Hava Durumu

#Ortadoğu

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Ortadoğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortadoğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Saadet Partisi’nden "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" Açıklaması Haber

Edirne’de Saadet Partisi’nden "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" Açıklaması

Saadet Partisi Edirne Teşkilatı tarafından bugün, Cuma namazı çıkışında Ortadoğu’da devam eden savaş ve Gazze ile ilgili basın açıklaması düzenlendi. "Zalimlere Lanet, Mazlumlara Destek" konulu, Eski Cami önünde düzenlenen basın açıklamasını Saadet Partisi Edirne İl Başkanı Tezcan Karakütük okudu. Karakütük açıklamasında taraflarının belli olduğunu belirterek “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil; başta İslam coğrafyası olmak üzere dünyanın dört bir yanını saran zulüm ateşine karşı birer İbrahimi damla olmak ve mazlumun kimliğine bakmaksızın onunla omuz omuza durduğumuzu tüm dünyaya ilan etmek için toplandık. Milli Görüş hareketi olarak bizler, tarih boyunca olduğu gibi bugün de coğrafya, mezhep ve kimlik ayrımı yapmaksızın zalimin karşısında elif gibi dimdik duruyoruz. Aylardır dünyanın gözü önünde, tarihin kaydedebileceği en vahşi, en alçak soykırımlardan biri Gazze'de işlenmektedir. Bebeklerin süt kokusuna barut kokusunun karıştığı, annelerin feryadının arşı titrettiği bu mübarek topraklar, bugün sözde modern dünyanın sahte ‘insan hakları’ maskesinin düştüğü yerdir. Gazze bugün sadece bir coğrafi bölge değil, imanın, direnişin ve topyekün insanlık onurunun son kalelerinden biridir. Şunu herkes bilsin ki; Gazze'de dökülen her damla kan, bu zulme sessiz kalanların vicdanına sürülmüş kara bir lekedir. Bu katliam durana, abluka tamamen kalkana dek durmayacağız, susmayacağız. Gazze'deki vahşet son bulana dek, Mescid-i Aksa'yı çevreleyen zincirler kırılana dek, Emperyalizmin kirli eli coğrafyamızdan çekilene dek, mücadelemiz, azmimiz ve kararlılığımız artarak devam edecektir. Bizler provokasyonlara gelmeden, vakar ve sükunet içerisinde, birleştirici bir dille haykırıyoruz: Zulüm ile abat olanın ahiri berbat olur. Buradan tüm dünyaya sesleniyoruz. Mazlumların gözyaşı, zalimlerin saltanatını mutlaka yıkacaktır. Kudüs'ün özgürlüğü ve İslam coğrafyasının selameti için bütün gücümüzle çalışmaya, hakkı ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Edirne Emek Platformundan Savaşa Hayır Açıklaması Haber

Edirne Emek Platformundan Savaşa Hayır Açıklaması

Edirne Emek Platformu bileşenleri, şiddeti her geçen gün artan İsrail-ABD ve İran arasında süren savaş ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Saraçlar Caddesi’nde postane önünde gerçekleştirilen açıklamada ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırıların, Ortadoğu’yu yeni bir bölgesel savaşın içine sürüklemekte olduğu, bu saldırılar, zaten ağır bir siyasal ve toplumsal kriz yaşayan İran’da yıkımı derinleştirmekte, sivillerin yaşamını, güvenliğini ve geleceğini doğrudan tehdit ettiği ifade edildi. “SAVAŞIN GENİŞLEMESİ İNSANİ BİR FELAKETTİR” Makine Mühendisleri Odası Edirne Şube Sekreteri Metin Özaydınlık’ın okudu basın açıklamasında, savaşın genişlemesinin, yalnızca askeri bir çatışma değil aynı zamanda insani bir felaket, kitlesel yerinden edilme ve derin bir toplumsal travma riskini beraberinde getirdiği belirtilerek; “Irak’ta kitle imha silahı yalanıyla yürütülen işgal, Afganistan’da terörle mücadele söylemi, Libya’da insani müdahale maskesi, Venezüella ve Küba’ya dönük ekonomik ve siyasal kuşatma. Hepsinde aynı senaryo, aynı sonuç: işgal, talan, yıkım ve emekçilerin, halkların yoksullaştırılması. Bugün İran’a dönük saldırı bu zincirin bir halkasıdır. Amaç, bölgeyi yeniden dizayn etmek, enerji kaynaklarını ve jeopolitik alanı kontrol altına almak, halkların iradesini bastırmaktır. Saldırıların en ağır bedelini ise çocuklar ve kadınlar ödemektedir. Bir okulun bombalanması sonucu 100’den fazla çocuğun yaşamını yitirmesi ve yüzlerce çocuğun yaralanması, savaşın ulaştığı vahim boyutu gözler önüne sermektedir. Okulların, çocukların hedef haline getirilmesi yaşam hakkına, eğitim hakkına ve toplumların geleceğine yönelmiş açık bir saldırıdır. Çocukların bulunduğu eğitim kurumlarının askeri hedefe dönüştürülmesi hiçbir gerekçeyle açıklanamaz” ifadelerine yer verildi. “EMPERYALİST GÜÇLER NE ÖZGÜRLÜK GETİRMİŞTİR NE DE DEMOKRASİ” Özaydınlık açıklamasında, Emperyalist güçler tarafından başlatılan savaşla, önceki deneyimlerin de gösterdiği gibi bir dış müdahalelerinde özgürlük, demokrasi getirilmediğini söyleyerek; “Tersine, savaş politikaları otoriter yönetimlerin baskı mekanizmalarını güçlendiren, halkın meşru taleplerini güvenlik gerekçesiyle bastırmasına zemin hazırlayan sonuçlar doğurur. İran halkları ne dış saldırılarla ne de içeride baskıcı molla yönetim anlayışıyla kuşatılmayı hak etmektedir. Halklar, emperyal hesaplar ile teokratik baskı rejimleri arasında sıkıştırılamaz. Savaşın büyümesi başta çocuklar, kadınlar olmak üzere sivillerin yaşamını tehdit etmekte, sağlık ve eğitim altyapısını tahrip etmekte, göç ve yerinden edilme riskini artırmaktadır. Yeni bir bölgesel çatışma dalgası, milyonlarca insan için derin bir insani kriz anlamına gelecektir. Bunun bedelini yine kadınlar, yoksullar, emekçiler ve en savunmasız kesimler ödeyecektir. İran’daki gerici molla rejiminin baskıcı ve antidemokratik uygulamaları, kadınlara ve emekçilere dönük hak ihlalleri emperyalist saldırganlığa gerekçe olamaz. Emperyalizm hiçbir halkı özgürleştirmez; yalnızca bağımlılaştırır ve yoksullaştırır. Savaş ve işgal politikalarını reddediyoruz. Savaşa karşı barışı, emperyalizme, militarizme ve bölgesel savaş politikalarına karşı emekçilerin ve halkların birleşik mücadelesini esas almaya devam edeceğiz” dedi. ŞENER ŞENTÜRK

Şadan Şimşek: “Siyaset Kavga Yeri Değil, Hizmet Yeridir” Haber

Şadan Şimşek: “Siyaset Kavga Yeri Değil, Hizmet Yeridir”

Şimşek açıklamasında şunlara yer verdi: “Ortadoğu’da süregelen savaşlar ve insani dramlar hepimizin yüreğini derinden yaralamaktadır. Masum sivillerin hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın yerinden edildiği bu acı tablo karşısında en büyük sorumluluk; sağduyuyu korumak ve barışa katkı sunmaktır. Böylesine hassas bir dönemde siyaset kurumunun görevi; gerilimi artırmak değil, toplumsal birliği güçlendirmektir. Farklı görüşler demokrasinin zenginliğidir; ancak bu farklılıklar çatışma nedeni değil, ortak akıl üretmenin vesilesi olmalıdır. Çünkü siyaset, kavga etme alanı değil; millete hizmet etme sorumluluğudur. Siyaset; millete hizmet etme sorumluluğudur. Kavga etmek, ayrıştırmak, toplumu germek için değil; sorunları çözmek, adaleti tesis etmek ve ortak geleceğimizi güçlendirmek için yapılır. Bu nedenle bir kez daha ifade ediyorum: Siyaset kavga yeri değil, hizmet yeridir. Bugün ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılar, geçim derdi, işsizlik ve hayat pahalılığı vatandaşımızın en temel gündemidir. Ancak bunun yanında toplumun en çok konuştuğu konulardan biri de hak, hukuk ve adalet meselesidir. Çünkü adalet duygusu zedelenirse, toplumun devlete olan güveni sarsılır. Herkes için eşit hukuk, tarafsız ve bağımsız yargı, liyakate dayalı kamu yönetimi bir tercih değil zorunluluktur. Hak arayanın korkmadığı, eleştirenin susturulmadığı, kimsenin düşüncesi nedeniyle dışlanmadığı bir düzen hepimizin ortak beklentisidir. Adalet; bir kesim için değil, herkes için gereklidir. Siyasetin görevi; gerilim üretmek değil güven vermektir. Sert söylemlerle gündem değiştirmek yerine; vatandaşın mutfağındaki yangını söndürmek, gençlerin geleceğe umutla bakmasını sağlamak, esnafın ve emeklinin yükünü hafifletmek asli sorumluluktur. Bunu yaparken de hukukun üstünlüğünden ve adalet ilkesinden asla taviz verilmemelidir. Unutulmamalıdır ki; Adalet mülkün temelidir. Hukuk güvenin teminatıdır. Hak ise insan onurunun vazgeçilmezidir. Hukukun üstünlüğü sağlanmadan güçlü bir ekonomi kurulamaz. Adalet tesis edilmeden toplumsal barış sağlanamaz. Hak gözetilmeden gerçek kalkınma mümkün olamaz. İsteğim, talebim; kavganın değil uzlaşının, ayrıştırmanın değil birleştirmenin, keyfiliğin değil hukukun yanında durmaya devam edilmesidir. Çünkü güçlü bir devlet ancak adaletle ayakta kalır, güçlü bir toplum ancak hakkaniyetle bir arada durur. Ülkemiz; kavga ile değil adaletle büyür. Yurttaşlarımız; ayrışarak değil hakkaniyetle güçlenir. Çağrımız tüm siyaset kurumunadır: Gelin enerjimizi tartışmaya değil hizmete, gerilime değil çözüme, kutuplaşmaya değil adalete harcayalım. Bu millet huzuru, güveni ve adaleti hak etmektedir.” HABER MERKEZİ

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.