Hava Durumu

#Gida

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Gida haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gida haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şadan Şimşek: “Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor” Haber

Şadan Şimşek: “Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor”

Şimşek, açıklanasında şunlara yer verdi: “Ülkemiz tarım ve hayvancılık sektöründe son yıllarda dışa bağımlılık artarken bu durum ekonomide ciddi tedirginlik yaratmaktadır. Rakamlar artık basit tartışma dışına çıkmış, gerçek maliyetleri gözler önüne sermektedir. Tarım, gıda ve içecek sektörü dış ticaret verilerine baktığımızda; 2025 yılı genelinde bu sektörün ihracatı yaklaşık 27,79 milyar dolar olurken, ithalat 22,88 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. Bu, geçen yıla göre ithalatın %25’in üzerinde artış gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bu artış kısa vadede dış ticaret fazlası görünse de (yaklaşık 4,9 milyar dolar), artan ithalat eğilimi sürdürülebilir değildir. Çünkü: Her yıl daha fazla gıda ve tarım ürünü dışarıdan gelmektedir. Döviz ile ödeme yapılan bu ithalat, ekonomik kırılganlığı derinleştirir. Tarım girdilerindeki artış Çiftçilerimizin kullandığı gübre, yem ve diğer girdiler 2025’te fiyat olarak yıllık bazda %30’un üzerinde artmıştır. Özellikle veterinerlik hizmetleri ve hayvan yemi gibi maliyet kalemleri çiftçinin omuzuna ağır yük bindirmektedir. Yerli üretimdeki baskı Çiftçi üretim maliyetleri bu kadar yükselirken, ithalat yolu ucuz gibi görünen çözüm olarak sunuluyor. Oysa bu durum yerli üretimi zayıflatır ve üreticinin ekonomiden kopmasına yol açar. Çıkmaz sokağa dönüşen ithalat politikası Uzman raporlarına göre son on beş yılda canlı hayvan ve et ithalatı yüz milyonlarca doları aşmış; dövizimiz yurt dışına çıkmıştır. Bu ciddi bir döviz yüküdür. Bu tabloya baktığımızda artık açıkça görülüyor şöyle ki; İthalata dayalı kısa vadeli çözümler üreticiyi, köylüyü zora sokuyor. Yerli üretim desteklenmediği için gıda arzı dışa bağımlı hale geliyor. Çiftçinin maliyetleri düşürülmeden sektör sürdürülebilir olamaz. Önerim nettir ve acilen yapılması gereklidir. Üretime yatırım yapılmalı, tarım politikaları üreticiyi güçlendirecek şekilde düzenlenmeli. Girdi maliyetleri düşürülmeli ve çiftçiye uzun vadeli destek sağlanmalı. Kısa vadeli ithalat değil, planlı ve sürdürülebilir üretim stratejileri benimsenmeli. Artık rakamlar bile gösteriyor ki, bu ülke toprağından, çiftçisinden vazgeçerse daha büyük bedeller öderiz. Tarımda İthalat Politikası Milli Üretimi Bitiriyor. Acilen gerekli önlemlerin alınması, çiftçimize, üreticilerimize desteğin sağlanmalıdır.” HABER MERKEZİ

Edirne’de Ramazan Denetimleri Başladı Haber

Edirne’de Ramazan Denetimleri Başladı

Yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla Edirne’de bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri birlikte denetim yaptı. Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamanın amaçlandığı denetimler bugün bir market ile başladı. Denetimlerin Ramazan ayı boyunca devam edeceğini belirten Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse; “Tarım Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı iş birliği içerisinde, İl Müdürlüğümüz ve Ticaret İl Müdürlüğümüzle beraber başlattığımız gıda denetimleri Ramazan ayı öncesinde hızlı bir şekilde devam ediyor. Amacımız, vatandaşlarımızın öncelikle güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak ve aynı zamanda fahiş fiyat artışlarına karşı Ticaret İl Müdürlüğümüzle birlikte denetimler gerçekleştirmek. Malumunuz olduğu üzere her yıl Ramazan ayında gıda denetimlerine ağırlık ve yoğunluk veriyoruz. Bu kapsamda gıda denetimlerimize hızlı bir şekilde başladık ve vatandaşlarımızın Ramazan ayında sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. İl Müdürlüğü olarak toplu tüketim yerleri ve toplu satış yerlerinde, özellikle unlu mamuller, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri üreten işletmeler başta olmak üzere denetimlerimizi artırıyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımıza başladık ve aralıksız sürdürüyoruz. Denetimler sırasında özellikle etiket bilgilerine, son kullanma tarihlerine, hijyen durumlarına ve işletmelerin hijyen şartlarına dikkat ediyoruz. Vatandaşlarımızın Ramazan ayı boyunca en uygun ve güvenli şekilde gıdaya ulaşması öncelikli hedefimizdir” dedi. İşletme sahibi Rufat Mitrani ise, denetimleri son derece olumlu bulduğunu belirterek. “Görevli arkadaşlar işletmemizde etiket, son kullanma tarihi, hijyen gibi kontrolleri yaptılar. Biz zaten bu hususlara dikkat eden bir işletmeyiz” diye konuştu. ŞENER ŞENTÜRK

Gıda Alerjisinde, Erken Tanı ve Uygun Tedavi Önemli Haber

Gıda Alerjisinde, Erken Tanı ve Uygun Tedavi Önemli

Liv Hospital Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Mahir İğde, gıda alerjisinin, bir çocuğun vücudunun belirli bir besine karşı anormal bir tepki vermesi olduğunun altını çizerek, "Bu durum, bağışıklık sistemi tarafından tetiklenir ve genellikle yenilen veya içilen bir besin tüketildikten kısa bir süre sonra ortaya çıkar. Aileler için bu durumu fark etmek bazen zor olabilir, ancak belli başlı belirtiler çocuğunuzun gıda alerjisi olabileceğini gösterebilir" dedi. Gıda alerjisi belirtilerinin hafiften şiddetliye değişebileceğini belirten İğde, "Bir veya daha fazla belirti aynı anda görülebilir. Belirtiler 4 grupta toplanabilir. Cilt Belirtileri: Döküntüler (kurdeşen veya kaşıntılı kabarcıklar), egzama veya ciltte kaşıntı artışı, yüz, dudaklar, dil veya gözlerde şişlik (anjiyoödem). Sindirim Sistemi Belirtileri: Karın ağrısı, bulantı veya kusma, ishal veya kabızlık. Solunum Sistemi Belirtileri: Hapşırık, burun tıkanıklığı veya burun akıntısı, nefes darlığı veya hırlama (astım benzeri belirtiler). Sistemik Reaksiyonlar: Ağır vakalarda, anafilaksi olarak bilinen hayati tehlike oluşturan ciddi bir alerjik reaksiyon meydana gelebilir. Bu durumda deri döküntüleri, nefes almada güçlük, tansiyon düşmesi ve bilinç kaybı gibi belirtiler bir arada görülebilir" dedi. İğde, dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı: "Belirtilerin ne zaman ortaya çıktığı: Belirtiler genellikle gıdanın tüketilmesinden dakikalar ila saatler sonra ortaya çıkar. Hangi besinlerin belirtilere yol açtığını takip etmek için bir gıda günlüğü tutabilirsiniz. Aile geçmişi: Ailede astım, egzama, saman nezlesi veya diğer alerjik hastalıklar varsa, çocuğunuzun gıda alerjisine yatkın olma ihtimali artar". Belirtilerin gözlemlenmesi halinde doktora başvurulması gerektiğini kaydeden İğde, "Uzman, gıda alerjisi tanısı koymak için deri testi, kan testi veya yama testi gibi yöntemler kullanabilir. Doktorunuz gıda alerjisi tanısı koyarsa, anafilaksi gibi ciddi reaksiyonları önlemek için epinefrin oto-enjektörü kullanmayı öğretebilir. Tetikleyici gıdalardan kaçınmak, gıda alerjisi olan bir çocuğun sağlığını korumanın en etkili yoludur. Ambalajlı gıdaların etiketlerini dikkatlice okuyun" tavsiyelerinde bulundu.  

Uzmanlardan Son Zamanlarda Artan Gıda Zehirlenmelerine Karşı Tavsiyeler Haber

Uzmanlardan Son Zamanlarda Artan Gıda Zehirlenmelerine Karşı Tavsiyeler

Gıda zehirlenmesinin, kontamine (kirlenmiş) yiyecek veya içeceklerin tüketilmesi sonucu ortaya çıkan bir sağlık sorunu olduğunu belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, “Gıda zehirlenmesi, bakteriler, virüsler, parazitler veya toksinler gibi zararlı mikroorganizmaların yiyeceklere bulaşması sonucunda meydana gelir. Bu mikroorganizmalar yiyeceklerin bozulması, yetersiz pişirme, hijyen eksiklikleri veya yanlış saklama koşulları nedeniyle yiyeceklere bulaşabilir” dedi. “ZEHİRLENME BELİRTİLERİ BİRKAÇ SAAT İLE BİRKAÇ GÜN ARASINDA GÖRÜLEBİLİR” Gıda zehirlenmesi belirtileri genellikle kontamine gıdanın tüketilmesinden birkaç saat ile birkaç gün sonra ortaya çıkacağını aktaran Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram “Mide bulantısı, kusma, karın ağrısı ve kramplar, ishal (bazı durumlarda kanlı ishal), ateş, baş ve kas ağrıları gibi belirtiler görülebilir. Çoğu gıda zehirlenmesi vakası hafiftir ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer ancak bireylerin kontaminasyon riskli besinlere tepkileri; tüketilen miktara ve bireyin bakterilere ve toksinlere gösterdiği duyarlılığa göre bu süre değişiklik gösterebilir. Ayrıca bazı durumlarda, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” ifadelerini kullandı. “PİŞMİŞ YİYECEKLER, 2 SAATTEN FAZLA BEKLETİLMEMELİ” Yaz mevsiminde gıda zehirlenmesi riskini azaltmak için sağlıklı ve güvenli beslenme alışkanlıkları benimsemek oldukça önemlidir. Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, bu dönemde gıdaların iyi pişirilmesi ve pişmiş yiyeceklerin 2 saatten fazla bekletilmemesi gerektiğini vurguladı. Taze ve güvenilir gıdaların tercih edilmesi gerektiğini belirten Merve Bayram, “Paketli ürünlerin son kullanma tarihine dikkat edin ve ambalajın hasar görmemiş olmasına özen gösterin. Gıdaların üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihleri yazmıyorsa o ürünleri almayın. Hijyen kurallarına dikkat etmek de gıda zehirlenmelerinin önüne geçmede büyük bir etmen. Yemek hazırlamadan önce ve hazırlık sırasında eller sık sık yıkanmalı; bıçak, kesme tahtası gibi mutfak aletlerini çiğ gıda ile temas ettikten sonra iyice temizlenmeli” dedi. “SADECE GÜVENİLİR SU KAYNAKLARINDAN SU İÇİN” Dışarıda yemek yerken de dikkatli olunması gerektiğini dile getiren Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, “Nasıl muhafaza edildiğini bilinmediğiniz, denetlenmemiş ve açık bir şekilde tezgahlarda satılan ürünlerin satın almamalısınız. Sadece güvenilir su kaynaklarından su için. Şüpheli durumlarda suyu kaynatın veya arıtma cihazları kullanın” dedi ve ekledi: “Sıcak havalarda sindirimi zor ve yağlı yiyeceklerden kaçının. Hafif, sebze ağırlıklı ve su oranı yüksek yiyecekleri tercih edin. Az porsiyonlar halinde sık sık beslenmek, sindirim sistemini yormaz ve genel sağlık açısından faydalıdır. Yaz aylarında bol su tüketimine de özen gösterilmeli.” “GIDA SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT ETMEK HAYATİ ÖNEM TAŞIR” Yaz aylarında gıda zehirlenmesi riskini azaltmak için gıdaların doğru saklanması hayati önem taşır. İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arda Öztürkcan, gıda saklama yöntemlerini sıralarken “Buzdolabı sıcaklığını 4C veya altında tutun. Bu sıcaklık, bakterilerin üremesini yavaşlatır ve gıdaların bozulmasını önler. Dondurucunun sıcaklığını -18C veya altında tutun. Bu sıcaklıkta, bakteriler üreyemez ve gıdalar uzun süre güvenli bir şekilde saklanabilir” dedi. “ÇİĞ ET VE DENİZ ÜRÜNLERİNİ EN ALT RAFTA SAKLAYIN” Gıdaların uygun paketlenmesinin de gıda zehirlenmesi riskini büyük ölçüde azaltacağını aktaran Prof. Dr. Arda Öztürkcan, “Gıdaları hava geçirmez kaplarda veya uygun şekilde kapanan torbalarda saklayın. Bu, gıdaların kurumasını, kokuların karışmasını ve kontaminasyonu önler. Bu kaplar cam, vakumlu saklamala kapları, sızdırmaz kapaklı seramik ya da porselen kaplar, kilitleme mekanizları kaplar olabilir. Çiğ et, balık ve deniz ürünlerini, diğer gıdalardan ayrı bir kapta ve buzdolabının en alt rafında saklayın. Bu, çiğ gıdalardan damlayan sıvıların diğer gıdalara bulaşmasını önler” ifadelerini kullandı. “GIDALARI GÜNEŞTEN VE SICAKTAN KORUYUN” Taze sebze ve meyvelerin en kısa sürede tüketilmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Arda Öztürkcan, “Sebze ve meyveleri buzdolabında saklayarak tazeliklerini koruyun, ancak aşırı olgunlaşmış meyveleri ayırın çünkü bunlar diğer meyvelerin daha hızlı bozulmasına neden olabilir. Piknik gibi açık hava etkinliklerinde, çabuk bozulabilen gıdaları soğuk taşıma kapları (termos veya buz torbaları) ile saklayın. Gıdaları güneşten ve sıcaktan korumak çok önemli. Farklı sıcaklıktaki gıdalar bir arada saklanmamalı; soğuk gıdaların soğuk, sıcak gıdalar ise sıcak tutulmasına özen gösterilmeli” dedi.

Gıda fiyatları artmaya devam ediyor Haber

Gıda fiyatları artmaya devam ediyor

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, Edirne İl Temsilciliği "halkın enflasyonu araştırması" adı altında basın açıklaması yayınladı. Gıda fiyatlarının dünya genelinde düştüğü, fakat Türkiye’de artışın sürdüğü belirtilen açıklamada,  “Dünya genelinde düşmeye devam eden gıda fiyatları Türkiye’de ise 43 aydır aralıksız artıyor. Aralıkta gıda fiyatları bir önceki aya göre yüzde 6,2oranında arttı. Gıda fiyatlarındaki yıllık artış ise 2023 yılı sonunda yüzde 100,2 olarak gerçekleşti. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonunun Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Aralık 2023 sonuçlarına göre hazırlandı” ifadelerine yer verildi. Yoksuların harcamasının yüzde 35,8’i gıda olduğu belirtilen açıklamada “TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistiklere göre en zengin yüzde 20’lik kesim tüketim harcamalarının yüzde 16,6’sını, en yoksul yüzde 20’lik kesim ise yüzde 35,8’ini gıda için yapıyor. Dolayısıyla gıda fiyatlarında Türkiye’de son 43 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla sabit gelirli ve yoksul kesimleri olumsuz etkiliyor. Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında tetiklediği artış, ülkedeki açlık ve yoksulluk riskini giderek daha da büyütüyor. İktidarın, ancak seçimden sonra zımnen “akıl dışı” ilan ettiği ekonomi politikalarının faturasını yoksullar, sadece gıdada değil diğer harcamalarında da yüksek enflasyon yoluyla ödemeye devam ediyor. Türkiye’nin, bu yanlış politikalarla yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 670 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl Aralık ayında 670 lira ödemek zorunda kaldılar. 2022 yılında yüzde 179,3’e kadar yükselen gıda fiyatlarındaki yıllık artış bu yıl haziran ayına kadar baz etkisiyle, diğer bir ifadeyle bir önceki yılın aynı aylarında gıda fiyatlarında yaşanan artışın bu yılın aynı ayındaki artıştan yüksek olması nedeniyle düşüş eğilimindeydi. Ancak bu yıl temmuz ayından başlayarak aylık artışlar yeniden önceki yılın aynı ayındaki artış oranının üzerinde seyretmeye ve dolayısıyla da yıllık enflasyon yeniden yükselmeye başladı. Haziranda yüzde 80,5’e indikten sonra Temmuzda yüzde 92,2’ye çıkan gıdadaki yıllık enflasyon, ağustosta yeniden yüzde 100’ün üzerine yükselmişti. Eylülde yüzde 107,1’e ekimde yüzde 108,2’ye çıktı. Kasımda yüzde 104,1’le, aralıkta da yüzde 100,2 ile üç haneli oranlarda kalmaya devam etti. Aralıkta, meyve dışındaki tüm harcama gruplarında fiyatlar bir önceki aya göre arttı.Ekmek, pirinç,un bulgur grubu ile et-balık, süt ve süt ürünleri, yağ, sebze, bakliyat gibi gıda maddelerinde önceki aya göre önemli artışlar yaşandı” ifadelerine yer verildi. HABER MERKEZİ

“TÜRKİYE’NİN GERÇEK SORUNU GIDA ENFLASYONU” Haber

“TÜRKİYE’NİN GERÇEK SORUNU GIDA ENFLASYONU”

Dünyada fiyatların en hızlığı arttığı 4. Ülkenin Türkiye olduğunu belirten Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) önceki dönem Edirne Milletvekili Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu www.batiekspres.com haber sitesine açıklamada şunları dile getirdi: “Türkiye'de gıda fiyatları artarken, dünya genelinde bu fiyatlar düşüş gösteriyor. Türkiye, yüzde 76 gıda enflasyonu ile Venezuela, Lübnan ve Arjantin'in ardından dünyada fiyatların en hızlı arttığı dördüncü ülke konumunda bulunuyor. Ekim ayında Türkiye'de gıda enflasyonu yıllık bazda yüzde 72 artarken, dünya genelinde bu oran yüzde 11 düşüş gösterdi. Buna rağmen Pakistan gibi ülkelerde gıda enflasyonu yüzde 26,8'e kadar düşerken, Türkiye'de gıda enflasyonu dünyanın yaklaşık 7 katı kadar yüksek” Gaytancıoğlu, FAO Gıda Fiyat Endeksi'ne göre Ekim 2023'te gıda fiyatlarının Eylül ayına göre yüzde 0,5 düştüğünü ve yıllık gıda enflasyonunun yüzde 10,9 olduğunu belirtti. Ayrıca, FAO'ya göre Ekim ayında dünya genelinde tahıl fiyatlarının aylık yüzde 1, yıllık yüzde 17,9 düştüğünü, bitkisel yağ fiyatlarının aylık yüzde 0,7, yıllık yüzde 20,7 düştüğünü, süt fiyatlarının aylık yüzde 2,2 arttığını, ancak yıllık olarak yüzde 20,1 düştüğünü ve et fiyatlarının aylık yüzde 0,6 düşerken yıllık düşüşün yüzde 3,4 olduğunu paylaştı. Aynı dönemde en fazla fiyat artışı gösteren tarım ve gıda ürünlerinin ise Yumurta yüzde 10,78, Sebzeler yüzde 9,15, Kuzu eti yüzde 8,83 ve Kuru meyveler yüzde 8,57 olduğunu belirten Gaytancıoğlu, “Üretmeyip ithal edersen fiyatlar düşmez. Çünkü dolar sürekli artıyor. Üretmediğin sürece artmaya da devam edecek. Olan yine vatandaşlarımıza olacak.” dedi. ERGİN SÖZER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.