Edirne’nin Süloğlu ilçesine bağlı Tatarlar köyü Ayazma mevkiinde yer alan Tatarlar Köyü Türbesi, uzun süredir bakım ve onarım yapılmadığı için yıpranmış görüntüsüyle öne çıkıyor. Bölge sakinleri ve tarih meraklıları, kültürel miras niteliğindeki türbenin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini belirtiyor.
Türbenin çevresinde ot ve çalıların yoğunlaştığı, yapının bazı bölümlerinde ise zamanın ve doğal koşulların izlerinin belirgin şekilde görüldüğü ifade ediliyor.

Köy halkı, türbenin kaderine terk edilmemesi gerektiğini vurgulayarak ilgili kurumlara çağrıda bulunuyor. Tarihi yapının temizlenmesi, çevre düzenlemesinin yapılması ve bilimsel restorasyonla korunmasının hem kültürel miras hem de kırsal turizm açısından önemli katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Türbe Türk mimarisinde XIV. yüzyıldan itibaren yaygınlaşmaya başlayan “baldaken” (açık türbe) formunda inşa edilmiş nadir örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Kare planlı yapının örtüsü ve taşıyıcı sistemi büyük ölçüde tahrip olmuş olsa da mimari karakteri hala okunabiliyor.
Türbenin, günümüzde kullanılmayan tarihi mezarlık alanı içinde yer aldığı ve esas mekanının mezar odası olduğu belirtiliyor.

Araştırmalarda, Tatarlar köyü adının 15. yüzyıl kayıtlarında geçtiği ve bölgenin Osmanlı öncesi veya erken Osmanlı döneminde Tatar yerleşimine sahne olduğu belirtiliyor. Arşiv belgeleri köyün vakıf statüsünde olduğunu, farklı dönemlerde tımar olarak verildiğini ve Tatar nüfusunun bölgede önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor.
Edirne ve çevresinde Tatar topluluklarının varlığına ilişkin mezar taşları ve kayıtlar, bölgenin tarihsel çeşitliliğini gözler önüne sererken, türbenin de bu kültürel geçmişin somut bir parçası olduğu değerlendiriliyor.

Çalışmalarda türbenin kimin adına yaptırıldığına dair kesin bir bilgi bulunmadığı, ancak mimari özellikleri ve bulunduğu alan itibarıyla önemli bir şahsiyet için inşa edilmiş olabileceği ifade ediliyor.
HİLAL PEKER
Kaynak: HİLAL PEKER