Hava Durumu

#Kayıp

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Kayıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayıp haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İlber Ortaylı Son Yolculuğuna Uğurlandı Haber

İlber Ortaylı Son Yolculuğuna Uğurlandı

İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden usta tarihçi İlber Ortaylı son yolculuğuna uğurlandı. İlber Ortaylı için ilk tören yıllarca çalıştığı Galatasaray Üniversitesi'nde yapıldı. Törenin ardından İlber Ortayı'nın Türk bayrağına sarılı cenazesi sevenlerinin omuzunda tören için cami avlusuna getirildi. Törende İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı taziyeleri kabul etti. Törene ayrıca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, fotoğraf sanatçısı Coşkun Aral, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Gazeteci Murat Bardakçı, oyuncu Zerrin Arbaş, Fener Rum Patriği Bartholomeos, sanat camiasından çok sayıda isim, öğrencileri, akademisyenler katıldı. İlber Ortaylı'nın cenaze namazını İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncer kıldırdı. Cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze namazı öncesi bir konuşma yapan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Ülkemizin yetiştirdiği çok müstesna bir tarihçiyi, akademisyeni ve yazarı kaybetmenin derin üzüntüsü içerisindeyiz. İlber Hocamız biliyorsunuz toplumumuzda her kesime, geniş bir kesime tarih bilincini yerleştirmeyi başarmış, tarih konusunda bilinçlendirmeyi başarmış çok değerli bir bilim adamıydı. Kendisi 50'den fazla eser yazmış, bu eserlerle birlikte toplumun tarih konusunda bilinçli hale gelmesini sağlamıştı. Aynı zamanda hem Ankara Üniversitesi'nde hem Galatasaray Üniversitesi'nde dersler vererek birçok öğrencimizi yetiştirmiş; sadece bizim ülkemizle de sınırlı kalmamış, yurt dışında da birçok üniversitede dersler vermiş, konferanslara katılarak Türk tarihçiliğini gururla temsil etmiş ve bütün uluslararası akademisyenler, akademik çevreler tarafından da kabul görmüş bir insandı. Bu açıdan çok değerli bir insanı kaybetmenin üzüntüsü içerisindeyiz. Hem gelecek nesillere bilgilerini aktarmış hem de biliyorsunuz televizyon programlarıyla ve eserleriyle tarihi sevdirmiş bir hocamızdı. Bu tarz bilim insanları, bu tarz değerli insanlar çok sık gelmiyorlar. Ama bu tarz bilim insanları vefat ettikleri zaman hem eserleri hem fikirleri hem topluma kazandırdıkları bizlerde yaşamaya devam ediyor. Biz de bütün bu kazandırdıkları aslında biliyorsunuz 2006 yılında hem Lazio ödülüne, 2007 yılında Puşkin Madalyası'na, 2017 yılında da Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülerek teyit edilmişti aynı zamanda. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da bize düşen, bundan sonra toplumumuza kazandırmış olduğu bu kültüre, sanata sahip çıkmak; hatırasına sahip çıkmak, bunu gelecek nesillere aktarmak olacaktır. Ben kendisine bu vesileyle Allah'tan rahmet diliyorum. Başta ailesi olmak üzere öğrencilerine, tüm sevenlerine, milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum, mekanı cennet olsun" diye konuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada, "Başta ailesi, öğrencileri, yakınları ve bütün milletimizin başı sağ olsun. İlber Hoca, Türkiye, İstanbul'umuz için çok kıymetli bir insandı. Eserleriyle, yetiştirdiği öğrencileri ile bıraktığı sözleriyle, konuşmalarıyla inanıyorum ki yıllar boyunca tarih alanında konuşulmaya devam edecek. Mekanı cennet olsun. Rabbim, ailesine, kızına, yakınlarına sabır versin. Biz de bugün, ikindi namazı sonrasında hocamızın cenaze namazına katılmak üzere Fatih Camii'ndeyiz. Sevenleri hocamızı yalnız bırakmamış. İnşallah bize yakışır şekilde hocamızın defnini gerçekleştireceğiz. Milletimize başsağlığı diliyorum. Hocamız her zaman neşeliydi. 'Hocam, İstanbul'da yapılması gereken, eksik gördüğünüz bir şey var mı' dediğimde, 'bir çini müzesi olsa çok iyi olur' dedi. Biz de bunu, hocamızın bir vasiyeti olarak kabul ediyoruz. İstanbul'umuza yakışır bir çini müzesini de kazandırmış olacağız" ifadelerine yer verdi. İlber Ortaylı'nın kızı Tuna Ortaylı ise, "Bu kalabalığı burada görmek acımızı hafifletiyor. Sevildiğini zaten biliyorduk. Bunu gözümüzle görmek onur verici bir şey. Onu en sevdiği camilerden biri olan Fatih Camii'nden uğurlamak çok kıymetli. Herkese çok teşekkür ediyorum. Dolu dolu yaşadığı hayatın ardından dolu dolu uğurlanıyor" şeklinde konuştu. Oyuncu Halil Ergün de, "Çok acı çekiyoruz. Değerli bir insanımızın daha çok işler yapacak insanımızı kaybettik. Yaptıklarıyla izler bıraktı. Benim özel bir arkadaşımdı. Fakülte yıllarında sanat da yaptık. Üzgünüz. Işıklar içinde yatsın" dedi. Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, "Çok üzgünüz. Türk milletinin en büyük değerlerinden bir tanesiydi. Yaşayan bir efsane otoriteydi. Sadece tarihçi değil aynı zamanda uluslararası ilişkilere, siyaset bilimine ve Türk kültürüne çok büyük hizmetler vermiş; en karmaşık durumlarda bile çok basit ama vurucu açıklamalarıyla bizlere rota çizmiş bir Türk bilim adamını kaybettik. Yeri nasıl doldurulur bilmiyorum. Çok üzücü bir kayıp. Allah'tan rahmet diliyorum. Ama yerini dolduracak öğrencileri gelmesini arzu ediyorum" ifadelerini kullandı.

Annesi Uzun Ekmek Almadı Diye Evi Terk Etti Haber

Annesi Uzun Ekmek Almadı Diye Evi Terk Etti

Edinilen bilgiye göre Mustafakemalpaşa ilçesinde 96 yaşındaki annesi Zeliha Dalgın ile birlikte yaşayan 44 yaşındaki Bülent Dalgın, fırına ekmek almaya gönderdiği annesinden uzun ekmek almasını istedi. Fırına gittiğinde uzun ekmek bulamayan 96 yaşındaki yaşlı kadın yuvarlak ekmek alarak eve geldi. Uzun ekmek alıp almadığını soran oğluna uzun ekmek kalmadığı için yuvarlak ekmek almadığını söyleyince de anne ve oğlu arasında tartışma çıktı. Akşam saat 17.00 sularında annesine "sen uzun ekmek almamak için yalan söylüyorsun" diyen Bülent Dalgın evden çıktı ve bir daha da eve geri dönmedi. Oğlunun hayatından endişe eden Zeliha Dalgın polisi ve jandarmayı arayarak kayıp ihbarında bulundu. 20 gündür evinin balkonundan biran olsun ayrılmayan Zeliha Dalgın yaşlı gözlerle oğlunun eve dönmesini ve ona bir an önce kavuşmayı hayal ediyor. Ağlamaktan göz pınarları kuruyan Dalgın," 20 gün oldu. Karşılıklı televizyon izliyorduk. Bana sebepsiz yere kızdı. "Anne ekmek al ama uzun ekmek al" dedi. "Tamam uzun ekmek alırım çocuğum" dedim. Uzun ekmek yoktu fırında yuvarlak ekmek aldım. "Geldim uzun ekmek yoktu çocuğum" dedim. "O zaman sen yalan söylüyorsun uzun ekmek almak istemiyorsun" dedi kızdı ve gitti. Düzenli ilaç kullanıyordu. Saatini hiç geciktirmiyordum. 20 gündür balkonda onu gözlüyorum, ne olur yalvarıyorum. Dön evine çocuğum, yavrum seni çok özledim ben. Ne olur dön evine" dedi. Oğlunun bir anlık öfke ile evden çıkarken yanına para ve nüfus cüzdanını dahi almadığını aktaran Zeliha Dalgın, "İstanbul’da tanıdıklarımız vardı. "Oraya gitmiş olabilir" dedik. Kardeşim araştırdı oraya da gitmemiş. Beş kuruş yanında para yok. Nüfus kağıdı bile evde, öylece çıkıp gitti" diye konuştu.

KURAKLIK AYÇİÇEĞİNDE BÜYÜK VERİM KAYBINA NEDEN OLDU Haber

KURAKLIK AYÇİÇEĞİNDE BÜYÜK VERİM KAYBINA NEDEN OLDU

Edirne'de bu yıl 1 milyon 210 bin, Tekirdağ'da 1 milyon 600 bin, Kırklareli'nde ise 1 milyon 100 bin dekarlık alanda ayçiçeği ekimi yapıldı, bölgede hasat tamamlandı. Trakya çiftçisi bu yıl verim ve kalite açısından son dönemlerin en düşük üretim sezonlarından birini yaşadı. Bölgede kışın başlayan, yaz aylarında da süren kuraklık ve aşırı sıcaklar verimi olumsuz etkiledi. Verim kaybı bölgesel olarak değişmekle birlikte yüzde 25 ila yüzde 75 arasında değişti. Bazı tarlalarda bitkinin gelişememesinden dolayı hasat dahi yapılamadı. - "Kötü bir sezon geçirdik" Edirne Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Arabacı, ayçiçeği üreticisinin bu yıl kötü bir sezon geçirdiğini söyledi. Hava şartlarının üretimi etkilediğini anlatan Arabacı, erken ekim yapılan yerlerde verimin maliyeti kurtardığını ancak geç ekim yapılan arazilerde düşük kaldığını ifade etti. Arabacı, şöyle devam etti: "Genel yıllar ortalamasına baktığımızda Edirne'de dönüm başına ortalama 200 kilogram verim alıyorduk. Güzel yağış alınan yıllarda bu oran daha da yukarıya çıkabiliyor. Bu yıl ortalama 150 kilogramda kaldı, yüzde 25'lik düşüş var. Bazı yerlerde verim çok düşük kaldı. Fiyatların çok iyi olmadığı yıllarda verimin de düşük olması üreticiyi zora sokuyor. Sürdürülebilirliği zorlaştırıyor." - "Yağ oranı 40'ın üzerine pek çıkmadı" Kırklareli Ziraat Odası Başkanı Ekrem Şaylan da ayçiçeğinde bu yıl sıkıntılı bir sezon geçirdiklerini belirtti. Yaz boyunca kuraklık ve aşırı sıcağın etkili olduğunu anımsatan Şaylan, buna bağlı olarak ayçiçeğinde çok fazla verim ve kalite kaybı yaşandığını vurguladı. Geçen yıl kurak alanlarda 220 kilogram verim, 45 ila 47 yağ oranında ayçiçeği hasadı gerçekleştiğini hatırlatan Şaylan, "Bu yıl en iyi olan yerlerde 70-80 kilogram ortalama verim aldık. Yağ oranı da 40'ın üzerine pek çıkmadı. Yalnızca sulanabilir alanlarda yağ oranı yüksek oldu, kurak yerlerde maalesef 37'lere kadar düştü." diye konuştu. Şaylan, ayçiçeği üreticisinin bu yıl büyük sıkıntı yaşadığına dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçen seneye göre yüzde 60'a varan verim kaybımız oldu. Maliyetlerin de artmasıyla üretici gerçekten zor durumda. Ekim ayındayız ve hala yağmur yağmadı. Hem kuraklıktan hem de sıcaktan dolayı sıkıntılı ve zor bir sene bizi bekliyor. Trakya'da ektiğimiz ana ürünlerin başında ayçiçeği, buğday ve sulanabilir alanlarda da mısır geliyor. Yaşadığımız sıkıntılara rağmen önümüzdeki yıl ayçiçeğini yine ekeceğiz. Ekmek zorundayız. Hem bizim ihtiyacımız var hem de ayçiçeği yağı açığımız var. Bunu karşılamak için de Trakya çiftçisi ayçiçeği ekimine devam eder. Türkiye'nin ayçiçeği ihtiyacının yüzde 40'ını karşılıyoruz." - "Kuraklık en çok ayçiçeğini etkiledi" Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı İmdat Saygı ise kuraklığın ekili alanlarda en çok ayçiçeğini etkilediğine işaret etti. Hasat edilemeyip ürünün tarlada bırakıldığı yerlerin kuraklığın boyutunu gösterdiğinin altını çizen Saygı, şunları kaydetti: "Tekirdağ'da son 30-40 yılda böyle kuraklık görmedik. Kışın karın az yağması, yağışların da az düşmesi üreticileri olumsuz etkiledi. Ayçiçeğinde geçen yıl dekar başına 250 kilogram biçim yapılan tarlalardan bu yıl 30 ila 100 kilogram verim elde edildi. Kuraklıktan aşırı etkilenen yerlerde hasat olmadı. Kuraklık bu sene verimi de yağ oranını da etkiledi. İnşallah gelecek yıl yağışların güzel olmasını ümit ediyoruz. Beklenen yağışlar olursa çiftçiler bu yılki mağduriyetini, elde edeceği verimle telafi edebilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.