Hava Durumu

#Migren

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Migren haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Migren haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tedavi Gördüğü Hastaneye Vefa: Gücü Olan Sahip Çıksın Haber

Tedavi Gördüğü Hastaneye Vefa: Gücü Olan Sahip Çıksın

Trakya Üniversitesi Hastanesi’nde hizmete giren Algoloji Polikliniği, bağışçı Elfide Çilingir’in katkılarıyla hayata geçirildi. Uzun yıllar tedavi gördüğü hastaneye vefa örneği gösteren Çilingir’in desteğiyle kurulan polikliniğin açılışı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Açılışa TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, TÜ Hastanesi Baş Hekimi Prof. Dr. Alkin Çolak, TÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Mustafa Tan’ın yanı sıra Öğr. Gör. Dr. Ece Yanık, algoloji polikliniğinin ihtiyacı olan ultrasonografi cihazını bağışlayan Elfide Çilingir, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. TÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sedat Üstündağ, Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Mustafa Tan, açılışta emeği geçen herkese teşekkür ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundu. REKTÖR HATİPLER’DEN BAĞIŞÇIYA TEŞEKKÜR Açılışta konuşan TÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, “Bugün üniversitemiz adına çok anlamlı bir güne tanıklık ediyoruz. Bir yönüyle üniversitemizde bir ilki gerçekleştiriyor, daha önce olmayan yeni bir merkezi hizmete açıyoruz. Diğer yönüyle ise üniversitemiz ile insanımızın iş birliğinin somut ve güzel bir örneğini hep birlikte görüyoruz. Bu örnek aynı zamanda bir memnuniyetin ifadesidir. Çok kıymetli bağışçımız Elfide Çilingir Hanım, bu bağışıyla daha önce aldığı sağlık hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti bir teşekkür olarak göstermek istemiştir. Aynı zamanda üniversitemize ve hastanemize sahip çıkma duygusunu en somut şekilde ortaya koymuştur. Elçili Köyünden Elfide Hanım, Edirneli hemşehrilerimizin Edirne’deki kurumlara sahip çıkma bilincini çok güzel bir şekilde ortaya koymuştur. Kendisi memnuniyetini sadece sözle değil, davranışıyla da göstermiştir. Bu çok kıymetli bir örnektir” dedi. “SAĞLIK KURUMLARINA SAHİP ÇIKIN” Maddi durumu olanların yardım etmesinin önemine değinen Bağışçı Elfide Çilingir, “Ben uzun yıllar burada kaldım, tedavi gördüm. Öncelikle emeği geçen tüm hekimlerimize ve sağlık çalışanlarımıza Allah razı olsun diyorum. Bu hastanede çok zor günler yaşadık. Kimilerimiz vefat etti, kimilerimiz şifa bulup buradan ayrıldı. Oğlum bir trafik kazası geçirmişti; kafa tasında ciddi bir sorun vardı. Açık söylemek gerekirse, hayatta kalması mucizeydi. Ancak doktorlarımızın ve Allah’ın izniyle bugün çok şükür hayatta. Şu anda Tekirdağ’da rektörlükte memur olarak çalışıyor. Biz bu hastaneden çok büyük fayda gördük. Çok kıymetli doktorlarımız vardı. Bugün sizlerle yeni tanışıyorum, henüz görüşme imkânımız olmadı ama burada verilen hizmetin değerini bizzat yaşamış biri olarak konuşuyorum. Allah hepimize sağlık, mutluluk ve huzur versin. Sağlık kurumlarına destek olmak da çok kıymetlidir. Bağışçılar için örnek olması adına şunu söylemek isterim: Gücü olan sahip çıksın. Çünkü hastalık çekmek çok zor, derman aramak çok zor. Maddi durumu iyi olanlar destek verirse, imkânı olmayan insanlar da daha kolay şifaya ulaşır. Benim tek isteğim budur: Gücü olan yardım etsin, sağlık kurumlarına sahip çıksın. Söyleyecek başka bir şeyim yok. Hepinize teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi. “AĞRILAR UYGUN ŞEKİLDE YÖNETİLİRSE KONTROL ALTINA ALINABİLİR” Algoloji Polikliniği hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Ece Yanık, “Algoloji, kronik ve geçmeyen ağrılara odaklanmış bir yan dal uzmanlık alanıdır. Sadece ağrının kendisini ele alan, tanı koyma ve özellikle tedaviye yönelik çalışan bir bilim dalıdır. Polikliniğimizde bel ve boyun fıtıklarına bağlı ağrılar, zona ağrıları, kanser kaynaklı dirençli ağrılar, trigeminal nevralji, migren ve baş-yüz ağrıları; kas, omuz, diz, kalça gibi eklem ağrıları, nöropatik ağrılar ve topuk dikeni gibi pek çok kronik ağrı türü tedavi edilmektedir. Kısacası baştan ayağa geçmeyen tüm kronik ağrılar bu uzmanlık alanının kapsamına girmektedir. Kronik ağrı, yaşam kalitesini ciddi şekilde bozan bir durumdur. Artık doğal bir süreç olmaktan çıkmış, başlı başına bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Algoloji yalnızca ilaç tedavisi uygulayan bir alan değildir. Aynı zamanda girişimsel yöntemlerle, yani ameliyatsız tedavi seçenekleriyle hastalara çözüm sunmaktadır. Bu sayede polikliniğimizde ağrı tedavisine yönelik oldukça etkili uygulamalar gerçekleştirilebilmektedir. Amacımız, hedefe yönelik ve kişiye özel tedaviler sunmaktır. Temel hedefimiz hastanın ağrısını azaltmak, yaşam kalitesini artırmaktır. Özellikle vurgulamak isterim ki; ağrı, katlanılması gereken bir durum değildir. Uygun şekilde yönetildiğinde kontrol altına alınabilir ve tedavi edilebilir” ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından bağışçı Elfide Çilingir’e teşekkür belgesi takdim edildi ve daha sonra açılışı yapılan oda gezildi. MERT ERİŞKİN

Migren Ataklarını Yarı Yarıya Azaltmak Mümkün Haber

Migren Ataklarını Yarı Yarıya Azaltmak Mümkün

Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Karlı , "yarım baş ağrısı" olarak tanımlanan migrenin çok büyük bir toplumsal sorun olduğunu anlattı. Migrenin belirtiler bütünü olduğunu vurgulayan Karlı, hastayı en çok zora sokan ve muzdarip hale getiren baş ağrısının, bu rahatsızlığın en önemli belirtisi olduğunu söyledi. Başın yarısında ortaya çıkan genellikle şiddetli ağrıların migren olabileceğini dile getiren Karlı, şöyle devam etti: "Bulantı ve kusmanın olabildiği, ağrıyı yaşayan kişinin ışıktan ve sesten rahatsızlık duyduğu, hareket ettiği zaman ağrının şiddetinin arttığı bir tablo. Migren sadece ağrı değil. Mesela migrenden 24 ila 48 saat önce dikkat eksikliği, sinirlilik, iştah artması, tuvalete çok çıkma gibi tablolar olabilir. Aynı tablolar migren ağrısı bittikten sonra da ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlarla birlikte topladığımızda aslında bir migren atağı, baş ağrısıyla birlikte yaklaşık 2-3 gün sürebilen bir tablodur. Migren, kişilerde çok ciddi kayıplara yol açabilmektedir." "MİGRENİN YILLIK MALİYETİ YAKLAŞIK 4 MİLYAR DOLAR" Yaptıkları çalışmalara göre, Türkiye'de her 6 kişiden birinin migrenli olduğunu aktaran Karlı, kadınlarda migrenin daha sık görüldüğünü, erkeklerden 2-3 kat fazla olduğunu belirtti. Prof. Dr. Karlı, migrenin hem ağrıyı yaşayan kişiye hem de dolaylı olarak topluma ve ekonomiye etkisinin bulunduğuna işaret etti. Migrenin ekonomiye etkilerine değinen Karlı, şu bilgileri verdi: "Migren ağrısı şiddetli, bu şiddet ve diğer belirtilerle kişi o günkü işlerini yapamaz hale geliyor. Bir süre sonra kadınlar evde işlerini yapamıyor, ailesiyle ilgilenemiyor. Çalışan insanlar işine gidemiyor, izin almak zorunda kalıyor ya da verimlilik kaybına neden oluyor. Türkiye'de yaklaşık 13 milyon migrenli var. Yani senede her biri 1 gün işe gidemezse veya evde işini yapamazsa yılda 13 milyon gün iş gücü kaybına yol açıyor. Öğrencisiniz okula gidemiyorsunuz, okula gidiyorsunuz baş ağrınız var, anlatılanları anlamıyorsunuz. İşe gidiyorsunuz, verimlilik kaybına yol açıyor. Bunun Türkiye toplumuna yarattığı ekonomik yükü de hesap ettik. Migrenin topluma bir yıllık maliyeti yaklaşık 4 milyar dolar. Şimdi 4 milyar dolar dediğimiz zaman bunu pek anlamayabiliriz ama kısaca şöyle söyleyeyim, her yıl bir Osmangazi Köprüsü bir de 1915 Çanakkale Köprüsü'nün maliyeti kadar biz migrene bedel ödüyoruz." Bu rahatsızlığın psikolojik ve sosyolojik bakımdan da topluma yük getirdiğine dikkati çeken Karlı, birçok kadın hastanın çocukları veya ailesiyle ilgilenemediği için depresyona girdiğini, çalışan hastaların izin almak zorunda kaldıkları için yöneticileriyle sorun yaşadığını, bu nedenle migrenin hem kişi hem de toplumda göründüğünden çok daha fazla problemlere yol açtığını bildirdi. "HASTALARIMIZIN YÜZDE 70-80'İNDE ATAKLARI DURDURABİLİYORUZ" Migrenin yönetilebilir bir hastalık olduğuna işaret eden Karlı, "Atakları azaltmak veya tamamen kurtulmak tedaviyle mümkün. Giderek daha fazla sayıda tedavi seçeneğimiz olmakta ve bu tedavilerin hastalara belirgin bir zararı yok." ifadelerini kullandı. Karlı, ayda 3-4 gün veya daha fazla migren ağrısı olan hastalara koruyucu tedavi önerdiklerini anlatarak, sözlerini şöyle dürdürdü: "Bu koruyucu tedavi şu demek, biz hastaya tedaviyi veririz, atakların gelmesini engelleriz. Hastalarımızın yüzde 70-80'inde atakları tama yakın olarak durdurabiliyoruz. Bu ne demek? Size özgürlüğünüzü vermek demek. İş hayatınızı, aile hayatınızı, öz güveninizi, psikolojik iyi olma halinizi size geri veriyoruz demek. Bu tedavilerde ilaç kullanıyoruz ve belli bir zaman sonra ilaç kullanımını kesiyoruz. Kestikten belli bir zaman sonra migren geri dönebilir ama her hastada değil. Hastaların yaklaşık 3'te birinde geri dönmüyor, bir bölümünde 3-5 veya 10 yıl sonra geri dönüyor. Bir bölümünde de 3-5 ay sonra geri dönebiliyor. Yani migren bir kader değil. En azından ağrılarınızı azaltabiliriz ve tamamen ortadan kaldırabiliriz. Bu nedenle mutlaka hastalarımızın hekimlerine başvurmaları gerekmekte." Migren hastalarının genelde çok dikkatli olduğunu ve ataklarını nelerin tetiklediğini bildiğini belirten Karlı, parlak ışık, gürültü, stres, sıkıntı, kimi gıdalar, uykusuzluk, üzüntü veya bazı kadın hastalarda adet döneminin genel atak tetikleyicileri olduğunu söyledi. Hastaların kendi ataklarını neyin tetiklediğini öğrenip onlardan kaçınması gerektiğini vurgulayan Karlı, şunları kaydetti: "Örneğin migrenli hastamızı açlık tetikliyorsa öğünlerine dikkat edecek, aç kalmayacak. Uykusuzluk tetikliyorsa uykusuna dikkat edecek. Bu yöntemle bile migren ataklarını neredeyse yüzde 50'ye yakın azaltmak mümkün. Atak sırasında hastalarımız genelde sessiz sakin bir yerde uyumak ister. Bu, atağın şiddetini azaltır veya bazı hastalarda geçirir ama bunlarla başa çıkılamayan durumlarda mutlaka aile hekimlerine, sonrasında da gerekirse nöroloji uzmanlarına başvurmaları gerekir. Bu hastalara, iyi bir değerlendirmeden geçtikten sonra kendilerine uygun atak tedavisi ya da koruyucu tedavi yani atakların gelmesini engelleyen tedaviler verilebilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.