Hava Durumu

TÜ’de “Balkanlarda Türk Kültür Mirası” Konferansı

TÜ Edebiyat Fakültesi tarafından Bahar Konferansları kapsamında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Komite Üyesi Prof. Dr. Zeki İbrahimgil, “Balkanlarda Türk Kültür Mirası Üzerine Değerlendirme” konulu konferans gerçekleştirdi.

Haber Giriş Tarihi: 06.05.2026 15:43
Haber Güncellenme Tarihi: 06.05.2026 15:50
Kaynak: MERT ERİŞKİN
TÜ’de “Balkanlarda Türk Kültür Mirası” Konferansı

Trakya Üniversitesi (TÜ) Edebiyat Fakültesi’nin düzenlediği program, Eczacılık Fakültesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk Konferans Salonu’nda yapıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlik, açılış konuşmalarıyla devam etti.

“BAHAR KONFERANSLARININ 7’NCİSİNİ DÜZENLİYORUZ”

Açılışta konuşan TÜ Edebiyat Fakültesi Edebiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Güner, bölüm olarak konferansları tasarlamaya başladıklarında öğrencileri duayen hocalarla buluşturma hedefinde olduğunu belirterek, bahar konferanslarının 7’ncisini düzenlediklerini ifade etti.

“BAHAR KONFERANSLARI DOLU DOLU GEÇİYOR”

TÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Müberra Gürgendereli ise konferansın Edebiyat Fakültesi’ne çok yakıştığını belirterek, bahar konferanslarının iki yıldır dolu dolu geçtiğini ifade etti.

“BALKANLAR İSLAM DÜNYASİ İLE BATI DÜNYASI ARASINDA BİR KÖPRÜ”

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Komite Üyesi Prof. Dr. Zeki İbrahimgil, “Balkanlar’a baktığımızda, Türkiye ile kıyaslandığında yaklaşık olarak benzer bir coğrafyaya ve nüfusa sahip bir bölgeden söz ediyoruz. Ancak burada önemli bir fark var: Balkanlar’da toplam 11 ayrı ülke bulunuyor. Bunun temel sebebi, Balkanlar’ın tarih boyunca İslam dünyası ile batı dünyası arasında bir köprü. Doğu ile Batı’nın geçiş coğrafyası. Bu yüzden çok dilli, çok dinli ve çok kültürlü bir yapıya sahip olmuştur” dedi.

“TUNA NEHRİ BALKANLAR’DA TARİH BOYUNCA SINIRLARI BELİRLEDİ”

Tuna Nehri’nin sınırlarını belirlediğini ifade eden İbrahimgil, “Haritaya baktığımızda, koyu mavi ile gösterilen alanlar Osmanlı İmparatorluğu’nun 400 yıldan fazla hâkim olduğu bölgeleri ifade ederken, açık mavi alanlar ise yaklaşık 200 yıl civarında Osmanlı egemenliğinde kalmış bölgeleri göstermektedir. Bu iki alan arasında doğal bir sınır gibi görülen önemli bir unsur da Tuna Nehri’dir. Tuna, Balkanlar’da tarih boyunca sınırları belirleyen en önemli coğrafi unsurlardan biri olarak kabul edilmiştir” ifadelerine yer verdi.

BALKANLAR’IN ETNİK YAPISI KARMAŞIK BİR TABLO SUNAR”

Balkanların Doğu ile Batı’nın köprüsü olması nedeniyle etnik anlamda karmaşık bir yapıya sahip olduğunu belirten İbrahimgil, “Etnik yapıya baktığımızda ise Balkanlar son derece karmaşık bir tablo sunar. Örneğin Sırbistan sadece Sırplardan, Makedonya sadece Makedonlardan ya da Bulgaristan yalnızca Bulgarlardan oluşmaz. Her ülkede farklı etnik gruplar bir arada yaşamaktadır. Aynı şekilde dil çeşitliliği de oldukça fazladır. Slav dilleri yaygın olmakla birlikte, Slav olmayan diller de konuşulmaktadır. Slav dilleri arasında Bulgarca Makedonca, Sırpça, Boşnakça, Hırvatça gibi diller yer alırken, Slav olmayan diller arasında ise, Arnavutça, Yunanca bir de Vlahlar var Romanya’da. Onların dili de latindir” diye konuştu.

“BALKAN NÜFUSUNUN DÖRT KİŞİDEN BİRİ MÜSLÜMAN”

Balkanlardaki Müslüman topluma değinen İbrahimgil, “Bu coğrafyada Osmanlı hâkimiyeti bazı bölgelerde 500 yıla, bazı bölgelerde 200-300 yıla kadar ulaşmıştır. Ancak özellikle 1912 yılından sonra, yani Balkan Savaşları süreciyle birlikte Osmanlı bölgeden çekilmeye başlamıştır. Bu çekilme, bölgedeki tüm Türk ve Müslüman nüfusun Anadolu’ya geldiği anlamına gelmez. Günümüzde hâlâ Balkanlar’da önemli bir Müslüman nüfus yaşamaktadır. Yaklaşık 80 milyonluk Balkan nüfusunun 15-20 milyonluk kısmının Müslüman olduğu ifade edilmektedir. Yani kabaca her dört kişiden birinin Müslüman olduğu bir demografik yapıdan söz edebiliriz” sözlerine yer verdi.

MERT ERİŞKİN

Kaynak: MERT ERİŞKİN

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.