Edirne’de Trakya Üniversitesi öğrencileri Hilal Nur Dağlı ve Zeynep Sude Bilgin tarafından kurulan “Koşmak Ne Güzel Ya Edirne” topluluğu, spor yapma imkânı bulamayan, günlük hayatın temposu içinde kendine vakit ayıramayan ve aktif yaşama başlamakta zorlanan kadınları bir araya getiriyor.

Koşu ve yürüyüş temelli etkinliklerle kadınların hem fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmasını hem de sosyal bir ortamda motivasyon bulmasını hedefleyen topluluk, her yaştan katılımcıya açık yapısıyla dikkat çekiyor.
Edirne’de kadınların spora erişimini kolaylaştırmayı amaçlayan oluşum, aynı zamanda dayanışma ve birlikte hareket etme kültürünü de güçlendirmeyi amaçlıyor. Etkinlikler ise her hafta saat 08.45’te Şükrüpaşa Atletizm Sahası’nda gerçekleştiriliyor.

Topluluğun kuruluş hikayesini anlatan Trakya Üniversitesi’nde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü öğrencisi Hilal Nur Dağlı, “Spor hayatıma jimnastikle başladım. Daha sonrasında pandemi döneminde atletizme geçtim. Uzun atlama, yüksek atlama ve sprint branşlarını denedim. Üniversiteye başladıktan sonra ise uzun mesafe koşularına yöneldim. Yaklaşık bir buçuk yıldır uzun koşu yapıyorum. Son bir yıldır da yol koşularına katılıyorum. Yol koşularına katılmak benim için farklı bir duygu ve farklı bir ortam. Koşmak benim için özgürlük demek. En son İstanbul’da bir yarışmaya gittiğimde ‘Koşmak Ne Güzel Ya’ topluluğuna katılmıştım. Topluluğun kurucusu Ayşe Hanım ile koşu sonrasında güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisi bana, topluluğu farklı şehirlere yaymak istediğini, daha fazla koşu etkinliği düzenleyerek özellikle kadınları spora teşvik etmeyi amaçladığını anlattı. Daha sonra Edirne şubesini açmaya karar verdik. Hem insanları koşuya hem de harekete teşvik etmiş oluruz diye düşündük. Bu şekilde ‘Koşmak Ne Güzel Ya Edirne’ şubesini açmış olduk. Umarım ilerleyen zamanlarda daha farklı şehirlere de yayılırız” dedi.

Hareket etmek isteyen bütün kadınlara kapılarının açık olduğunu ifade eden Dağlı, “Şu an için belirli bir yaş kısıtlamamız yok. Sadece çok küçük yaşta olmamasına dikkat ediyoruz. 12 yaş ve üzeri bizim için daha uygun oluyor. Bunun dışında halktan kişiler de katılabiliyor. Yalnızca üniversite öğrencileri değil, farklı kesimlerden insanlar da topluluğumuza gelebilir. Koşuyu deneyimlemek ve hareket etmek isteyen kadınlara kapımız açık. Öncelikle ısınma hareketleriyle başlıyoruz. Amacımız insanları evde kalmak yerine dışarı çıkmaya ve hareket etmeye teşvik etmek. Daha sonra ‘yürü-koş’ tekniğini uyguluyoruz. Çünkü aramızda daha önce hiç koşu deneyimi yaşamamış arkadaşlarımız da oluyor. Etkinliğin sonunda soğuma hareketleri yapıyoruz. Sonrasında ise kahve etkinliğimiz oluyor. Birlikte oyunlar oynuyor, sohbet ediyor ve eğleniyoruz. Buradaki amacımız sadece koşmak değil; insanları harekete teşvik etmek, aynı zamanda kadınların birlikte güçlü hissetmesini sağlamak ve keyifli vakit geçirmek” ifadelerine yer verdi.

Topluluğu kurarken kadınların birlikte daha güçlü olduğunu vurguladıklarını ifade eden Trakya Üniversitesi’nde Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü öğrencisi Zeynep Sude Bilgin, ‘Bu topluluğu kurarken kadınların birlikte daha güçlü olabileceğini göstermek ve aynı zamanda eğlenceli, destekleyici bir ortam oluşturmak istedik. Dışarı çıkmak isteyen ama çıkamayan, spor yapmak isteyip de başlayamayan kadınlar var. ‘Utanıyorum’ diyenler oluyor. Daha önce hiç yürümemiş, koşmamış ya da spor geçmişi olmayan insanlar da olabilir. Bizim her seviyeye uygun bir koşu düzenimiz var. Herkes kendine uygun şekilde katılabiliyor” şeklinde konuştu.

Sporun her yaşta gerekli olduğunun altını çizen Bilgin, “Benim gözlemlediğim kadarıyla özellikle kadınlar çocuk sahibi olduktan sonra kendilerine daha az vakit ayırabiliyor ve dışarı çıkmakta zorlanabiliyorlar. Ama hareket etmek çok önemli bir şey. Biz de fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümünde okuduğumuz için fiziksel aktivitenin önemini biliyoruz. Spor her yaşta gerekli. Bunun için belirli bir yaş sınırı yok. İster 30 yaşında olun ister 45 yaşında, herkes yürüyebilir ve hareket edebilir” sözlerine yer verdi.
MERT ERİŞKİN
Kaynak: MERT ERİŞKİN