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici kararlar ve eşgüdüm dahilinde mali tedbirler alınmıştır. Jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkileri yakından takip edilmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal” Haber

Sancakçavuşu: “Çiftçinin Sorunu Artık Ekonomik Değil, Toplumsal”

Edirne’de üreticiler 2024 yılında ekilen buğdayların desteklerinin henüz yatmamasından ve mart ayında yatmaya başlanacak desteklerin 2 taksit halinde yatırılacağının açıklamasının şokunu yaşıyor. Edirne Belediyesi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu desteklemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Çiftçinin yaşadığı sorunların artık ekonomik bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal bir sorun haline geldiğini belirten Sancakçavuşu; “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, işlerin başladığı bir gündeyiz. Devlet destekleri çiftçi için çok önemli. Bugün geldiğimiz durumda ise 2024 yılında buğdaydan kilogram başına destek alıyorduk. Son aldığımız destek de 1,75 TL'ydi. Yani 400 kilogram buğday biçtiğimiz zaman yaklaşık dönüm başına 700 TL destek ve de bunun ek olarak da mazot, gübre desteğimiz vardı. Yaklaşık o da 180 liraydı. Yani biz 2024 yılında hasat ettiğimiz üründen dekar başına 880 TL devlet desteği aldık buğdayda. Daha sonra devlet dedi ki; ‘Biz size verime dayalı destek vermeyeceğiz, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Tabii ki dedik büyüklerimizin bir bildiği vardır. Bu destek 317 TL. Temel destek 317 TL ve planlı üretim desteği dediler. Trakya toprakları münavebeli ekim yapılır. Yani bir yıl buğday, bir yıl ayçiçeği ya da bir yıl kanola akabinde tekrar buğday ekilir. 2024 yılının kasım ayında buğday ekilen bir tarlaya, gübre attık, ilaç attık, mazot harcadık ve hasat da ettik. 2026 yılındayız ve o tarlanın desteklemesini biz hala alamadık. Bugün 14 Şubat ve o gün 634 TL'ye biz razıyken yirmi sekiz kilogram mazot alabiliyorduk. 55 kilogram gübre alabiliyorduk. Şu an o parayı verdiklerinde bizim alabileceğimiz sadece 12 litre mazot ve yaklaşık 30 kilogramda gübre. Ülkede kuraklık yaşandı. Dedik ki devletimiz büyüktür. Bize acır, desteklerimizi arttırır. Bir baktık desteklerimizi yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptı. Dedik ki tamam ayçiçeğinden verim alamazsak sigortamız var. Ama eksperler öyle bir sonuca getirdi ki ödediğimiz poliçe parasıyla kaldık. Bize poliçe paramızı bile geri ödemedi” dedi. “BUNU MU BİZE REVA GÖRÜYORSUNUZ” Yapılan uygulamaların çiftçileri çok zor durumda bıraktığını belirten Sancakçavuşu, “Bunu mu bize reva görüyorsunuz.” Diyerek şu ifadeleri kullandı: “Devletimiz dedik bizim arkamızdadır. Tarım Kredileri, Ziraat Bankaları kuraklıktan dolayı bizim borçlarımızı erteler, bırakın ertelemeyi faizleri arttırdılar. Tamam bir bildikleri vardır dedik, gideriz yine devletimizden, Tarım Kredi'den malımızı alırız, bankalardan kredi çekeriz. Bu sefer de dediler ki vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa biz sana da para vermiyoruz. Bizden ne istiyorsunuz? Biz kuraklıkla zaten sınandık. Enflasyon oranında zaten ürünlerimiz 3 yıl öncenin fiyatından satılıyor. Aldığımız her şeyi 2 yıl sonranın enflasyonuyla alıyoruz. Bize artık birazcık acımanız lazım. Bu destekleri en kısa zamanda güncelleyin. Güncel halini en kısa zamanda da ödeyin. Şu an askıya çıktı ama onu da ikiye bölmüşler. Zaten bir avuç para. Bunu mu bize reva görüyorsunuz. Bizim sorunumuz artık ekonomik sorun halinden çıktı. Artık toplumsal sorun haline geldi. Biz kendimizi dışlanmış hissetmeye başladık. Nereye gitsek bize herkes sırt çeviriyor. Sanki birileri bizi istemiyor. Yirmi yıl Türkiye Cumhuriyeti kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Biz bununla övünüyorduk. Şu an çiftçi ek iş yapmadan kendi çocuklarına yetemiyor. Bize bunu muhteva görüyorsunuz. Çok acil şekilde destekler enflasyon oranında güncellensin. Bu vergi borcudur, Bağ-Kur borcudur diye saçmalık ortadan kalksın. Biz yine bu şekilde ekime gideceğiz ve ülkenin rahatlığı için refah için çalışacağız ama en acil şekilde buna çözüm bulunmalı." ŞENER ŞENTÜRK

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?” Haber

Üstün’den Destekleme Tepkisi: “Çiftçinin Kaybı Ne Kadar?”

Edirne İl Genel Meclisi’nin bugün düzenlenen toplantısında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili ve Uzunköprü İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Üstün, gündem dışı konuşma yaptı. Üstün, konuşmasında çiftçilere verilen desteklerin yıllar içindeki oranlarına dikkat çekerek, tepki gösterdi. “2024 YILINDA AÇIKLANAN 2025 YILI TARIM DESTEKLERİ 2026’DA ASKIYA ÇIKTI” Üstün, dün itibariyle tarımsal desteklemelerin listelerinin askıya çıktığını söyleyerek; “Maalesef 2024 yılında açıklanan 2025 yılı tarımsal destekleri, 2026 yılı şubat ayı itibariyle askıya çıktı. Yıllara baktığınız kafa karışıklığı yaratıyor. Bu yıl yeni bir düzenleme var. Temel destek ve planlı destek olarak çift liste askıya çıktı. Temel destek olarak 317 TL, planlı destek olarak 317 TL olmak üzere toplam 634 TL destekleme listeleri askılara çıkıp muhtarlıklarda yayımlanmaya başladı” dedi. “YÜZDE 45’İN ÜZERİNDE KAYIP VAR” Çiftçilerin, 2025 yılı ürün portföyünü bitirdiğini belirten Üstün; “2026 yılındayız. 2024 yılında, 2025 yılının ürünlerini periyodik olarak baktığımızda; ilk buğday ile başlıyoruz. Buğdayı ekim ile kasım ayları arasında ekiyoruz. 2024 yılında açıklanan destekleme modellerine baktığımızda; 317 TL açıklanan 2 tane destekleme modeli, toplam 634 TL. Biz, 2024 yılının kasım ayında buğday ekerken gidip mazot alsaydık, o gün itibariyle 14,5 litre mazot alıyorduk. Aynı şekilde çiftçinin en çok kullandığı 20-20 gübreden 51 kilo alıyorduk. Para elimize hâlâ geçmedi. Bugün bu para elimize geçse aynı parayla 10,8 litre mazot, 27 kilo gübre alabiliyoruz. Çiftçinin kaybı ne kadar? Şu anda yüzde 45’în üzerinde kayıp var” ifadelerini kullandı. “ŞU ANDA ELİMİZE GEÇECEK 634 TL” Üstün, 2024 yılında çiftçinin aldığı desteklere dikkat çekerek; “2024 yılı içinde çiftçi sadece buğdaya 1,75 TL destekleme aldı. Trakya ortalamasına baktığımızda; 500 kilogram buğdaydan 875 TL elimize geçti. Üzerine mazot-gübre desteği dediğimiz 230 TL’yi de eklediğimizde 2024 yılında destekleme olarak bin 105 TL elimize geçti. Şu anda elimize geçecek olan para 634 TL’dir. ‘Desteklemeler yüzde 200-300 arttı’ gibi söylemler var. Peki arttı mı? Siyasi iktidar, tarımsal desteklerin üretimi artırmak için verildiğini söylüyor. Enflasyon bazına baktığımızda aradaki farkları görebiliyor musunuz? 15 ay içerisinde rakamların nerelerden nerelere geldiğini görebiliyor musunuz? Türkiye İstatistik Kurumu açıklama yaptı; tarım sektörü 2025 yılında yüzde 12,5 küçüldü. Tarım sektörü küçülürken, destekleme modelleriyle tarımı desteklememiz gerekirken üretime köstek olunuyor” sözlerine yer verdi. “BU PARALAR İKİYE Mİ BÖLÜNECEK?” Çift liste uygulamasının da bu yıl ilk defa uygulandığını söyleyen Üstün; “Temel destek listesi ayrı, planlı destek listesi ayrıdır. Çiftçi çok zor durumda ve 15 gün sonra sahaya çıkacak. Üre gübre zamanı geldi. Para elimize geçmediğinden dolayı çiftçinin sıkıntısı günden güne büyüyor. Şunu teyit de edemedik; bu paralar ikiye bölünecek mi yoksa bir defada mı verilecek? İki askı listesi çıkması nedeniyle herkesin kafasında soru işareti oluşmaya başladı” dedi. “ÇİFTÇİ KENDİLİĞİNDEN ÜRETİMDEN DÜŞMEYE BAŞLADI” Üstün, çiftçilerin Ziraat Bankası’ndan kullandıkları süspansiyonlu kredilerin de Bağ-Kur ve SSK borçları yüzünden çiftçilere verilmediğini belirterek; “Ziraat Bankası, çiftçinin kullandığı süspansiyonlu kredilerde limit artışına gitmedi. Bunun için çiftçi kendiliğinden üretimden düşmeye başladı. Geldiğimiz noktada tarım ekonomisi daha da çıkmaza giriyor. Desteklemelerle ilgili özellikle şunu istiyoruz; bu ülkede destekleme modelleri açıklanırken, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda hiç mi müsteşar yok ki bu konularda bilgi versin? Yaklaşık bir buçuk yıl geriden geliyoruz. Desteklemeleri ne zaman alacağımızı da bilmiyoruz. Ondan sonraki süreci de bilmiyoruz. 2026 yılının da buğdaylarını ektik ama 2025 yılının desteklemelerini alamıyoruz. Bu yanlışlardan bir an önce dönülmesini talep etmekteyiz” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.