Hava Durumu

#Şükrü Paşa

Batı Ekspres - Edirne'nin Haber Sitesi - Şükrü Paşa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şükrü Paşa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

“Şükrü Paşa Anıtı Restorasyonu Bitirilerek Ziyarete Açılmalı” Haber

“Şükrü Paşa Anıtı Restorasyonu Bitirilerek Ziyarete Açılmalı”

Edirne İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı toplantıları devam ediyor. Meclisin bugün düzenlenen toplantısında, Şehitlikler ve Şehit Ailelerini Koruma Komisyonu’nun, Şükrü Paşa anıt mezarının şu anki durumu hakkındaki raporu görüşüldü. Komisyon Başkanı Sezgin Gündoğdu tarafından sunulan raporda, Şükrü Paşa anıt mezarının bugünkü durumu ve tarihçesi hakkında bilgi verildi. Gündoğdu, Edirne Valiliği, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı arasında 2 Ekim 2017 tarihinde imzalanan protokol ile Şükrü Paşa anıtı ve Kıyık Tabyası’nın yer aldığı ilgili parsellerdeki taşınmazların kullanımı ve restorasyonu, bakımı, onarımı amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca teslim alındığını ve teslim edildiğini söyledi. “2022 YATIRIM PROGRAMINDA YER ALMASI TEKLİF EDİLMİŞTİ” 10 Nisan 2018 tarihli kurul kararında, güncel rölövenin detayları ile birlikte hazırlanması şeklinde karar alındığını belirten Gündoğdu; “Projelerin hazırlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Şükrü Paşa Kıyık Tabya’nın rölöve, restitüsyon, restorasyon, teşhir, tanzim ve çevre düzenlemesi projeleri yapım işinin 2022 yılı yatırım teklif programında yer alması teklif edilmiştir. Tabya, Edirne Müdafii Şükrü Paşa anıtı, nizamiye, koğuş, karargah, menfez yapıları ile 7 topçu odası, 5 pusu odası ve yeşil alandan oluşmaktadır” ifadelerini kullandı. “BAKANLIK İVEDİLİKLE İŞLEMLERİNİ YAPMALI” Gündoğdu, rölöve ve projelerin hazırlanmasının bugüne kadar uzun sürdüğünü söyleyerek; “Çalışmalar devam etmekte. Kapalı kalan bu yerin, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca ivedilikle işlemlerinin yapılarak, restorasyon işlerinin bitirilip; Edirne tarihi ve turizmi açısından çok önemli bir yeri olan bu anıtın turizme kazandırılarak ziyarete açılması önem arz etmektedir” diye konuştu. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Vali Sezer’den Tarihi Mesaj Haber

Vali Sezer’den Tarihi Mesaj

Serhat şehri Edirne’de düzenlenen anma etkinlikleri çerçevesinde kürsüye çıkan Vali Yunus Sezer, duygusal ve stratejik mesajlarla dolu bir konuşma gerçekleştirdi. 113 yıl önce yazılan büyük destanı anmak için toplandıklarını belirten Vali Sezer, Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımına vurgu yaptı. Balkan Savaşları dönemindeki imkansızlıklara değinen Vali Sezer, "Bundan 113 yıl önce, o gün Balkan semalarında bizim uçağımız yoktu. Ancak bugün Gök Vatan’ın bekçisi SİHA’larımız, İHA’larımız var. O gün tabyalarda namlusu çatlayan topların yerine, bugün dünyayı hayran bırakan milli obüslerimiz, akıllı mühimmatlarımız var. Şükrü Paşa’nın o gün hissettiği eksiklik ve ihtiyaç duyduğu kudret; bugün bu yerli ve milli makinelerin içerisinde yeniden ruh bulmuştur," ifadelerini kullandı. Dünyanın zorlu bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Sezer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Dünyanın yeniden uçuruma sürüklendiği, etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı ve güçlünün zayıfı hiçbir kural tanımadan ezdiği bir dönemden geçiyoruz. İnsanlığın büyük bir sınav verdiği bugünlerde, geçmişte yaşadıklarımızdan ders çıkartmalıyız. Vatanımıza, bayrağımıza ve bizleri her zaman onurlandıran şanlı ordumuza yürekten sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamamız gerekiyor." Vali Sezer’in konuşması, tören alanını dolduran binlerce vatandaş ve askeri erkan tarafından büyük alkış aldı. Etkinlikler, bu tarihi hatırlatmalar çerçevesinde devam etti. ŞENER URFA

Edirne’nin Kanlı Sancağı: Ziyaretçiler En Çok Onu İnceliyor Haber

Edirne’nin Kanlı Sancağı: Ziyaretçiler En Çok Onu İnceliyor

Edirne’nin en büyük tabyası olan ve 1886-1888 yıllarında inşa edilen Hıdırlık Tabya, günümüzde Balkan Tarihi Müzesi olarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Balkan Savaşları’nda Edirne savunmasının karargâh binası olan tabya, 22 adet karargâh odası, 18 adet topçu odası, 120 metrelik tünel ve 4 adet dehliz odası bulunurken; restorasyonu sırasında çıkan buluntular, kullanıldığı dönemi yansıtan ve savaşlarda kullanılan silah, askeri kıyafetler ve çeşitli sancaklarıyla ziyaretçilerinin dikkatini çekiyor. OSMANLI DÖNEMİNDEN 3 ADET SANCAK BULUNUYOR Şükrü Paşa’nın Edirne savunmasını yansıtan detayları ile ziyaretçilerine tarihin önemli bir dönemini yeniden yaşatan tabyada, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan 3 adet sancak, en çok dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan 2 adet sırma püsküllü, atlas sancağın yanı sıra “Edirne’nin Kurtuluşu” adlı odada sergilenen ve Balkan Savaşı’nda 174. Alay’a ait sancak ise üzerindeki kan lekeleri nedeniyle en çok ilgi gören eser. YAZILARI VE KAN LEKELERİYLE ZİYARETÇİLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR İstanbul Polis Müdürü, Erkan-ı Harp Kaymakamı Şerif Bey tarafından hediye edilen kanlı sancak, Edirne’nin kurtuluşunu simgelerken; atlas kumaşının üzerinde sırma tekniğiyle yazılan “La İlhane İllallah, Muhammedün Resulullah” ile Fetih suresinin 2 ayeti “İnnafetahna leke fethan mubina” (Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik) ve “Ve yansure kallahü nasran aziza” (Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin) yazıları bulunuyor. Sancağın alt köşesindeki 4 adet kan lekesi de ziyaretçilerinin ilgiyle incelediği bölümü oluyor. ÖZEL OLARAK KORUNUYOR Müzedeki havalandırma sistemi ile nem ve rutubetten korunan kanlı sancak, ziyaretçilere duygusal anlar yaşatırken; döneminin en önemli simgesi olarak geleceğe miras olarak korunmaya devam ediyor. UĞUR AKAGÜNDÜZ

Savaşın Görsel Hafızasında Edirne Konferansı Haber

Savaşın Görsel Hafızasında Edirne Konferansı

Edirne'de Prof. Dr. Gülgün Yılmaz tarafından “Savaşın Görsel Hafızasında Edirne: Osmanlı–Rus ve Balkan Savaşlarına Yabancı Basının Bakışı” konulu bir konferans gerçekleştirildi. Prof. Dr. Yılmaz, sunumunda savaş dönemlerine ait görsel belgelerin yalnızca olup biteni anlatmadığını, aynı zamanda “Neden böyle gösterildi?” sorusunu sordurarak propaganda, algı yönetimi ve tarihsel hafızayı şekillendiren araçlara dönüştüğünü vurguladı. Konferansta, Osmanlı-Rus ve Balkan Savaşları sırasında Edirne’ye ilişkin yabancı basın kaynaklarında yer alan görsel malzemeler ele alındı. Prof. Dr. Yılmaz, Edirne’nin sokakları, evleri ve halkını konu alan bu görsellerin hem tarihsel belge niteliği taşıdığını hem de dönemin siyasi atmosferi doğrultusunda çeşitli mesajlar içerdiğini belirtti. Özellikle Edirne Anlaşması’nın imzalanması, Edirne Müdafi Şükrü Paşa’nın kılıcını teslim etmesi gibi kritik olaylara ait resimlerin kimi zaman gerçekçi birer belge, kimi zaman ise ressamların kurgusal sahneleri üzerinden propaganda amaçlı hazırlanmış görseller olduğuna dikkat çekildi. Konferansta ayrıca, şehrin geri alınışını konu alan dönemin Türk kartpostalları ve basın görsellerinde Selimiye Camii imgesinin sıkça kullanıldığı ifade edildi. Prof. Dr. Yılmaz, Enver Paşa’nın 29 Temmuz 1913’te Le Matin Gazetesi’ne verdiği röportajda söylediği “Buradayız, burada kalacağız” sözlerinin adeta bir slogana dönüştüğünü aktardı. Balkan Savaşları sırasında başta İngiliz ve Fransız basını olmak üzere Bulgar, Rus ve Amerikan basınlarında Edirne’nin geniş şekilde yer aldığı anlatılan konferansta; bombardımanlar, cephe koşulları, askerlerin durumu ve kent içindeki sosyal yaşamın düzenli olarak Avrupa basınına aktarılmış olduğunun altı çizildi. Prof. Dr. Yılmaz, ünlü savaş ressamı Georges Bertin Scott’ın Balkan Savaşları’na ilişkin çalışmaları üzerinde de durdu. Scott’ın, Edirne’nin işgal günlerindeki açlık ve sefalet görüntülerini, Türk askerlerinin yaşadığı zorlukları resmederek savaşın acı yüzünü günümüze taşıdığını söyledi. MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Kıyık Tabya'da ilk etap tamamlandı Haber

Kıyık Tabya'da ilk etap tamamlandı

Tabya restorasyonu, kentin zengin tarihi mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması adına Kültür ve Turizm Bakanlığınca yatırım programına alındı. Tescilli tabyanın bütüncül ihyası yapım süreci göz önüne alınarak projenin iki etap halinde yapılmasına karar verildi. Edirne Valisi Yunus Sezer'in talimatıyla 15 Aralık 2023'te ilk etap çalışmalarına başlandı. Bu kapsamda Şükrü Paşa Anıtı düzenlenmesi, Şükrü Paşa heykeli restorasyonu, peyzaj ve aydınlatma çalışmaları tamamlandı. Yarın gerçekleştirilecek Balkan Şehitleri'ni Anma programı, restorasyonu tamamlanan alanda yapılacak. - Kıyık Tabya ve Edirne müdafi Şükrü Paşa hakkında Osmanlı-Rus ve Balkan Savaşları sırasında kentin savunulması için buradaki 35'e yakın tabyadan şehir merkezine en yakın mesafedeki Kıyık Tabya, 1867-1871 yılları arasında inşa edildi. Tabya, Edirne'nin savunmasında önemli rol oynadı. Yaklaşık 3 bin metrekarelik kısmı Şükrü Paşa Anıt alanı, 1200 metrekarelik kapalı alanı, nizamiye, koğuş, karargah, menfez yapıları, topçu ve pusu odaları ile yeşil alandan meydana gelen 34 bin metrekarelik tabya, Milli Savunma Bakanlığından Kültür ve Turizm Bakanlığı kullanımına verildi. Vasiyeti gereği Şükrü Paşa'nın naaşı İstanbul Merkez Efendi Mezarlığı'ndan Edirne'ye getirilerek 24 Temmuz 1998'de tabyadaki anıt mezara konuldu. Tabyada, Şükrü Paşa Anıtı 27 Temmuz 1998 yılında açıldı. - Kenti 5 ay 5 gün savundu Tarihi kayıtlara göre, 1857 yılında Erzurum'da doğan Mehmet Şükrü Paşa, Erzincan ve Almanya'daki askeri eğitiminin ardından İstanbul'daki askeri okullarda talim ile terbiye, balistik ve matematik öğretmeni olarak görev yaptı. 36 yaşında tuğgeneralliğe yükselen Şükrü Paşa, 1905 yılında Selanik'e sürgüne gönderildi. 1908 yılında İstanbul'a dönen Şükrü Paşa'nın mareşalliğe yükseltilen rütbesi, 2. Meşrutiyet'in ilanının ardından yapılan düzenlemelerle korgeneralliğe düşürüldü. Redif müfettişliği, Çanakkale Boğazı Muhafızlığı görevlerinde bulunan Şükrü Paşa, 1912 yılında Balkan Savaşları'nda Edirne Müstahkem Mevkii Komutanı olarak atandı. 1912-1913 yıllarındaki kuşatmaya karşı Edirne'yi 40 gün savunması emri verilen Şükrü Paşa, kıtlığa, açlığa, hastalığa ve pek çok olumsuzluğa rağmen kenti 5 ay 5 gün boyunca savunarak, askerlerinin başarısıyla tarihe geçti. -"Etimi, itler ve kuşlar, çeke çeke yesinler..." Şükrü Paşa'nın Kıyık Tabya'da ''Düşman, hatları geçtikten sonra ölürsem, kendimi şehit kabul etmiyorum, beni mezara koymayın. Etimi, itler ve kuşlar, çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam, kefenim, lifim ve sabunum çantamdadır. Beni bu mahale gömeceksiniz. Ve gelen nesiller, üzerime bir abide dikeceklerdir.'' diye yazılı vasiyeti de bulunuyor.

Kıyık Tabya'nın restorasyonuna başlandı Haber

Kıyık Tabya'nın restorasyonuna başlandı

Edirne Valisi Yunus Sezer, 1. etap restorasyon çalışmalarının başladığı tabyada incelemede bulundu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk'ten bilgi aldı. Sezer, verdiği desteklerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a teşekkür ederek, "26 Mart Balkan Şehitlerini Anma Günü'ne kadar tamamlanması planlanan proje ile Şükrü Paşa'ya olan minnet borcumuzu da bir nebzede olsa ödemiş olacağız." dedi. -Kıyık Tabya ve Edirne müdafii Şükrü Paşa hakkında Osmanlı-Rus ve Balkan Savaşları sırasında kentin savunulması için buradaki 35'e yakın tabyadan şehir merkezine en yakın mesafedeki Kıyık Tabya, 1867-1871 yılları arasında inşa edildi. Tabya, Edirne'nin savunmasında önemli rol oynadı. Yaklaşık 3 bin metrekarelik kısmı Şükrü Paşa Anıt alanı, 1200 metrekarelik kapalı alanı, nizamiye, koğuş, karargah, menfez yapıları, topçu ve pusu odaları ile yeşil alandan meydana gelen 34 bin metrekarelik tabya, Milli Savunma Bakanlığından Kültür ve Turizm Bakanlığı kullanımına verildi. Vasiyeti gereği Şükrü Paşa'nın naaşı İstanbul Merkez Efendi Mezarlığı'ndan Edirne'ye getirilerek 24 Temmuz 1998'de tabyadaki anıt mezara konuldu. Tabyada, Şükrü Paşa Anıtı 27 Temmuz 1998 yılında açıldı. - Kenti 5 ay 5 gün savundu Tarihi kayıtlara göre, 1857 yılında Erzurum'da doğan Mehmet Şükrü Paşa, Erzincan ve Almanya'daki askeri eğitiminin ardından İstanbul'daki askeri okullarda talim ile terbiye, balistik ve matematik öğretmeni olarak görev yaptı. 36 yaşında tuğgeneralliğe yükselen Şükrü Paşa, 1905 yılında Selanik'e sürgüne gönderildi. 1908 yılında İstanbul'a dönen Şükrü Paşa'nın mareşalliğe yükseltilen rütbesi, 2. Meşrutiyet'in ilanının ardından yapılan düzenlemelerle korgeneralliğe düşürüldü. Redif müfettişliği, Çanakkale Boğazı Muhafızlığı görevlerinde bulunan Şükrü Paşa, 1912 yılında Balkan Savaşları'nda Edirne Müstahkem Mevkii Komutanı olarak atandı. 1912-1913 yıllarındaki kuşatmaya karşı Edirne'yi 40 gün savunması emri verilen Şükrü Paşa, kıtlığa, açlığa, hastalığa ve pek çok olumsuzluğa rağmen kenti 5 ay 5 gün boyunca savunarak, askerlerinin başarısıyla tarihe geçti. -"Etimi, itler ve kuşlar, çeke çeke yesinler..." Şükrü Paşa'nın Kıyık Tabya'da ''Düşman, hatları geçtikten sonra ölürsem, kendimi şehit kabul etmiyorum, beni mezara koymayın. Etimi, itler ve kuşlar, çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam, kefenim, lifim ve sabunum çantamdadır. Beni bu mahale gömeceksiniz. Ve gelen nesiller, üzerime bir abide dikeceklerdir.'' diye yazılı vasiyeti de bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.