Hava Durumu

“Edirne Bizim İçin Vadedilmiş Topraklardı”

Trakya Üniversitesi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen panelde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Habibe Yılmaz, göç sürecine ilişkin deneyimlerini aktararak, “Edirne bizim için vadedilmiş topraklardı” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 02.03.2026 16:37
Haber Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 16:42
Kaynak: MEHMET EFECAN HIDIROĞLU
“Edirne Bizim İçin Vadedilmiş Topraklardı”

Trakya Üniversitesi Göç ve Mübadele Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen “Anavatanda Yeşeren Başarılar: Göçmen Akademisyen Kadınların Başarı Öyküleri ve Göç Anıları” başlıklı panel, İİBF Prof. Dr. Fehmi Yıldız Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panelin moderatörlüğünü Merkez Müdürü Hacer Ateş üstlenirken, Elvan Bakar, Filiz Tuna, Ayten Üstündağ ve Habibe Yılmaz panelist olarak yer aldı. Programda ayrıca Crisantem Quartet tarafından müzik dinletisi sunuldu.

KADIN AKADEMİSYENLER GÜÇLÜ ROL MODELLER

Açılış konuşmasını yapan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Eylem Bayır, Balkan göçmeni kadın akademisyenlerin üniversitelere yalnızca bilimsel değil, kültürel ve toplumsal birikim de kazandırdığını vurgularken; rol model olduklarını dile getirdi.

Panelde konuşan Dr. Öğr. Üyesi Habibe Yılmaz, Edirne’nin kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirdi: “Edirne bizim için vadedilmiş topraklardı. Hiçbir zaman ayrımcılığa maruz kalmadım. Kadın olarak desteklendiğimi hissettim. Burada olmaktan mutluluk duyuyorum ve kendimi bu anlamda şanslı görüyorum.”

DUYGUSAL ANLAR YAŞANDI

Panelistlerden Dr. Öğr. Üyesi Ayten Üstündağ, konuşması sırasında hayatını kaybeden babasını anarken duygulandı. Üstündağ, yaşadığı duygu yoğunluğu nedeniyle konuşmasına bir süre devam edemedi. Salondaki katılımcılar bu anlarda akademisyene alkışlarla destek verdi.

“GÖÇÜN EN AĞIR YÜKÜ KADINLARIN OMUZLARINDA”

Panelin moderatörü Doç. Dr. Hacer Ateş, etkinliğin amacına ilişkin yaptığı konuşmada, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün tarihsel anlamına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Dünya Kadınlar Günü, kadının iş hayatında ve toplumda var olma mücadelesinin bir sonucudur. Göç süreçleri her ne kadar aileyi kapsasa da bu süreçten en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklar olmuştur. Çocukların bakımı, yaşlı ve hasta aile bireylerinin sorumluluğu, hayatın yeniden kurulması çoğu zaman kadınların omuzlarına yüklenmiştir.”

Ateş, göçmen kadınların tüm zorluklara rağmen umutlarını yitirmediklerini vurgulayarak, “Göç yolculuğuna çıkan kadınlar, yanlarında yalnızca eşyalarını değil, umutlarını ve anavatanda yeşertecekleri yeni hayatların hayalini de taşımışlardır. Bugün bu panelde, göçle anavatana gelen ve akademide başarıya ulaşan kadınların öykülerini konuşuyoruz” dedi.

“EDİRNE, ANAVATANA AÇILAN KAPIYDI”

Prof. Dr. Elvan Bakar ise kendi göç hikayesini paylaşarak, Edirne’nin kendisi için “anavatana açılan kapı” anlamına geldiğini dile getirdi. Balkan coğrafyasından Türkiye’ye uzanan göç sürecinin duygusal yönlerine değinen Bakar, köklerinden ayrılmanın zorluğunu ve bu sürecin bireyler üzerindeki kalıcı etkilerini anlattı.

Etkinliğe TÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Eylem Bayır, Prof. Dr. Sedat Üstündağ ve Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Cenk Ergüden katıldı.

MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

Kaynak: MEHMET EFECAN HIDIROĞLU

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.