Hava Durumu

#Özgürlük

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ata’ya 23 Nisan Çelengi Haber

Ata’ya 23 Nisan Çelengi

Edirne’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Programa Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, siyasi parti temsilcileri, gaziler, çok sayıda vatandaş ve farklı ülkelerden gelen öğrenciler katıldı. Program, öğrenciler tarafından okunan şiirlerle devam etti. Ardından Kırkpınar Ağası Alper Yazoğlu Ortaokulu öğrencisi Nira Naz Çalışkan, öğrenciler adına konuşma yaptı. “ÖZGÜRLÜK VE BAĞIMSIZLIĞIN EN BÜYÜK ADIMI” Çalışkan, “Bugün burada, biz çocuklara armağan edilmiş en özel bayramlardan birini kutlamak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, sadece bir çocuk bayramı değil; aynı zamanda milletimizin egemenliğini ilan ettiği, özgürlük ve bağımsızlık yolunda attığı en büyük adımlardan biridir. Bu anlamlı gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu özel günü biz çocuklara armağan ederek ne kadar büyük bir lider ve ileri görüşlü bir devlet adamı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Çünkü o, güçlü ve aydınlık bir Türkiye’nin; eğitimli, bilinçli ve özgüvenli çocuklarla mümkün olacağını biliyordu. Bizler de Atatürk’ün izinden yürüyerek onun bizlere emanet ettiği değerlere sahip çıkmalı, ülkemizi daha güzel yarınlara taşımak için var gücümüzle çalışmalıyız. Bugün sadece bir bayram değil, aynı zamanda bizlere duyulan güvenin de en anlamlı göstergesidir. Bu duygu ve düşüncelerle, başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyor; tüm arkadaşlarımın bayramını yürekten kutluyorum. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun” dedi. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma ise Edirne İl Millî Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu tarafından gerçekleştirildi. “EĞİTİM BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR” Alireisoğlu, “Eğitim; bir milletin hafızası, vicdanı ve istikametidir. Bizler, sadece bilgi aktaran değil; aynı zamanda değer inşa eden, yön veren ve geleceği şekillendiren bir sorumluluğun taşıyıcılarıyız. Çocuklarımızın kalbine Malazgirt’i, Çanakkale’yi ve İstiklal Marşı’nın ruhunu öyle bir işleyelim ki; mazimizden gelen güç ve ilhamla yoğrulmuş bir aidiyet şuuru kazansınlar. Öyle bir bilinç oluşturalım ki bu toprakların ebedî yurt olduğunu hissetsin, başka bir cennet arama ihtiyacı duymasınlar. Onlara öyle bir cesaret verelim ki hayal kurmaktan korkmasınlar. Rüya ve ideallerinin peşinde yürürken yorulsalar bile asla vazgeçmesinler ve onlara öyle bir vicdan pusulası emanet edelim ki; iyilikte yarışmanın erdemiyle, canlı-cansız tüm varlığı merhametle kuşatsın, dünyayı daha güzel bir yer hâline getirsinler. Zira sizin irfanınızla şekillenecek olan nesiller; sadece bugünün değil, yarının da umudu olacaktır” ifadelerine yer verdi. Program konuşmaların ardından sona erdi. MERT ERİŞKİN

Vali Sezer’den 18 Mart Mesajı Haber

Vali Sezer’den 18 Mart Mesajı

Vali Sezer, mesajında şunları dile getirdi: “Bugün, Türk milletinin vatanı, bayrağı ve bağımsızlığı uğruna gerektiğinde neleri feda edebileceğini tüm dünyaya bir kez daha gösterdiği 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’ni büyük bir gurur ve onurla idrak ediyoruz. Çanakkale’de geri dönmeyi asla düşünmeyen kahramanların yazdığı bu destanda, milletimiz topyekûn ayağa kalkmış; istiklâline ve istikbaline göz diken emperyalist güçlere karşı kanının son damlasına kadar mücadele etmiştir. Çanakkale; vatan her şeyin üzerindedir anlayışıyla canlarını feda etmekten çekinmeyen kahramanların yazdığı eşsiz bir destandır. Aziz milletimiz, imanıyla, cesaretiyle ve sarsılmaz iradesiyle tarih sahnesine bir kez daha damga vurmuş; bağımsızlık ve özgürlük uğruna verilen mücadelenin unutulmaz bir simgesi olmuştur. Bugün üzerinde hür ve bağımsız olarak yaşadığımız bu cennet vatanı; bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, vatan sevgimizin ve birlik beraberliğimizin en büyük sembolleri olan aziz şehitlerimize borçluyuz. Onların emaneti olan bu vatanı korumak, birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmak hepimizin en büyük sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Çanakkale destanının bütün kahramanlarını, vatan ve millet uğruna hayatlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.” HABER MERKEZİ

Başkan Özcan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’ni kutladı Haber

Başkan Özcan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’ni kutladı

Başkan Özcan açıklamasında, Çanakkale Zaferi’nin Türk Milletinin birlik, beraberlik ve vatan sevgisinin en güçlü şekilde ortaya konduğu tarihi dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, bu büyük zaferin milletimizin bağımsızlık mücadelesine ışık tuttuğunu ifade etti. Mehmet Özcan açıklamasında şunlara yer verdi: “Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıl dönümünü ulusça büyük bir gurur ve coşkuyla kutlamaktayız. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde kazanılan bu büyük zafer, milletimizin azminin, inancının ve vatan sevgisinin en güçlü göstergelerinden biridir. Çanakkale’de yazılan destan, yalnızca askeri bir başarı değil; aynı zamanda bağımsızlık ve özgürlük uğruna verilen eşsiz bir mücadelenin simgesidir.” Çanakkale’de verilen mücadelenin Türk Milletinin tarihindeki en onurlu sayfalardan biri olduğunu vurgulayan Başkan Özcan, şehitlerin fedakârlıklarının hiçbir zaman unutulmayacağını dile getirerek, şunları söyledi: “Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı ve milletimizin huzuru için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Çanakkale ruhu, dün olduğu gibi bugün de milletimizin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.” Mehmet Özcan, 18 Mart’ın yalnızca bir zaferin yıl dönümü değil, aynı zamanda vatan uğruna verilen büyük fedakârlıkların hatırlandığı anlamlı bir gün olduğunu belirterek, bu ruhun gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. HABER MERKEZİ

‎TÜKODER Edirne’den 8 Mart Açıklaması Haber

‎TÜKODER Edirne’den 8 Mart Açıklaması

‎Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Edirne Şube Başkanı Tarık Kenan Parlar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddet konularına dikkat çekti. Parlar, açıklamasında 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, kadına yönelik ayrımcılığa karşı mücadele ve farkındalık günü olduğunu vurguladı. ‎Parlar açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün bir kutlama günü değil, kadına yönelik her türlü ayrımcılığa karşı çıkma ve anma günüdür. Kadına yönelik şiddet, kadın emeği sömürüsü, kadın bedeni sömürüsü, kadın işsizliği, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kız çocukları, tacizciyi, tecavüzcüyü koruyup kollayan hukuk sistemini konuşmak, fark etmek, mücadele etmek ve değiştirmek zorundayız. Ekonomik kriz, diğer yandan giderek artan yoksulluk en fazla kadınları zorlamaktadır. Bütün bunlar; kadınların Cumhuriyetle elde etmiş olduğu haklarını ellerinden almak, onları evlerine hapsedip, anne ve eş rollerinin ötesine geçirmemek için yapılan hamlelerdir. ‎Kadınlar barış ve kardeşlik içinde yaşamak, özgür ve eşit olmak, birey olarak kabul görmenin mücadelesini veriyorlar. Bu mücadele insan hakları mücadelesidir ve kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık insan hakkı ihlalidir. ‎Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’ ve ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (İstanbul Sözleşmesi)’ne imza atmıştır ve sözleşme gereği verdiği taahhütleri yerine getirmekle yükümlüdür. Anayasamızın 90. maddesi ile de uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde kabul edilmiştir. Ancak yapılanlar ve yapılmak istenilenler uluslararası sözleşmelere ve 6284 sayılı yasa hükümlerine aykırıdır. ‎Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde; demokrasi ve özgürlük mücadelesinde hayatını kaybeden, kadın cinayetlerinde katledilen tüm kadınları saygıyla anıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar, şiddetten arındırılmış bir toplum yaratılana kadar, ekonomide, eğitimde, iş hayatında ve siyasette erkeklerle eşit hale gelene kadar mücadeleye devam edeceğiz.” ‎HABER MERKEZİ

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan 28 Şubat Açıklaması Haber

Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı’ndan 28 Şubat Açıklaması

Açıklamada, “post-modern darbe” olarak anılan 28 Şubat sürecinin; seçilmiş hükümete yönelik baskılarla, inanç ve özgürlük alanlarına yapılan müdahalelerle Türkiye’nin demokratik hafızasında derin izler bıraktığı ifade edildi. Süreçte başta dönemin Başbakanı merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan olmak üzere, milli iradeyi temsil eden kadroların çeşitli baskı ve engellemelerle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanı Hakan Çalışkan konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “28 Şubat, milletimizin iradesine vurulmak istenen bir zincirin adıdır. Seçilmiş bir hükümete karşı yapılan her türlü antidemokratik girişim, doğrudan doğruya aziz milletimize yapılmış bir müdahaledir. O dönem yaşanan baskılar, eğitimden iş hayatına, sosyal hayattan siyasal alana kadar toplumun geniş kesimlerini mağdur etmiştir. Bizler, Milli Görüş hareketinin mensupları olarak, demokrasinin ve milli iradenin her şart altında savunucusu olmaya devam edeceğiz. Vesayetçi anlayışlara, darbeci zihniyete ve millet iradesini yok sayan her türlü girişime karşı dün olduğu gibi bugün de dimdik ayaktayız. 28 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız.” Yeniden Refah Partisi Edirne İl Başkanlığı, açıklamasında demokrasiye sahip çıkmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, Türkiye’nin bir daha benzer süreçler yaşamaması temennisinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Tekirdağ'da Konuştu Haber

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Tekirdağ'da Konuştu

Gül, AK Parti Tekirdağ İl Başkanlığınca Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi'nde düzenlenen Yerel Basın İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dünyanın çalkantılı bir süreçten geçtiğini, Türkiye'nin ise istikrarını koruyarak barışın yürütücüsü konumunda olduğunu söyledi. AK Parti'nin milletin kurduğu bir parti olduğunu ifade eden Gül, partinin bugüne kadar milletle birlikte yol yürüdüğünü belirtti. Gül, AK Parti'nin durağanlığa düşmeden reform ve hizmetlere devam edeceğini vurgulayarak, "AK Parti yine kendi rekorunu, kendi heyecanını kendisiyle yine sınayan, kendisiyle yarışan bir parti. Dolayısıyla bir durağanlığa düşmeden daha fazla nasıl hizmet ederiz? Bisikletin üzerinde durup nasıl o pedalı çevirirsiniz? Hızla çevirdiğiniz o pedal sizi çok daha iyi yerlere götürür. Öyle yerinde durmadan daha hızlı bir şekilde hem reformlara hem hizmetlere devam edeceğiz.” diye konuştu. - "2026 reform yılı olacak" Türkiye'de 2026 yılının reform yılı olacağını, hem ekonomik hem de hukuki reformların millete yansıdığı bir yıl olacağını anlatan Gül, şunları kaydetti: "Hem demokrasimizi hem özgürlükleri güçlendireceğiz hem de milletimizin refahını artıracağız. Özgürlük artacak, sofradaki ekmek artacak. Yani 2026 yılında hem demokrasimizce hem özgürlükleri daha güçlendireceğiz hem de milletimizin ekmeğini, milletimizin refahını daha artıracağız. Yani özgürlük artacak, sofradaki ekmek artacak. Vatandaşlarımızın bu anlamda hem demokrasi hem de hukuk ve ekonomi alanında çok önemli bir reform dönemini, reform yılını hep beraber yaşayacağız. Bu konuda heyecanlıyız, hazırlıklıyız." - "Türkiye olarak biz bütün dünyanın barış içerisinde olmasını istiyoruz" Küresel ölçekte krizlerin yaşandığını aktaran Gül, Türkiye'nin bu süreçte tecrübeli bir liderlikle yol aldığını belirtti. Gül, Recep Tayyip Erdoğan'ın hem millet hem de dünya tarafından takdir edildiğini kaydetti. Türkiye'nin barışı merkeze alan bir diplomasi yürüttüğünü anlatan Gül, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefinin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyledi. Suriye'nin toprak bütünlüğü ve istikrarının Türkiye için önemli bir ulusal güvenlik meselesi olduğuna dikkati çeken Gül, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugün dünyada tüm bu çalkalanmalar ve Türkiye'ye dair de meydan okumalar varken, Türkiye bu konuda hem istikrarını hem de barışın, huzurun çağrıcısı, yürütücüsü olarak çok önemli bir misyon üstlenmiş durumda. Türkiye olarak biz bütün dünyanın barış içerisinde olmasını istiyoruz. Bölgemizde Irak'ta, Suriye'de, İran'da müdahalenin olmadığı, bu ülkelerin kendi birliklerini ve bütünleşik yapılarını koruyabildikleri bir dönemi çok önemsiyoruz." Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gül, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan'la ilgili bir soru üzerine, "Bizim tek gündemimiz milletimizdir. Milletvekilinin gündemi, milletin gündeminin önüne geçemez."yanıtını verdi. Toplantıya, AK Parti Milletvekili Adem Yıldırım, Tekirdağ milletvekilleri Gökhan Diktaş ve Çiğdem Koncagül, Ergene Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş ile basın mensupları katıldı.

CHP Gençlik Kollarından Edirne’de MESEM Protestosu Haber

CHP Gençlik Kollarından Edirne’de MESEM Protestosu

Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı basın açıklaması yaptıklarını belirten CHP Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata; “Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak bu ülkenin vicdanlı evlatlarıyız. Zalimliğe susamayız. Sömürüye susamayız. Çünkü biliyoruz ki çocuklar ölürken değil, uyurken susulur. AKP iktidarının her geçen yıl parça parça dağıtıp bir kenara attığı eğitim sistemiyle çocuklar işçileştiriliyor, gençler geleceksizleştiriliyor.” ifadelerini kullandı. Hata, MESEM uygulamasına dikkat çekerken; “İktidara göre Mesleki Eğitim Merkezleri. Bize göre düzenin kirli çarkları arasında eriyip, giden; okul çağında işçileştirilen yitip giden çocuklar demek. Bu sistemde çocuklar eğitim almıyor, geleceğe hazırlanmıyor. Ucuz iş gücü olarak görülüyor ve sömürülüyor. Eğitim Reformu Girişimi'nin (ERG) 2025 Eğitim İzleme Raporu'na göre, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında MESEM'e devam eden 392 bin 887 öğrenci var. Bu sistem yüzünden yüzbinlerce çocuğun okulla bağı kesiliyor. Bu ülkede yaşayan milyonlara soruyoruz; lise çağındaki bir çocuğun haftada 1 gün okula, 4 gün atölyeye, sanayiye, fabrikaya gittiği bir düzene mesleki eğitim denebilir mi? Okulda olması gereken çocukların atölyede, sanayide, fabrikada ucuz iş gücü yapıldığı bir düzende iş güvenliğinden nasıl bahsedilebilir? İnsan canının kıymetli olduğu nasıl söylenebilir? Böyle bir düzende çocukların geleceğe hazırlandığından, eğitim gördüğünden nasıl söz edilebilir?” dedi. MESEM uygulamasını kabul etmeyeceklerini söyleyen Hata; “Sermayenin iş gücü ihtiyacı olabilir. Ülkemizde her 4 gençten 1’i ne eğitimde ne istihdamda. Genç işsizliği her geçen gün katlanarak artıyor. Çalışmaya, üretmeye hazır büyük bir genç nüfusa sahipken devlet eliyle çocukların işçileştirildiği, kamu kaynaklarının düzenin çarkları işlesin diye sermayeye aktarıldığı MESEM düzenini kabul etmemiz mümkün değildir. Sayın Bakan’ın bakanlık yaptığı dönem içerisinde MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuk sayısı 16. Bu iktidar için yalnızca bir sayı olabilir. Ama bizim için değil. Onlar bizim her sabah aynı güneşe uyandığımız, aynı sokaklarda yürüdüğümüz, aynı hayalleri paylaştığımız kardeşlerimiz” sözlerine yer verdi. Hata, “Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak; çocuklar eğitim hakkından mahrum kalmasın, atölyelerde can vermesin istiyoruz. Parasız, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz. Biz gençlere dayatılan işsizliğe, geleceksizliğe ve baskılara karşı ses yükseltiyoruz. Geleceğimizde umut, hanemizde iş, soframızda ekmek, ülkemizde özgürlük istiyoruz” dedi. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Edirne’de KESK'in 30'uncu Yılı Kutlandı Haber

Edirne’de KESK'in 30'uncu Yılı Kutlandı

‎Edirne’de Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) 30'uncu kuruluş yılı, KESK Edirne Şubesi binasında düzenlenen kahvaltı etkinliğiyle kutlandı. Programa sendika üyeleri ve kamu emekçileri katıldı. ‎Etkinlikte konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Edirne Şube Başkanı Filiz Çakar, KESK’in 30 yıllık mücadelesinin Türkiye’de kamu emekçilerinin hak arama tarihinin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı. Çakar konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ‎“Takvimler bugün 8 Aralık 2025’i gösteriyor. Kamu emekçileri mücadele tarihinin yapı taşı olan konfederasyonumuz KESK bugün 30 yaşına bastı. 30. yılımız; kapı kulu zihniyetini yıkıp kamu emekçisi kimliğini kazandıranlara, emeğin, demokrasinin, özgürlüğün Türkiye’sini kurma umudunu büyütenlere kutlu olsun. KESK’in 30. yaşı; bozuk düzene karşı ‘Haklar yasalardan önce gelir. Hak verilmez; alınır; zafer sokakta kazanılır.’ diye haykıranlara kutlu olsun. Bizim için bugün yalnızca bir kutlama günü değil, mücadeleyi büyütme kararlılığımızı tazelediğimiz gündür.” ‎Konuşmasının devamında demokrasi, barış ve laiklik vurgusu yapan Çakar, şunları söyledi: ‎“Geçmişten geleceğe uzanan emek, demokrasi, barış ve laik bir yaşam için birlikte mücadelemizi büyüteceğiz. Faşizme karşı demokrasi, emperyalizme karşı bağımsızlık, savaşa karşı barış, baskılara karşı özgürlük için kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bizi ezen, emeğimizi görünmez kılan, bedenlerimizi metalaştıran erkek egemen sistemin çarklarına takılan çakıl taşı olacağız. Sendikaları yalnızca hak arama alanı değil, yaşamı dönüştürme alanı olarak gören kadınların mücadelesinin öznesi olmaya devam edeceğiz.” ‎MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.