Hava Durumu

#Osmanlı İmparatorluğu

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Osmanlı İmparatorluğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı İmparatorluğu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TÜ’de “Balkanlarda Türk Kültür Mirası” Konferansı Haber

TÜ’de “Balkanlarda Türk Kültür Mirası” Konferansı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Edebiyat Fakültesi’nin düzenlediği program, Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlik, açılış konuşmalarıyla devam etti. “BAHAR KONFERANSLARININ 7’NCİSİNİ DÜZENLİYORUZ” Açılışta konuşan TÜ Edebiyat Fakültesi Edebiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Güner, bölüm olarak konferansları tasarlamaya başladıklarında öğrencileri duayen hocalarla buluşturma hedefinde olduğunu belirterek, bahar konferanslarının 7’ncisini düzenlediklerini ifade etti. “BAHAR KONFERANSLARI DOLU DOLU GEÇİYOR” TÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli ise konferansın Edebiyat Fakültesi’ne çok yakıştığını belirterek, bahar konferanslarının iki yıldır dolu dolu geçtiğini ifade etti. “BALKANLAR İSLAM DÜNYASİ İLE BATI DÜNYASI ARASINDA BİR KÖPRÜ” UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Komite Üyesi Prof. Dr. Zeki İbrahimgil, “Balkanlar’a baktığımızda, Türkiye ile kıyaslandığında yaklaşık olarak benzer bir coğrafyaya ve nüfusa sahip bir bölgeden söz ediyoruz. Ancak burada önemli bir fark var: Balkanlar’da toplam 11 ayrı ülke bulunuyor. Bunun temel sebebi, Balkanlar’ın tarih boyunca İslam dünyası ile batı dünyası arasında bir köprü. Doğu ile Batı’nın geçiş coğrafyası. Bu yüzden çok dilli, çok dinli ve çok kültürlü bir yapıya sahip olmuştur” dedi. “TUNA NEHRİ BALKANLAR’DA TARİH BOYUNCA SINIRLARI BELİRLEDİ” Tuna Nehri’nin sınırlarını belirlediğini ifade eden İbrahimgil, “Haritaya baktığımızda, koyu mavi ile gösterilen alanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yıldan fazla hâkim olduğu bölgeleri ifade ederken, açık mavi alanlar ise yaklaşık 200 yıl civarında Osmanlı egemenliğinde kalmış bölgeleri göstermektedir. Bu iki alan arasında doğal bir sınır gibi görülen önemli bir unsur da Tuna Nehri’dir. Tuna, Balkanlar’da tarih boyunca sınırları belirleyen en önemli coğrafi unsurlardan biri olarak kabul edilmiştir” ifadelerine yer verdi. BALKANLAR’IN ETNİK YAPISI KARMAŞIK BİR TABLO SUNAR” Balkanların Doğu ile Batı’nın köprüsü olması nedeniyle etnik anlamda karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirten İbrahimgil, “Etnik yapıya baktığımızda ise Balkanlar son derece karmaşık bir tablo sunar. Örneğin Sırbistan sadece Sırplardan, Makedonya sadece Makedonlardan ya da Bulgaristan yalnızca Bulgarlardan oluşmaz. Her ülkede farklı etnik gruplar bir arada yaşamaktadır. Aynı şekilde dil çeşitliliği de oldukça fazladır. Slav dilleri yaygın olmakla birlikte, Slav olmayan diller de konuşulmaktadır. Slav dilleri arasında Bulgarca Makedonca, Sırpça, Boşnakça, Hırvatça gibi diller yer alırken, Slav olmayan diller arasında ise, Arnavutça, Yunanca bir de Vlahlar var Romanya’da. Onların dili de latindir” diye konuştu. “BALKAN NÜFUSUNUN DÖRT KİŞİDEN BİRİ MÜSLÜMAN” Balkanlardaki Müslüman topluma değinen İbrahimgil, “Bu coğrafyada Osmanlı hâkimiyeti bazı bölgelerde 500 yıla, bazı bölgelerde 200-300 yıla kadar ulaşmıştır. Ancak özellikle 1912 yılından sonra, yani Balkan Savaşları süreciyle birlikte Osmanlı bölgeden çekilmeye başlamıştır. Bu çekilme, bölgedeki tüm Türk ve Müslüman nüfusun Anadolu’ya geldiği anlamına gelmez. Günümüzde hâlâ Balkanlar’da önemli bir Müslüman nüfus yaşamaktadır. Yaklaşık 80 milyonluk Balkan nüfusunun 15-20 milyonluk kısmının Müslüman olduğu ifade edilmektedir. Yani kabaca her dört kişiden birinin Müslüman olduğu bir demografik yapıdan söz edebiliriz” sözlerine yer verdi. MERT ERİŞKİN

Edirne Valisi Sezer'den 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü Mesajı Haber

Edirne Valisi Sezer'den 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü Mesajı

Sezer, mesajında, barışın, huzurun ve medeniyetlerin buluşma noktası olan Edirne’yi Balkan Savaşları'nda işgalden kurtararak yeniden Türk yurdu yapmak için canlarını feda eden kahramanları saygı, minnet ve rahmetle andığını belirtti. Balkan devletlerinin 1912 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na karşı başlattığı savaşta, kentin Edirne Müdafii Mehmet Şükrü Paşa'nın komutasında 155 gün boyunca kahramanca savunulduğunu ifade eden Sezer, şunları kaydetti: "Tüm imkansızlıklara rağmen gösterilen bu destansı direnişe karşın şehrimiz, 26 Mart 1913 tarihinde teslim olmak zorunda kalmıştır. İşgal sürecinde Sarayiçi mevkisinde esir tutulan binlerce vatan evladı, açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle şehit düşmüş, Edirne acı dolu günler yaşamıştır. Ancak 21 Temmuz 1913’te Enver Paşa komutasındaki birliklerimizin şehri yeniden teslim almasıyla Edirne'miz tekrar vatan topraklarına katılmış ve bu kara günler sona ermiştir." Sezer, Edirne Müdafii Mehmet Şükrü Paşa’nın tüm imkansızlıklara rağmen aylarca süren direnişini unutmamak ve aziz şehitlerin hatırasına layık olabilmek adına, 26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü dolayısıyla yerli ve milli savunma envanterinde yer alan teçhizatların vatandaşlarla buluşturulacağını belirtti. Selimiye Meydanı'nda ATAK helikopteri başta olmak üzere zırhlı kara araçları, insansız hava araçları ve yerli savunma sistemlerinin vatandaşların ziyaretine açılacağını aktaran Sezer, mesajında şu ifadelere yer verdi: "İHA ve SİHA’larımızın yer alacağı bu anlamlı buluşmada ayrıca F-16 ve ATAK saygı uçuşları ile gösteri uçuşları gerçekleştirilecek, mehteran ve bando konserleri, 57. Alay gösteri yürüyüşü ve komando yemini gibi etkinliklerle program zenginleşecektir. Tüm Edirneli vatandaşlarımızı, göğsümüzü kabartan savunma sanayimizin ürünlerini görmek üzere Selimiye Meydanı'na davet ediyoruz. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, serhat şehri Edirne'miz ve aziz vatanımız uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi, 26 Mart Balkan Şehitleri Anma Günü münasebetiyle bir kez daha şükran, rahmet ve minnetle anıyorum. Vatan size minnettardır. Ruhlarınız şad olsun."

Edirne’de 93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet Anlatıldı Haber

Edirne’de 93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet Anlatıldı

Edirne Belediyesi Kent Müzesi tarafından Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “93 Harbi, Edirne ve Cumhuriyet” konulu konferans, tarih meraklılarının katılımıyla gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferdi Ertekin’in konuşmacı olduğu programda, Osmanlı-Rus Harbi sonrasında yaşanan siyasal dönüşüm süreci Edirne merkezli olarak değerlendirildi. “EDİRNE’DE YAŞANAN OLAYLARI ELE ALACAĞIZ” Konferansta konuşan Doç. Dr. Ferdi Ertekin, “Bugün Osmanlı-Rus Harbi’ni merkeze alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun mutlakiyetten meşrutiyete, ardından yeniden mutlakiyete ve sonrasında meşrutiyete geçiş sürecini özellikle Edirne’de yaşanan olaylar üzerinden ele alacağız. Bu çerçevede Edirne’nin rolünü vurgulayacak, Edirne Sarayı’nın havaya uçurulması hadisesine değineceğiz. Ardından 2. Abdülhamid dönemindeki gelişmeleri kısaca ele alıp İkinci Meşrutiyet’in ilanına geleceğiz. İkinci Meşrutiyet’ten sonra Türk tarihini derinden etkileyen önemli bir olay olan 31 Mart Vakası’na geleceğiz. Hareketi bastırmak için Rumeli’de toplanan 2 ve 3’üncü ordunun İstanbul kuşatmasına değineceğiz. Yeşilköy’deki 2 hadise arasındaki benzerliği konuşacağız. Rus ordusu Yeşilköy’e kadar gelecek ve hareket ordusu da bu köye gelecek ve karargâh kuracak. Yeşilköy Yat Kulübü’nde Milli Meclis kurulacak ve burada 2. Abdülhamit tahttan indirilecek ve yerine 5. Mehmet Reşad geçirilecek. Burada asıl vurgulayacağımız nokta, bu sürecin Cumhuriyet’e giden yolun benzerliklerini ortaya koymak. Bunlardan biri Edirne’nin rolü, diğeri ise Yeşilköy’ün tarihi değeri” dedi. “EDİRNE SARAYI BÜYÜK ÖLÇÜDE YIKILDI” Edirne Sarayı hakkında konuşan Ertekin, “Gazi Osman Paşa 145 gün olağan üstü bir müdafaa gerçekleştiriyor ama Plevne düşüyor. Bu süreç, Dünya askerî tarihine geçiyor. Savaş kaybedildiğinde bütün ordu silahsızlaştırıldı fakat Rus çarı tarafından Gazi Osman Paşa’ya kılıcı iade edilmiş ve saygı ile esir alınmıştır. Plevne’nin düşmesiyle birlikte Rus ordusunun önünde ciddi bir engel kalmamış, Balkan Dağları’nı aşarak Edirne’ye doğru ilerlemiştir. Ancak Osmanlı ordusu bu süreçte büyük ölçüde tükenmiştir. Edirne Sarayı’nda bulunan cephanelerin düşman eline geçmemesi için o zamanın valisi tarafından bir karar alındı ve cephaneler patlatılmıştır. Bu patlama sonucunda Rus ordusunun mühimmat elde etmesi engellenmiş, Edirne Sarayı büyük ölçüde yıkılmıştır. Bugün görülen kalıntılar bu olayın sonucudur. Yani Edirne Sarayı’nın yıkılması, düşmanın eline silah geçmemesi için alınmış askerî bir kararın neticesidir. Şu anda da Rıfat Osman’ın çizdiği şeylerle ihyası devam ediyor” ifadelerini kullandı. MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.