Hava Durumu

#Su Tüketimi

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Su Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Diyetisyen Çalım’dan Bayram Sonrası Beslenme Rehberi Haber

Diyetisyen Çalım’dan Bayram Sonrası Beslenme Rehberi

Kurban Bayramı boyunca artan et, tatlı ve hamur işi tüketiminin ardından birçok kişi bayram sonrasında beslenme düzenini yeniden oluşturmanın yollarını arıyor. Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, bayram sonrası dönemde şok diyetler ve aç kalma yöntemleri yerine dengeli beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini belirterek, vücudun ilk üç günde sağlıklı bir şekilde rutine döndürülmesinin önemine dikkat çekti. SİNDİRİM SİSTEMİNİ RAHATLATIN Bayram sonrası ilk günün amacının sindirim sistemini dinlendirmek ve vücudu hafifletmek olduğunu belirten Çalım, güne protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlanmasını önerdi. Gün boyunca bol su tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Çalım, öğle ve akşam öğünlerinde sebze ağırlıklı beslenmenin tercih edilmesi gerektiğini kaydetti. Yumurta, peynir ve yeşilliklerden oluşan kahvaltının ardından öğünlerde ızgara tavuk, mevsim salatası, zeytinyağlı sebze yemekleri ve yoğurt tüketilebileceğini belirten Çalım, tatlı ve işlenmiş atıştırmalıklara birkaç gün ara verilmesinin faydalı olacağını söyledi. LİFLİ BESİNLER ÖN PLANDA OLMALI Bayram sonrası ikinci günün lif tüketimini artırmaya ayrılması gerektiğini ifade eden Çalım, sebze, meyve, kuru baklagil ve tam tahıllı ürünlerin beslenmede daha fazla yer almasının sindirim sistemine destek sağlayacağını belirtti. Kahvaltıda yulaf veya tam tahıllı ekmekle birlikte protein kaynaklarının tercih edilebileceğini aktaran Çalım, öğle öğününde kuru baklagil yemekleri, akşam ise ızgara balık ya da tavuk ve sebze garnitürlerinin tüketilebileceğini söyledi. Ara öğünlerde ise meyve veya kefirin tercih edilebileceğini ifade etti. ÜÇÜNCÜ GÜN RUTİN BESLENMEYE DÖNÜŞ Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, üçüncü gün itibarıyla normal beslenme düzenine dönülmesi gerektiğini belirterek, öğün saatlerinin yeniden düzenlenmesi ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Her öğünde protein, sebze ve kaliteli karbonhidrat kaynaklarının dengeli şekilde yer almasının önemine dikkat çeken Çalım, ızgara et, tavuk veya balık ile sebzeler ve tam tahıllı ürünlerden oluşan dengeli tabakların tercih edilmesini önerdi. ŞOK DİYETLERDEN UZAK DURUN Bayramda tüketilen birkaç öğünlük fazla kalorinin tek başına kalıcı kilo artışına neden olmayacağını vurgulayan Çalım, asıl önemli olanın sağlıklı alışkanlıklara yeniden dönmek olduğunu belirtti. Bayram sonrası süreçte günlük 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini ve en az 30 dakika fiziksel aktivite yapılmasını tavsiye eden Çalım, “Vücudumuzun ihtiyacı olan şey detokslar veya açlık kürleri değil; düzenli öğünler, yeterli su tüketimi ve dengeli beslenmedir. Bayram sonrası dönemi bir ceza süreci olarak değil, sağlıklı yaşama dönüş fırsatı olarak değerlendirmek gerekir” dedi. HİLAL PEKER

Tekirdağ'da Kuruyan Baraj Yağışlarla Canlandı Haber

Tekirdağ'da Kuruyan Baraj Yağışlarla Canlandı

Tekirdağ’da geçen yıl yağışların yetersiz kalması nedeniyle su debisinin kritik seviyelere kadar düştüğü Naip Barajı’nda bu yıl etkili olan yağışlar ve alınan önlemlerle birlikte kısmi toparlanma yaşandı. Önceki yıl aynı dönemde yüzde 12 seviyelerinde olan doluluk oranı, son ölçümlere göre yüzde 22’ye yükseldi. Barajda yaşanan artışın yalnızca yağışlardan değil, aynı zamanda yapılan altyapı çalışmaları ve alternatif su kaynaklarının devreye alınmasından kaynaklandığı belirtildi. Geçtiğimiz yaz aylarında su seviyesinin aşırı düşmesi nedeniyle barajda çatlayan topraklar ve ortaya çıkan eski yapılar dikkat çekmişti. Su seviyesinin "ölü hacim" noktasına kadar gerilediği barajda bu yılki gelişmeler umut verdi. Kuraklık döneminde susuzluk yaşanmaması için farklı su kaynaklarından takviye sağlandı. Göletlerden ve derelerden alınan sular, oluşturulan hatlarla Naip Barajı’na yönlendirildi. Özellikle Yazır Göleti ve Kocadere hattı üzerinden baraja önemli miktarda su taşındı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Naip Barajı’nda gazetecilere yaptığı açıklamada, "Türkiye’de özellikle Kırklareli ve Edirne güzel yağışlar aldı. Tekirdağ'ımız maalesef bu noktada kışın kar yağışı noktasında, yağmurlar noktasında istediğimiz yağışı alamadı. Yağdı tabii ki ama istediğimiz düzeyde, yeterli düzeyde değildi. Tekirdağ su tüketimi fazla olan bir il. Tekirdağ'ımız ağır sanayi, ağır tarım ve göç stresi altında olan bir il. Ama bu kadar stresin altında maalesef yüzey kaynakları yeterli olmayan da bir il. Maalesef şu an içme ve kullanma suyumuzun yaklaşık yüzde 90'ına yakınını biz yeraltı sularından temin etmekteyiz. Ve her yıl da daha derine inmek zorunda kalan bir mücadelemiz var. Bununla beraber hem artan göç, hem sanayi tüketimi, hem tarımın tüketimi, vahşi sulama ama bir yandan da özellikle yaz aylarında da daha da fazla katlanan sahil şeridimiz var. Dolayısıyla yaz nüfusumuzda gerek tatilcilerimiz, gerek günübirlikçilerimiz, İstanbul’a çok yakın bir il olmamız sebebiyle de gerçekten tüketimi fazla olan bir iliz’ dedi. Yüceer, barajdaki toparlanmanın sadece yağışlarla sınırlı olmadığını belirterek, "Arkamda gördüğünüz Naip Barajı en son geldiğimde, yani şimdi biraz önce gelince çok sevindim. İnşallah bir daha geldiğimde daha da çok sevineceğim. Gerçekten toprak çatlamıştı, kurumuştu, evler ortaya çıkmıştı. Yani ölü hacimden su alamadık biz. O noktadaydı. Bugün ne mutlu ki yüzde 15 seviyelerinde, ölü hacmiyle beraber yüzde 22 seviyelerinde. Ama bu sadece yağışlarla dediğiniz gibi olmadı. Ne yaptık? Denize akan suları, var olan göletlerden -Yazır Göleti'nden geliyorum şimdi, orası da çok iyi- hatlar çekerek. Geçtiğimiz sene yaşadığımız krizle beraber zaten 5,5 kilometrelik hattı hemen döşemiştik göletlerden Yazır'a. Yazır'dan da Naip'e su çekerek vatandaşlarımızı susuz bırakmama gayretindeydik. Bugün de ne mutlu ki Kocadere'den yaklaşık 9,6 kilometre, yaklaşık 10 kilometreye yakın bir hat döşeyerek Yazır Göleti'ni besliyoruz. Orada da çok ciddi anlamda su birikti. Yaklaşık günde 3 bin metreküpten 5 bin metreküpe bugün çıkmış bulunuyoruz. Bulduğumuz her yeri, denize akan nerede varsa, nerede bir su kaynağı varsa biriktirmeye çalışıyoruz. Çünkü sudan daha kıymetli bir şeyimiz yok. Bunu yaşadık biz zaten. Ve görünen o ki bu göçle, bu sanayiyle, bu küresel iklim kriziyle, bu nüfus göçüyle, tarımla. Tekirdağ çünkü gerçekten hem sanayisi hem tarımı güçlü olan nadir illerden biri. Bu iki saydığım alan da çok ciddi bir su tüketimi yapıyor. Barajların yapılması noktasında da çaba gösteriyoruz’’ ifadelerini kullandı. Yüceer, su yönetimi konusunda daha kapsamlı politikalara ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, "Yaza hazırlanıyoruz ama daha fazlasına ihtiyacımız var. Bu iklim krizi ile beraber, kuraklıkla beraber, tüketimin artması ile beraber ciddi politikalar lazım ilimiz için. Bunun için yüzey sularına ihtiyacımız var. Biz kesinlikle yeraltı suyunu kullanmayı istemiyoruz. Biz biliyoruz ki bu suları çocuklarımıza, torunlarımıza rezerv olarak saklamamız gerekiyor. Biz bu rezervleri tüketiyoruz şu anda, bundan da mutlu değiliz Tekirdağ olarak’’ dedi.

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin” Haber

Bayram Sofralarında Denge Uyarısı: “Kısıtlamayın, Sağlıklı Seçin”

Edirne’de Uzman Diyetisyen Pınar Çalım, Ramazan Bayramı’nda doğru beslenme alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin bayramla birlikte yeniden normale dönmesi gerektiğini ifade eden Çalım, bu geçiş sürecinde yapılan hataların sindirim problemlerine ve kan şekeri dengesizliklerine yol açabileceğini söyledi. Ramazan ayında uzun süreli açlık, azalan öğün sayısı ve değişen yemek saatlerinin vücudun metabolik ritmini etkilediğini belirten Çalım, “Bir ay boyunca iftar ve sahur düzenine alışan vücudumuz için bayram, aslında normal düzene geçiş dönemidir. Bu nedenle beslenmede ani ve aşırıya kaçan değişikliklerden uzak durulmalıdır” dedi. “GÜNE HAFİF BİR KAHVALTIYLA BAŞLAYIN” Bayram sabahlarının zengin sofralarla başladığını ancak bunun bazı sağlık sorunlarını beraberinde getirebileceğini ifade eden Çalım, uzun süren açlık sonrası ağır ve yağlı yiyeceklerin mideyi zorlayacağını söyledi. Çalım; “Güne hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlamak en doğru tercih olacaktır. Peynir, zeytin, yumurta, tam tahıllı ekmek ve taze sebzelerden oluşan bir kahvaltı sağlıklı bir başlangıç sağlar. Kızartma ve yağlı hamur işlerinden özellikle kaçınılmalıdır” diye konuştu. TATLI TÜKETİMİNDE PORSİYON KONTROLÜ ŞART Bayram ziyaretlerinin vazgeçilmezi olan tatlı ve şekerlemelere de değinen Çalım, gün içinde farklı evlerde yapılan ikramların farkında olmadan aşırı şeker tüketimine yol açabileceğini vurguladı. Çalım, “Her ikramdan küçük porsiyonlar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da meyve tüketimi daha sağlıklı bir seçenek olacaktır” ifadelerini kullandı. HIZLI YEMEK VE SUSUZLUK UYARISI Ramazan sonrası en sık yapılan hatalardan birinin hızlı ve kontrolsüz yemek yemek olduğunu belirten Çalım, yemeklerin yavaş tüketilmesi ve iyi çiğnenmesinin sindirim sistemi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Su tüketiminin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyen Çalım, “Ramazan’da azalan su tüketimi bayramla birlikte artırılmalı. Günlük ortalama 2–2,5 litre su içilmeye özen gösterilmeli” dedi. HAREKETİ İHMAL ETMEYİN Bayramda sadece beslenmenin değil, fiziksel hareketin de önemli olduğuna dikkat çeken Çalım, aile ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşlerin sindirimi kolaylaştıracağını ve alınan kalorinin dengelenmesine yardımcı olacağını belirtti. “ÖNEMLİ OLAN KISITLAMA DEĞİL, DENGE” Bayramların paylaşma ve birlik duygusunun ön planda olduğu özel günler olduğunu hatırlatan Çalım; “Bu güzel günlerin keyfini çıkarırken beslenmede dengeyi korumak gerekir. Sağlıklı beslenme kısıtlamak değil, doğru dengeyi kurabilmektir” diyerek sözlerini tamamladı. Çalım, tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir bayram geçirmeleri temennisinde bulundu.

Ramazan’da Susuz Kalan Cilt İçin Uzmandan Uyarı Haber

Ramazan’da Susuz Kalan Cilt İçin Uzmandan Uyarı

Edirne’de güzellik uzmanı Tuğçe Çetin, Ramazan ayı boyunca değişen beslenme ve su tüketim düzeninin cilt üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu söyledi. Uzun saatler susuz kalmanın ciltte kuruluk, mat görünüm ve hassasiyet gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Çetin, özellikle bahar aylarına girilen bu dönemde cildin doğru bakım ile yeniden tolere edilebileceğini ifade etti. Ramazan ayında cildin yoğun bir şekilde nemlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çetin, günlük bakım rutinlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. “SUSUZLUK CİLTTE MATLAŞMA VE KIRIŞIKLIKLARA YOL AÇIYOR” Ramazan ayında vücudun uzun süre susuz kalmasının ciltte doğrudan etkiler yarattığını belirten Çetin, bu durumun ciltte nem kaybına neden olduğunu söyledi. Susuzluğun ciltte matlaşma, kırışıklık ve yorgun bir görünüm oluşturduğunu ifade eden Çetin, şunları söyledi: “Ramazan ayında susuzluk ciltte direkt olarak matlaşmaya, kırışıklıklara ve yorgun bir görüntüye sebep oluyor. Aynı zamanda ciltte nem kaybı oluşuyor. Nemsizlik ise kaşıntıyı beraberinde getiriyor. Bu durum da egzama ve sedef gibi bazı cilt hastalıklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.” Bu tür problemlerin önüne geçmek için cildin mutlaka yoğun bir şekilde nemlendirilmesi gerektiğini belirten Çetin, günlük bakım rutinine mutlaka nemlendirici eklenmesini önerdi. “İFTAR İLE SAHUR ARASINDA SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ” Cilt sağlığının yalnızca dışarıdan uygulanan bakım ürünleriyle değil, vücudun aldığı su miktarıyla da yakından ilişkili olduğunu belirten Çetin, iftar ile sahur arasındaki zaman diliminde yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekti. Çetin “Orucu açtığımız saatlerden sahura kadar olan süreçte vücudumuzun ihtiyaç duyduğu suyu mutlaka almaya çalışmalıyız. Günlük normalde tükettiğimiz su miktarını bu saatler arasında karşılamaya özen göstermeliyiz. Bu durum cildin nem dengesini korumasına yardımcı olur” dedi. “CİLT BAKIMLARINA DESTEK UYGULAMALAR YAPILABİLİR” Evde yapılan bakımın yanı sıra profesyonel cilt bakım uygulamalarının da cilt sağlığını desteklediğini belirten Çetin; “Pumpkin peeling dediğimiz, 17 amino asit içeren bir bakım uygulamamız bulunuyor. Bu işlem cildin yoğun nem dengesini sağlamaya yardımcı oluyor. Cilt nemle doyuruluyor, ince çizgiler açılıyor ve gözenekler sıkılaşıyor. Aynı zamanda akne ve sivilce izleri ile yüzeysel lekelerin görünümü azaltılabiliyor” diye konuştu. Bu tür uygulamaların birçok cilt probleminin oluşmasını engellemeye yardımcı olabileceğini belirten Çetin, sabah ve akşam bakım rutininde nemlendirici kullanımının kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. “MEVSİM GEÇİŞLERİ CİLTTE DENGESİZLİK YARATABİLİYOR” Kış mevsiminden ilkbahara geçilen bu dönemde hava değişikliklerinin de cilt üzerinde etkili olduğunu belirten Çetin, mevsim geçişlerinde cildin bazen dengesiz davranabildiğini söyledi. “Kıştan yaza geçerken cilt bazen ‘yağ mı üretmeliyim yoksa kuru mu kalmalıyım’ gibi bir kararsızlık yaşayabiliyor. Bu da özellikle akne eğiliminin artmasına neden oluyor. Ciltte akne, sivilce ve kapalı komedon dediğimiz deri altı birikimleri daha sık görülmeye başlıyor” dedi. PEELİNG VE TONİK KULLANIMI ÖNERİSİ Mevsim geçişlerinde evde uygulanacak bakım rutininde peeling kullanımının önemli olduğunu belirten Çetin, peelingin cildi ölü deriden arındırarak siyah nokta ve sivilce oluşumunu azaltmaya yardımcı olduğunu ifade etti. Ancak peelingin haftada iki kereden fazla kullanılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, ürünlerin içeriklerine dikkat edilmesinin de önemli olduğunu belirtti. Tonik kullanımının da cilt bakımında etkili olduğunu vurgulayan Çetin, özellikle makyaj yapılmayan günlerde tonik uygulamasının gözenekleri sıkılaştırdığını söyledi. “CİLT TİPİNE UYGUN NEMLENDİRİCİ SEÇİLMELİDİR” Cilt bakımında en önemli konulardan birinin doğru ürün seçimi olduğunu belirten Çetin, her cilt tipi için farklı nemlendiricilerin bulunduğunu söyleyerek; “Kuru, karma, normal ve yağlı ciltler için farklı nemlendiriciler vardır. Su bazlı veya yağ bazlı ürünler tercih edilebilir. Bunun için de doğru bir cilt analizi yapılması önemlidir. Çünkü çoğu zaman kişiler kendi cilt tiplerini doğru şekilde tanımlayamıyor” dedi. Genel olarak cilt bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Çetin, düzenli ve doğru bir bakım rutininin sağlıklı bir cilt için en önemli adım olduğunu sözlerine ekledi. HİLAL PEKER

Diyetisyen Sıdal: “Kış Aylarında Artan Tatlı İsteğine Dikkat” Haber

Diyetisyen Sıdal: “Kış Aylarında Artan Tatlı İsteğine Dikkat”

Edirne’de Dr. Diyetisyen Begüm Sıdal, kış aylarında artan tatlı isteği ve yanlış beslenme alışkanlıklarına karşı vatandaşları uyardı. Havaların soğumasıyla birlikte enerji ihtiyacının arttığını belirten Sıdal, bu dönemde hem beslenme düzenine hem de su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Kış aylarının; soğuk hava koşulları, gün ışığının azalması ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle birçok kişi için daha zor geçtiğini ifade eden Sıdal “Bu dönemlerde kişiler kendilerini daha yorgun, halsiz ve duygusal olarak daha depresif hissedebiliyor. Vücut ısısının korunması ve bağışıklık sisteminin güçlü kalabilmesi için enerji ihtiyacı artıyor. Ancak bu durum çoğu zaman yüksek kalorili gıdalara, abur cubura ve tatlı krizlerine yönelimi de beraberinde getiriyor” dedi. “YÜKSEK LİFLİ BESİNLER TATLI KRİZLERİNİN ÖNÜNE GEÇER” Karbonhidrat tüketiminin kış aylarında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Sıdal, önemli olanın doğru karbonhidratı tercih etmek olduğunu söyledi. Sıdal “Vücudumuzun temel enerji kaynağı olan karbonhidratlar elbette ki gereklidir. Ancak rafine ve basit karbonhidratlar yerine; tam buğday ürünleri, yulaf, bulgur, mercimek, kurubaklagiller ve kök sebzeler gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmelidir. Bu besinler yüksek lif içeriği sayesinde kan şekerini dengede tutar, uzun süreli tokluk sağlar ve tatlı krizlerinin önüne geçer” diye konuştu. “KIŞ AYLARINDA YETERLİ SU İÇMEK BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR” Soğuk havalarda su tüketiminin azaldığına da dikkat çeken Dr. Diyetisyen Begüm Sıdal, susuzluğun çoğu zaman açlık hissiyle karıştırıldığını belirterek; “Yetersiz su tüketimi hem tatlı isteğini artırabilir hem de sık sık açlık hissedilmesine neden olabilir. Bu nedenle kış aylarında da düzenli ve yeterli su içmek büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yapan Sıdal, “Karbonhidrat tercihini doğru yapmak ve su tüketimini ihmal etmemek, kış aylarını daha sağlıklı, enerjik ve zinde geçirmemizi sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. HİLAL PEKER

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.